Dünya Haberleri

DÜNYA

    Endişe içindeyim

    Tufan TÜRENÇ
    25.02.2005 - 02:09 | Son Güncelleme: 25.02.2005 - 02:09

    Biz ABD’ye dünyadaki kaosu önleyecek, çerçeveleyecek bir süper güç olarak bakıyoruz. Ancak bu söylediklerim bir genel vizyon gerektiriyor. Ne yazık ki şu anda bu vizyon açık değil. İşte bizi ve dünyayı endişeye sevk eden durum bu vizyonun olmayışı.

    SURİYE Cumhurbaşkanı Beşar Esad, Hürriyet aracılığıyla Amerika’ya diyalog çağrısında bulundu ve ‘Maalesef BM’nin aldığı kararlar uygulanmıyor. Çifte standart var. Biz Batı’yı daha iyi anlıyoruz ama onlar bizi anlamıyor. Güvenlik ile ilişkilerde görüşmeler kopmamalı. Bunun için tek yol diyalogdur. Bunun arayışı içindeyiz. Ama bazı ABD çevrelerinde bunu bulamıyoruz’ dedi. Cumhurbaşkanı Esad ile yaptığımız görüşmede kendisini Türkiye ile ilişkiler konusunda büyük bir iyimserlik ve mutluluk içinde gördüm. Ancak Amerika ile ilişkileri değerlendirirken çok endişeliydi. Esad, sorularımıza verdiği yanıtlarda ve yaptığı değerlendirmelerde son derece açık yürekli bir yaklaşım sergiledi.

    BARIŞ SÜRECİ TAMAMEN DURDU

    Bölgede gerginlik giderek artıyor. Gelişmeler Türkiye’de ve dünyada endişe uyandırıyor. Barış sürecinin yeniden başlaması için girişimler var mı?

    Barış süreci durdu. Ama ben bunun mutlaka yeniden başlayacağına inanıyorum. Türkiye bu sürecin yeniden işlemesi için rol oynamaya çalıştı. Ama bazı taraflar bunu engelledi. Irak konusu ile birlikte süreç çok daha kötü duruma geldi. Şunu söylemek zorundayım, şu anda biz ateşin tam ortasındayız. Bu olumsuz gelişmeler sonucunda terör de son 3 yılda büyük artış gösterdi.

    SORUN İSRAİL’DİR

    ABD ile ülkeniz arasındaki ilişkiler son zamanlarda birden tırmandı. Amerika’nın ülkenize karşı zaten var olan tutumunun daha da sertleşmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

    1974 yılından bu yana ABD-Suriye ilişkilerinin düzelmesi için büyük çaba gösterildi. Aslında 1970’lerden beri iyi ilişkiler içindeyiz. Özellikle Başkan Carter döneminden itibaren.

    Peki bu ilişkileri bozan etken ne oldu?

    Olumsuz bir konu vardı. O da devam ediyor. Bu İsrail sorunudur. Yani işgal edilen topraklar. Bu ilişkilerde sürekli dalgalanmalar yaşandı. 1980’li yıllarda olduğu gibi çatışma aşamasına gelindi. Ama itiraf etmeliyim ki olumsuzluklar son yıllarda tırmanan düzeye hiç gelmemişti.

    DÜNYAYA LİDERLİK ETSİN

    ABD ile ilişkilerinizi düzeltmek için ne gibi girişimlerde bulundunuz?

    Biz ABD’ye dünyadaki kaosu önleyecek, çerçeveleyecek bir süper güç olarak bakıyoruz. Ancak bu söylediklerim bir genel vizyon gerektiriyor. Ne yazık ki şu anda bu vizyon açık değil. İşte bizi ve dünyayı endişeye sevk eden durum bu vizyonun olmayışı. Aslında ABD’nin askeri güç kullanmasına gerek yok. Çünkü teknolojik, bilimsel ve ekonomik gücü ile dünyaya liderlik edebilir.

    Bush yönetimi ile neden ilişki kurmakta zorlanıyorsunuz?

    ABD sadece kendisinin değil diğer ülkelerin çıkarlarını da göz önünde tutarak dünyaya liderlik etmeli. Bizim çıkarlarımızı iyi değerlendirmiyor. Barış süreci ve Irak konusu sadece ABD’nin çıkarları düşünülerek değerlendiriliyor. Oysa inançlar ve ihtiyaçlar da var. Bizim çıkarlarımız da var. Bunlar gözetilmiyor. Onun içindir ki ABD saygınlık ve inandırıcılık kaybetti. Siyasi güç kaybetti.

    BİZ ANLIYORUZ BATI ANLAMIYOR

    BM kararları var. BM’de girişimlerde bulunmuyor musunuz?

    Maalesef BM’nin aldığı kararlar uygulanmıyor. Çifte standart var. Bunu Kongre’den gelen heyetlere de sordum. Yanıt alamadım. Ama buna rağmen aramızda duvar yok. İkimiz de dünyaya açık toplumlarız. Biz Batı’yı daha iyi anlıyoruz ama onlar bizi anlamıyor. Güvenlik ile ilişkilerde görüşmeler kopmamalı. Bunun için tek yol diyalogdur. Bunun arayışı içindeyiz. Ama bazı ABD çevrelerinde bunu bulamıyoruz.

    Unutamadılar

    SURİYE Devlet Başkanı Beşar Esad, Türkiye gezisinde çok sıcak karşılanmıştı. Eşi Esma Esad da, Türkiye ziyaretinde gönülleri fethetmişti. Esma Esad, Beypazarı Halk Eğitim Merkezi’nin kilim, gümüş ve kök boya atölyelerini gezmiş, kadınlarla sohbet etmişti. Esad ayrıca toplam 300 milyon lirayı bulan alışveriş yaparak gümüş kemer, bilezik ve tılsım denilen broş almış ve broşu hemen yakasına takmıştı.

    AB’ye girecek Türkiye ile iftihar ederiz

    Türkiye’nin AB adaylığı konusunda iyimser misiniz?

    Türkiye’nin AB’ye katılımı çok önemli, bununla iftihar ederiz. Çünkü Batı’nın İslam konusundaki görüşüne karşı Türkiye’nin vereceği bir imaj olacak. Bu konuda güzel, uygar bir mesaj verdiniz. İki halk arasındaki ilişkiler de iyi gidiyor. Gerçek bir kardeşlik istiyoruz. Protokolsüz bir ilişki. Açık, şeffaf, randevusuz, derinliği olan, ortak çıkarları gözeten ilişkiler kurulsun. İkimizi bir araya getiren tarihi dostluğu güçlendirelim.

    Hava soğuk ama kalpler sıcaktı

    Kısa bir süre önce Türkiye’ye geldiniz, gözlemlerinizi anlatır mısınız?

    Türkiye’den ayrılırken havaalanında bir gazeteci bana bir soru sordu. Hava çok soğuktu ve kar vardı. ‘Havayı nasıl buldunuz?’ dedi. Ben de ‘Çok soğuktu ama kalpler çok sıcaktı, bunu her yerde gördüm’ dedim. Türkiye’de yetkililerle, siyasetçilerle görüştüm. Etkilendim. Fakat çarşıya programsız bir gezi yaptık.

    TÜRK HALKI GERÇEĞİNİ GÖRDÜK

    Halkın arasına girince eşimle birlikte bize gösterilen ilgi beni her şeyden çok daha fazla etkiledi. Orada Türk halkı gerçeğini gördüm. Maalesef bunu daha önce bilemiyorduk. Ortak bir tarih yaşadık. Fakat soğuk savaşın bir parçasıyken önemli yanlışlar yaptık. Bugüne gelince kendimize güvenmeliyiz. Eğer güvenmezsek kimse bize yardım edemez. Komşun iyi durumda değilse sen de iyi olamazsın.

    Nisanda bekliyoruz

    Cumhurbaşkanı Esad, Tayyip Erdoğan’ın ziyaretinin iki ülke arasındaki siyasi ve ekonomik ilişkileri güçlendirdiğini özellikle vurguladı, ‘Nisanda Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’i bekliyoruz’ dedi. Esad, ilişkilerdeki bu büyük iyileşmenin iki ülkenin aydın ve seçkinleri düzeyinde henüz istenen noktaya gelmediğinden yakındı, bu konuda basına büyük görevler düştüğünü söyledi.

    Saraya nasıl gittik

    MARMARA Vakfı Başkanı Akkan Suver, pazar akşamı Yavuz Donat’la beni bir kenara çekerek, ‘Yarın çok büyük olasılıkla Cumhurbaşkanı Beşar Esad bizi kabul edecek’ dedi.

    Bu gazetecilik açısından çok önemliydi. Beklemediğimiz bir sürprizdi.

    Ancak bu kabulün bir başka önemli yanı da Suriye’nin Türkiye’ye ne kadar büyük önem verdiğini gösteriyordu.

    OTELDEN ALDILAR

    Bir sivil toplum örgütü olan Marmara Grubu Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Vakfı’nın Şam Üniversitesi ile birlikte düzenlediği panele katılacak siyasetçi ve bilim adamlarından oluşan heyeti Cumhurbaşkanı Esad’ın kabul etmesi bu açıdan çok anlamlıydı.

    Bir sivil toplum örgütünün tamamen kendi kaynaklarıyla, devletten destek görmeden böyle bir büyük organizasyonu gerçekleştirmesinin de büyük bir başarı olduğunu vurgulamak gerekir.

    8 SİYAH OTO

    Bize söylenene göre sabah saat 08.00’de kaldığımız otelin lobisinde hazır olarak bekleyecektik. Bizi gelip alacaklardı. Güvenlik nedeniyle olsa gerek kesin bir saat verilmiyordu.

    Tam 08.40’ta beş dakika içinde hareket edeceğimiz haberi geldi. Kapıya çıkıp beklemeye başladık.

    Gerçekten de beş dakika sonra çeşitli markalarda 8 siyah gıcır gıcır otomobil otelin kapısına hışım gibi yanaştı, aynı anda kapılar açıldı.

    KAYSUN TEPESİ

    Her otomobile iki kişi bindirildi ve Şam’ın kuzeybatısındaki Kaysun Tepesi’ndeki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na doğru hareket ettik.

    Bulvarlardan hızla geçtikten sonra saraya giden özel yola saptık.

    Saraya geldiğimizde bahçe kapısı açıldı ve otomobiller hızla içeri girip kabul edileceğimiz binanın önünde yine hışımla durdu.

    Yine hızla kalpılar açıldı ve içeri alındık.

    Beşar Esad bizi mermer kaplı büyük bir salonun kapısında karşıladı ve tek tek ellerimizi sıkarak hoş geldiniz dedi.

    ÇOK MÜTEVAZI

    Esad
    çok uzun boylu. Ben 1.80 olmama rağmen yanında kısa kaldım. Çok mütevazı bir insan. Bu yüzden halk kendisini ve eşini çok seviyor.

    Sorularımıza içtenlikle yanıtlar verdi. Amerika’yla bütün arayışlarına rağmen diyalog kuramadıklarından yakındı ve bunun için çağrıda bulundu.

    Görüşme sonunda Yavuz Donat’la benim fotoğraf çektirme isteğimizi çok nazik bir şekilde kabul etti ve özel fotoğraflar çektirmemize izin verdi.

    Suriye eğer Bush’un gazabından kurtulabilirse Beşar Esad’la yepyeni ufuklara yelken açabilir ve Arap dünyası için ilginç bir model oluşturabilir.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı