GeriSeyahat En renkli eğlenceye dağ köylerinde rastladım, en güzel köfteyi Milas’ta yedim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
En renkli eğlenceye dağ köylerinde rastladım, en güzel köfteyi Milas’ta yedim

En renkli eğlenceye dağ köylerinde rastladım, en güzel köfteyi Milas’ta yedim

CNN’de hafta içinde her akşam saat 20.00’de ekrana gelen “Hayat Gezince Güzel” programını hazırlayıp sunan Fatih Türkmenoğlu, temmuzdan bu yana yollarda. Muğla’yı adım adım geziyor. Yedi haftada, 30 program yaptı. Bayram sonrasında da gezisini sürdürecek. Türkmenoğlu, Muğla’da 2011 yazını anlattı.

BU YIL DİKKATİMİ ÇEKENLER

Geçen yıla oranla bu yılın değişikliklerinden genel olarak söz etmem gerekirse: Bu yaz sıcaklıklar insanı zorlamıyor. Ramazanla birlikte sahiller yabancılara kaldı. Halk plajları terk edilince yaz sonu hüznü çöktü kıyılara. Bu yıl Polonyalı ve Fransızlar’da artış var. En çok dikkatimi çeken, eğlencenin kategorileşmesi. Herkes kendi sosyo ekonomik grubunun içinde eğleniyor. Her gruba uygun bar, kulüp, beachclub var. Gruplar artık birbirine karışmıyor. Muğla’ya yerleşen yabancıların sayısı hızla artıyor. Artık sahildeki yerleşimlerin yanı sıra dağlarda, yaylalardaki yerleşimler İngiliz, Fransız köyüne dönüşüyor. Fethiye’nin Yeşilüzümlü Beldesi’nde altı yıldır yaşayan 18 yaşında bir İngiliz kızla tanıştım. Bu yıl Türk vatandaşı olmaya hazırlanıyormuş. “Liseyi Fethiye’de bitirdim, Türkçe konuşuyorum, ben artık bir Türküm, üniversiteyi de Türkiye’de okuyacağım” dedi. Sahillerde fiyatlar el yakıyor. Özellikle Bodrum’da durum vahşi soyguna dönüşmüş durumda. Türklerin vatanını sevmediğini bu yıl bir kez daha gördüm. Yıllardır her programda yol kenarlarından çöp toplayıp farkındalık yaratmak isterdim. Artık Muğla’ya gelen tatilciler, yol kenarına o kadar büyük boyutta çöp bırakıyor ki, sonunda pes ettim. Programlarımda bu konuya yervermekten vazgeçtim.

EĞLENCE
Gündüz partileri yaygınlaştı

Geçen yıla kadar beachclub’larda eğlence akşam saatlerinde başlardı. Artık gündüz partileri moda. Öğlen güneşinde çılgın gibi dans edenlere rastlıyorum. Hande Yener çalmaya başlayınca kızlar bellerine pareo bağlayıp, dansa başlıyor, sahiller yıkılıyor! Sürat motorları, jet-ski’yle gezenler bile durup, dans edenleri seyrediyor. Akşam eğlenceleri de formunu koruyor. Bodrum’da müziği, dekorasyonu, servisiyle ön plana çıkan mekan Küba. Gece kulüplerinin yanı sıra kaliteli caz, rock, türkü dinlenebilecek mekanlar vardı. Mavi dışındakilerin çoğu eski kalitesini kaybetti. Bodrum merkezinden sonra en büyük eğlence mekanı Gümbet. Daha çok orta gelirli İngiliz ve Hollandalılara hitap ediyor, ancak şaşırtacak underground eğlence mekanları da bulunuyor. En lüks eğlence mekanları ise Göltürkbükü’nde. Günübirlik Kos Adası’na geçenlerin sayısı çok arttı. Bazen gümrükte çok uzun kuyruklar oluşuyor. Marmaris’in merkezi ve Hisarönünde ortasınıfa hitap eden, sınır tanımayan eğlence mekanları bulunuyor. Kaliteli eğlence mekanları koylardaki beachclub’larda. Bodrum’un gece hayatından sıkılanlara Alanya’yı tavsiye ederim. Kent içinde birbiri ardına kaliteli gece kulüpleri açılıyor. Saat 01.00’e doğru bu kulüpler kapanırken, müşteriler kulüplerin ücretsiz servis araçlarıyla kent dışında, gece yarısı açılan ve eğlencenin sabaha kadar sürdüğü mekanlara taşınıyor. Sokaklar kameralarla izlendiği için güvenli. Belediyenin çalışmaları da şikayetleri en az düzeye indirmiş.

YEME - İÇME
Milas’ta Ercan’ın köftesi Marmaris’te Ahmet’in balığı

Sahillerdeki balık miktarı azaldıkça fiyatlar artıyor. Bu yıl rekor seviyelere ulaşmış durumda. Yunan adalarında pişirilen kalamar, ahtapotların dilden dile dolaşması Muğla kıyılarındaki restoranların da bu konuya özen göstermesini sağladı. Bodrum, Marmaris gibi büyük merkezlerde bile henüz yerel mutfak konusunda kaliteli bir restorana rastlamadım. Bodrum’daki en meşhur yerel yemek mekanı Sakız Ada’da aradığımı bulamadım. Birçok restoran her tür menüyü bulunduruyor. Çin, Türk, Hint, Meksika mutfağını bir arada yaptıkları için hiçbiri gerektiği kadar özenli olmuyor. Bodrum’da gurmelere hitap edebilecek mekanların başında Küba geliyor. Marmaris’te ise gündüz beaclub olarak çalışan Hollandalı Ahmet, deniz ürünleri konusunda rakipsiz. Mavi yengeç Dalyan çevresinin spesyalitesi. Ben en lezizini yaz boyunca ailesiyle İztuzu’nda yengeç avlayan Halil Korkut’un teknesinde yedim. Bu yaz beni en sevindiren keşif, Milas merkezindeki köfteci Ercan Yıldırım oldu. Çarşıdaki dört masalı küçük lokantasında, geçmişin tadında ızgara köfte yapıyor. Bu yaz barlarda, beachclub’larda kokteyller artık neredeyse laboratuvar gerekçeleriyle servis ediliyor. Bardaklar, kamışlar deney aletlerini çağrıştırıyor. Alanya’da moda olan yüzer tepside soğuk kokteyl ikramı modası yavaş yavaş Bodrum’da da yaygınlaşmaya başladı.

TANIŞTIĞIM EN İLGİNÇ KİŞİ
İngiltere’nin en kısa adamı her yaz Güllük’te

Bu yaz tanıştığım en ilginç kişi, İngiltere’nin en küçük adamı olarak bilinen Michael Henbury. Boyu 88 santimetre. Güllük’te yazlığı var. İngiltere’de sosyal hizmet uzmanı olarak çalışıyor, ayrıca Harry Potter gibi filmlerde rol alıyor. “Emekli olunca Türkiye’ye yerleşeceğim” diyor. Bodrum’da cip safariler, dağlarda, elektriği ve suyu olmayan küçük Alekise köyünde konaklıyor. Burada restoran işleten bir aile, jenaratör ve 15 kilometre ilerideki kuyudan taşınan suyla her gün safariye çıkan 100 kişiye yemek servisi veriyor, bence mucize yaratıyor.

EN SEVDİĞİM DENİZ
Sabah erken saatte Ölüdeniz

Karşılaştığım çoğu kişi, deniz kirliliğine dikkat çekiyor. Balık çiftlikleri kıyıdan taşındığı halde, yatların sintine kirliliği engellenemiyor. Bodrum’un denizi sarı, yeşile dönüyor. Göcek’in suyunun temizlendiği söyleniyor, ben bunu hissetmedim. Sahillerdeki jet-ski terörüne karşı alınan önlemler uygulanıyor. Yüzen bariyerlerle işaretlenen alanlardan sahile yanaşıp tehlike yaratmıyorlar. Günübirlik gezi tekneleri eski neşesine kaybetmiş. Buna karşılık olumlu bir gelişme olarak, ailelerin çalıştırdığı, 5-6 kişilik gruplara hizmet veren butik tekneler artmış. Bu yaz boyunca beni en mutlu eden sahil Ölüdeniz oldu. Bir sabah erken saatte denize girdim, gökyüzünde yamaç paraşütü yapanlar süzülüyordu, deniz çok temizdi. O günü unutamıyorum.

DAĞ KÖYLERİ RENGARENK

Muğla’nın keşfedilmesi gereken kültürel güzellikleri dağlarda. Bu mevsimde dağ köylerinde düğünler birbirini izliyor. Ramazan nedeniyle ara verilse bile, bayramdan sonra yeniden başlayacak. Milas yakınlarındaki Çomakdağ, Türkiye’de özgün dokusunu koruyan nadir köylerden biri. Halkı yerel kıyafetlerini günlük yaşamda kullanıyor. Evlerin ahşap kapılarında çok güzel oymalar dikkat çekiyor. Bacalar çok güzel. Çomakdağ’da izlediğim bir düğün bu yıl beni en mutlu eden olaydı. En az 300 yıllık ritüellerinin özenle korunduğunu görmek bile başlı başına bir mutluluktu. Halkı çok misafirperver, konukları düğünlerde en iyi şekilde ağırlamaya çalışıyor. Sokakları gezen orkestra köy halkını ve misafirleri düğüne davet ediyor. Milas yakınlarındaki bir başka köyde izlediğim nişan töreni de, müziği, kadınların katıldığı dansları, ritüelleriyle çok etkileyiciydi. Bence bu düğünlerdeki ruhu olan, özel bir eğlence. Beachclub’dan çok daha ilginç.

DUYGULANDIRAN MESAJLAR

Bu yıl izleyicilerden birçok ilginç mesaj aldım. 75 yaşındaki bir hanım kızı aracılığıyla mesaj göndermiş. “Size mesaj göndermek için bu yaştan sonra bilgisayar öğreneceğim” diyor. Kemoterapi tedavisi gören bir izleyici “bana yaşama gücü veriyor” diye yazmış. Hapisaneden yazan bir izleyici, kendisine umut, dayanma gücü aşıladığımızı bildirmiş. Gümüşlük’te 80 yaşlarında, ABD’de yaşayan bir Türk çiftle karşılaştım. “ABD’de programlarınızı izliyoruz, sizinle geziyoruz, sizi gördüğümüze çok sevindik” deyip sarıldılar, gözlerini yaşlı görünce ben de çok duygulandım.

False