Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

En popüler çantadan ozon gençleşmesine

NE yalan söyleyeyim, hoşuma gitti bu yazma işi. Geçen cumartesi ilk yazım yayınlandı, sabahtan itibaren susmadı telefonlarım. Eş dost kim varsa okuyan/duyan herkes aradı.

E-posta kutuma gelen mesaj ve yorumlar da çok hoşuma gitti. Daha önce de çeşitli dergilerde yazdım ama bu biraz farklı bir his sanki. Ankara başka, insanı bambaşka diyorum ya hep... Başka türlü bir samimiyet var bu şehirde.

Darısı Ankaramızın başına!

Bursaspor’u canı gönülden tebrik ediyorum, ayrı. Ben bir Fenerbahçe aşığıyım, o apayrı! Her aşkta neşe de yaşanır, hayal kırıklığı da, hüzün de yaşanır, mutluluk da... Ama adı üzerinde, aşk işte,vazgeçilmez! O Pazar oğlum Ali ve ben, üzerimizde formalarımız, önce Kalamış’da Develi Restoran’ın yolunu tuttuk! Ortalık Bayram yeri gibi, davullar zurnalar... 70 yaşındaki teyzeciğim bile formasını giymiş, bir ağızdan söylenen tezahüratlara eşlik ediyor. Bir sevgi seli, bir coşku sormayın. Kesin şampiyonuz! Oradan doğru stada. Ali’ciğim futbolcularla sahaya çıkacağı için çok heyecanlı. Hani çocuklar futbolcularla elele sahaya çıkıyorlar ya, Ali de Fenerbahçe formasıyla Trabzonspor’un kalecisi Onur’un elinde çıktı sahaya. Aksi gibi kaleci Onur panter kesildi o gün. Oğlumun şansı mı, şanssızlığı mı ne desem bilemiyorum. Ama her şey bir tarafa, milyon dolarlık oyuncular yıkılmış vaziyette ağlarken, orta direk görülen futbolcular zafer şarkıları söylüyorlar!
Artık ligde hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Anadolu takımları daha heyecanlı koşacaklar kupaların peşinden. Belli mi olur, bakarsınız kupalarını kaldırırken, Ankara takımlarını da görürüz bir gün!

Açık mavi Kelly Bag

Nİhayet çanta kuyruğu çilesi sona erdi! Hiç üşenmedim, geçen hafta söylediğim gibi, Roman’ın yeni koleksiyonu Organic by Roman’ın lansmanı için İstinye Park’a gittim. Hoş, bu aralar iş için çok sık İstanbul’dayım ama bu sefer gidiş amacım şu çok konuşulan kıyafetlerdi. Tabii o gün organik kıyafetler kadar gelen kalabalığın üstü başı da dikkatimi çekti! Demet Sabancı Çetindoğan, Feryal Gülman, Aslı Kuseyiroğlu, Suna Vidinli, Beyhan Bağış, Müge Sırmabıyık, Sema Güral ve şimdi hatırlayamadığım bir sürü hoş hanım şıklıkta yarış halindeydi. Kimi jean, kimi diz boyu elbiseler giymişti. Tabii her zaman olduğu gibi dikkat çekici takılar, Chanel ve Hermes çantalar ön plandaydı. Maçka’da yeni açılan Hermes, bizim hanımların Avrupa’da kuyruk bekleme çilesini de sona erdirmişe benziyor! Özellikle bu sezonun rengi açık mavi Kelly Bag’i 2-3 kişinin kolunda görünce dedim ki, tamamdır, bu yazın en popüler çantası konusunda yanılmamışım. Ama fiyatını ne siz sorun, ne ben söyleyim.

Ozon mucizesini inceledik

Geçen hafta bahsetmiştim. Tabii ki araştırıldı, söz verildiği üzere size aktarılmak üzere detaylıca “ozon”un özüne inildi! Efendim bu ozon tedavisi dedikleri olay hakikaten bir mucize! Başta Madonna olmak üzere Türkiye’de de ünlü sanatçı ve işadamlarının favorisi. Bu yöntemden yararlananlar arasında, Tansu-Özer Çiller de varmış. Her zaman zinde olmak ve delikanlı gibi yaşamak herkese nasip olmuyor. Dedikodu da olabilir ama son yaşananlara bakılırsa, hakikaten bir mucize! Nedir bu ozon tedavisi derseniz, anlatayım. Sizden alınan yaklaşık 4 ml kana ozon enjekte edilerek geri veriliyor ve bu yolla temizlenen kanınız sizde 1.5 ay gibi bir sürede detoks ve anti-aging tedavisini birarada gerçekleştiriyormuş. Düşünsenize, daha dinç kalıyorsunuz, gün boyu enerjik oluyorsunuz, az uyku size yetiyor... Artık ozon tedavisinden mi yararlanırsınız, yoksa kendi yöntemlerinizle mi yazı karşılarsınız bilmiyorum. Ama ne yapın ne edin bu tatlı mevsimi iyi karşılayın. Haftaya görüşene kadar neşe içinde, afiyetle kalın!

Hakan Kultlugün’e hüzünlü veda

Geçen hafta açılışlardan, davetlerden, orada karşılaştığım Ankaralılar’dan bahsetmiştim. Bu hafta da yine tanıdık yüzlerle dolu bir yerdeydim. Maalesef renkli elbiseler, uçuş uçuş kıyafetler yoktu bu sefer. Çok sevgili ağabeyimiz, Ankara’nın yakından tanıdığı, Paris Kuaför’ün yaratıcısı, mesleğin duayeni Hakkı Kutlugün’ün cenaze töreninden bahsediyorum.
Kocatepe Cami’nin avlusunda, yüzlerce kişi vardı o gün. Şöyle bir baktım da, yetiştirip sektöre kazandırdığı elemanlarından, Ankara cemiyet hayatının önemli isimlerine, meslektaşlarından dostlarına kadar, kimler yoktu ki! Erdem Kıramer ve MOS’tan Muammer Yaprakgül gözüme çarpanlar arasındaydı. Sevgili dostlarım Halil Bezmen ve Rengin Suar da İstanbul’dan kalkıp gelmişlerdi. Herkese kısmet olmayacak bir sevgi seli ile uğurlandın Hakkı Ağabey, mekanın cennet olsun. Ne Ankara, ne de Ankara insanı sen hiç unutmayacak.

X