‘En zengin bürokrat’ 7 ayda tahliye oldu

Hürriyet Haber
16.03.1998 - 00:00 | Son Güncelleme:

Karayolları Genel Müdürlüğü yaptığı dönemde haksız servet edindiği gerekçesiyle hakkında dava açılan ve 3 yıl hapis cezasına çarptırılan Atalay Çoşkunoğlu dün tahliye oldu. ‘‘En zengin bürokrat’’ olarak anılan ve cezaevinde sadece 7 ay yatan Coşkunoğlu çarptırıldığı 14.4 milyar liralık para cezasından da tek kuruş ödeme yapmadı

Karayolları Genel Müdürü'yken ailesiyle 7 milyon dolarlık (1.5 trilyon lira) haksız servet edindiği için 3 yıl hapisle cezalandırılan Atalay Coşkunoğlu, sadece 7 ay yatıp dün tahliye oldu. Coşkunoğlu, cezasının büyük bölümünü de 5 yıldızlı otel lüksüne sahip hastane odalarında yatarak çekti. Coşkunoğlu, mahkemece çarptırıldığı 14 milyar 406 milyon liralık para cezasından da tek kuruş ödeme yapmadı. Eski Genel Müdür, ‘‘Kimse benden cezayı istemedi ki götürüp ödeyeyim’’ diyerek kendini savundu. Sabah saatlerinde cezaevinden çıkan Coşkunoğlu'na, oğlu Altay Coşkunoğlu eşlik etti. Hürriyet’in sorularını yanıtlayan Coşkunoğlu, ‘‘Alnıma sürülen bu lekeyi hazmedemiyorum. Ama yapılan bütün baskılara ve yargılama sürecindeki usul hatalarına rağmen ümidimi koruyorum. Avrupa İnsan Hakları Komisyonu'na kadar gideceğim’’ dedi.

87 TRİLYON ZARAR

Genel Müdürlüğü boyunca, Türkiye'yi 370 milyon dolar zarara (87 trilyon lira) uğrattığı iddia edilen Coşkunoğlu, dönemin Bayındırlık ve İskan Bakanı Onur Kumbaracıbaşı'nın talimatıyla soruşturmaya uğramıştı. Müfettişlerin, ‘‘Karayolları genel müdürlüğü sırasında servetinde 14.6 milyar liralık artış olduğu’’ raporu üzerine hakkında dava dava açılmıştı. Hakkında 10 ayrı müfettiş raporu hazırlanan Coşkunoğlu, iki bakanla birlikte otoyol inşaatlarında yolsuzluk yaptığı iddiasıyla Yüce Divan'da yargılandı. Coşkunoğlu bu davadan beraat etti.

Yargısız infaz kurbanıyım

Cezaevinde 7 ayı tamamladıktan sonra çıkar çıkmaz ilk röportajı Hürriyet ile yapan Atalay Coşkunoğlu da ‘‘yargısız infazdan’’ yakındı. Hakkındaki dosyayı bir grup hakim ve savcıya incelettiğini söyleyen Coşkunoğlu, ‘‘Ortak görüşleri bunun bir hukuki cinayet olduğu yönünde’’ dedi.

Atalay Coşkunoğlu, cezaevinden çıkar çıkmaz ilk röportajını Hürriyet'e yaptı ve kendisine ‘‘Yargısız infazda bulunulduğunu’’ söyledi. Coşkunoğlu, hakkındaki dosyayı bir grup hakim ve savcıya gösterdiklerin belirterek, ‘‘Ortak görüşleri bunun hukuki bir cinayet olduğu yönünde’’ dedi. Coşkunoğlu, Hürriyet'in sorularını şöyle cevapladı:

Mahkumiyetinize dayanak oluşturan müfettiş raporları hakkında ne düşünüyorsunuz ?

- Müfettiş raporlarındaki kıymet takdirinde büyük abartılar var. 1977 yılında 1.5 milyon liraya aldığım evi 10 milyon lira olarak gösterdiler.

Hakkınızda 10 tane müfettiş raporu düzenlenmişti. Bunların hepsi mi dayanaksız?

- Bakın 10 dosyanın dokuzu görevi kötüye kullanmak iddiasıyla oluşturuldu. Biri malvarlığıyla ilgili davadır. 9 dosyanın hepsi ya beraat, ya da men-i muhakemeyle sonuçlandı. Bir tanesi de iki bakanla beraber Yüce Divan'a gittik o da beraatle sonuçlandı.

ABARTILI RAKAMLAR

Değerlendirmelerin hepsinde mi abartı var?

- Olayın gider tarafını nasıl abarttılarsa, gelir tarafını da asgaride tutmak için ellerinden gelen herşeyi yapmışlar. Suudi Arabistan'da üç yıl müteahhit olarak çalıştım. Müfettişler, üç yıl zarfında, ayda 5 bin dolardan fazla kazanamazmışım diye bir ölçü koymuşlar. Suudi Arabistan'da toplam 1 milyon 300 bin dolar para kazandım. Kazandığım parayı gösterir ibra senedini mahkemeye sundum ama dikkate alınmadı. Bu olayda siyasi baskı oldu.

Siyasi baskıya ilişkin kanıtınız var mı?

- Yüce Divan'da aklanmamla sonuçlanan davada, dönemin Teftiş Kurulu Başkanı Taci Bayhan'ın Bayındırlık ve İskan Bakanı Onur Kumbaracıbaşı'na yazısı var, ‘‘Şifahi talimatınız doğrultusunda hazırladığımız rapor, yeniden gözden geçirilerek, tarafınıza sunulmuştur’’ diyor. Ama mahkeme birçok şey gibi bunu kabul etmedi. Göreve başladıktan sonra Şubat 1985 tarihinde Bakanlığa verdiğim mal beyanım kayıp. Halbuki o mal beyanı olsa, birçok şey ortaya çıkacak. Zaten yargılama süreci usul hatalarıyla dolu.

Ne gibi?

- Bakın, özellikle ceza davalarında, mahkumiyet kararı verilmişse, bunun bir örneği mutlaka ilgiliye tebliğ edilir. Ben 1996 sonunda mahkum oldum ve mahkeme kararı bana hala tebliğ edilmedi. Bu nedenle biz doğru dürüst savunma yapamadık. Siz bazen yargısız infaz diyorsunuz ya. Maalesef, bu bana karşı da yapıldı.






Etiketler:


EN ÇOK OKUNAN HABERLER

    Sayfa Başı