Gündem Haberleri

GÜNDEM

    En meşhur sırlar meğer neymiş

    Hürriyet Haber
    07.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 07.12.2000 - 00:01

    Marilyn Monroe’nun öldüğü gece ne oldu?

    Hollywood'un önde gelen seks sembolü Marilyn Monroe, şöhretinin doruğundayken 4 Ağustos 1962'de aşırı dozda uyku ilacından öldü. Marilyn’in sürekli hap kullandığı biliniyordu. Öyleyse ya intihar etmişti ya da dikkatsiz davranmıştı. Bu konuda çok sayıda teori var ve bunlardan çoğunluğunun içinde Mafya ya da Kennedy'ler ya da her ikisi birden geçiyor. Ancak Marlyn'in Brentwood'daki evini dinleyen Fred Otash adlı özel dedektif ‘‘Marilyn: Son Kez’’ adlı kitabın yazarlarına, teyp kayıt cihazının Robert Kennedy'nin Monroe ile çok şiddetli bir kavgasını yakaladığını anlatıyor. Kennedy yanından ayrıldıktan birkaç saat sonra Marilyn aşırı dozda hap alıyor. Ölümcül dozu isteyerek yuttuğu söylense bile, kim bilebilir?

    Mafya’ya giriş için gizli ayin

    Mafya üyelerinin ‘‘tam adam’’ olmadan önce gizli bir ayine katılmaları gerekiyordu. Gangsterler ve polis yetkilileri yıllar boyu, bırakın ayinlerini, Mafya diye bir örgütün dahi varlığını kabul etmediler. 29 Ekim 1989'da FBI görevlileri Massacchussetts, Medford'da bir üyeliğe kabul ayinini gizlice kaydettiler. O zamanlar New England Mafya patronu olduğu söylenen Raymond (Junior) Patriarca yönetimindeki ayinde dört yeni üye İtalyanca bir yemin ediyordu. Bunun ardından da üyelerin işaret parmaklarına iğne batırılıyor ve aziz mertebesindeki bir aile büyüğünün fotoğrafı yakılıyordu.

    Coca-Cola’nın sırrı nedir?

    1886'da John Pemberton tarafından bulunan (ve 1888'de Asa Candler'a satılan) dünyanın en popüler meşrubatı bugüne kadar en iyi saklanmış ticari sırlardan biridir. Başlangıçtaki katkı maddelerinden birinin kokain olduğu fakat sonradan bunun karışımdan çıkarıldığı iyi biliniyor. Fakat bunun dışındakiler muamma.

    Şirket, Coca-Cola'nın formülünün Merchandise 7X olarak bilinen ‘‘sır karışım’’ olduğunu söylüyor ancak bu da şişenin etiketinde sadece ‘‘doğal tatlandırıcı’’ diye geçiyor.

    Araştırmacıların çoğu 7X'in, limon, portakal, kişniş otu, hindistancevizi ve tarçından çıkarılan yağların karışımı olduğu tahmininde birleşiyorlar.

    Karındeşen Jack Amerikalı mıydı?

    Londra'ya dehşet saçan, fahişeleri korkunç şekilde öldüren katilin kimliği kriminoloji tarihinin en büyük sırrıdır. Birkaç yıl önce Scotland Yard'ın ortaya çıkardığı 1913 tarihli bir mektup, Francis Tumblety adlı bir Amerikalı'yı zanlı olarak gösteriyor. 1888'de şüphe üzerine tutuklanmıştı fakat ABD'ye kaçtı. Tumblety'nin katil olduğundan şüphelenmek için birkaç faktör vardı... Sabıkalı bir tecavüzcüydü, kadınlardan nefret ederdi. Ayrıca ameliyatla alınmış kadın rahimlerini biriktirmek gibi tuhaf bir zevki vardı. Cinayetler sırasında da Londra'daydı. Fakat öte yandan adam eşcinseldi ve kadınlara karşı standart cinsel suç profiline uymuyordu.

    Edgar Hoover’ın gizli dosyalarında ne vardı?

    FBI'daki 48 yıllık başkanlığı boyunca Edgar J. Hoover çok sayıda özel dosya tuttu. Çok iyi korunan bir kısmının üzerinde ‘‘şahsi ve gizli’’ yazılıydı. Sekreteri Helen Gandy, ölümünden sonra bütün dosyalarını imha etti ve bunların sadece kişisel mektuplaşmalar ve şahsına ait parasal kayıtlar olduğunu öne sürdü.

    Gerçekte bu dosyaların içlerinde bir kısım şahsi yazışmalar da bulunuyor olabilirdi ama muhtemelen politikacılar ve rakipleri hakkında potansiyel olarak zararlı bilgiler de vardı. Hoover'ın en az gizli ‘‘Resmi ve gizli’’ dosyası her nasılsa sağlam kalmış ve bunun içinde önde gelen şahsiyetler hakkında küçültücü bilgiler dolu. Eğer ‘‘şahsi ve gizli’’ dosyası imha edilmişse, belki de en değerli bilgiler bunun içindeydi.

    Rudolph Valentino eşcinsel miydi?

    Hollywood'un ‘‘şöyle-böyle miydi, değil miydi’’ skandalları bitmez. Sessiz sinema döneminin en yakışıklı aktörünün gerçek cinsel kimliği üzerine spekülasyonlar başına dert olmuştu. Daha ölümünden birkaç hafta önce Chicago Tribüne gazetesinde, onu ‘‘Pembe pudra kutusu’’ diye niteleyen bir yazı yayınlanmıştı.

    Eşcinsel olduğuna dair kesin bir kanıt yok ama 1999'da yayınlanan David Bret'in yazdığı biyografisi ‘‘Valentino: Bir Arzu Rüyası’’nda Hollywood'un gay topluluğu içine girdiği geniş bir biçimde anlatılıyor ve Ramon Navaro gibi isimlerle muhtemel ilişkilerinden söz ediliyor. Valentino'nun her iki karısının da kadınlarla seviştiği söyleniyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı