Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

En kötüsü bir çocuğun ağlaması

<B>SAVAŞIN</B> tam içinden bir çığlık:

‘Sizler belediye başkanları olarak, kanalizasyonları temizlerken atık çıkartıyorsunuz, biz Irak’ta kanalizasyonlardandan insanların cesetlerini çıkartıyoruz.’

Bu sözlerin sahibi ya dramın tanığı, ikibuçuk yıldır savaşı yaşayan Bağdat Belediye Başkanı. Önceki gün Nevşehir’de.

Bir başka çığlık, çok başka bir konuda:

‘Atom bombasını yaşamış bir kentin belediye başkan yardımcısı olarak, tüm dünyayı yıllardır uyarıyoruz. Halen de, B.M. çerçevesinde bu çabalarımız sürüyor. Nükleer silahlar derhal kontrol altına alınmalı, yirmi yıl içinde de, nükeeler silah üretimi tümüyle durdurulmalı.’

Bu sözlerin sahibi ya da dramın tanığı, Hiroşima Belediye Başkan Yardımcısı.

SAVAŞ GERİDE

Ne yazık ki, basının gözünden kaçıyor. Oysa, Nevşehir çok önemli bir toplantıya ev sahipliği yapıyor. Belediye Başkanı Hasan Ünver’in (AKP) alkışa değer çabalarıyla.

Nevşehir’de Birinci Yerel Yönetimler Dünya Barış Konferansı toplanıyor. B.M., Habitat ve Yerel Yönetimlerin elbirliği ile. Konferansa 54 ülkeden bini aşkın belediye başkanı ve yardımcısı katılıyor.

Brezilya, Çin, Paraguay, İsrail, Filistin, Hollanda, İspanya, Hindistan, Pakistan, Kongo, Gürcistan, İran’dan, başka Avrupa ülkelerine kadar, önemli kentlerin belediye başkanları Nevşehir’de bu önemli toplantıda buluşuyor.

Adı üstünde, barış konferansı olduğu için, İsrail ve Flistin’li başkanlar aynı masada yemekte görüşüyor, aynı otelde kalıyor, birbiriyle sohbet ediyor. Nevşehir’de savaş ve ötesi, geride kalıyor.

NEW YORK’TA MİTİNG

Başkan Hasan Ünver, hele de konu barış olursa, uluslararası uğraşlara adını yazdıran biri. Gazetecilikten geliyor.

Bu yıl 1 Mayıs’ta New York’ta düzenlenen uluslararası barış yürüyüşüne katılıyor. O mitingte konuşma yapan iki kişiden biri.

Şimdi de, bu çabanın uzantısı olarak, Yerel Yönetimlerle barış çabalarını bir arada sürdürmeye çalışıyor. Nedenini dün bana şöyle anlatıyor:

‘Savaşta kimse bizim fikrimizi sormuyor. Ama, savaştan olduğu kadar, savaş sonrasında da, en çok biz çekiyoruz. Bizim yaptığımız binalar, yollar, köprüler savaşta yıkılıyor. Sonra, bize gelip, yeniden yapın, diyorlar. O zaman, bizim de, savaştan önce fikrimi söyleme hakkımız doğuyor. Bu konferans burada, bu amaçla toplanıyor. Yayınlanacak bildiride bu görüşler yer alacak.’

Bildiri sıradan değil. Bir yandan bütün ülke parlamentolarına gönderiliyor, diğer yandan B.M.’de okunması öngörülüyor.

Konferans gelip geçici bir girişim değil. Nevşehir’de Genel Sekreterlik kuruluyor. Nevşehir’deki eski tarihi vali konağı onarılıyor ve bu genel sekreterliğin binası olarak kullanılmasına karar veriliyor.

Binanın önünde 54 ülkenin bayrağı dalgalanıyor.

SARABOSNA’DAN LAPTİA’YA

Gelen konuklar arasında çok ilginç olanlar var. Örneğin, Güney Kıbrıs Rum Kesiminden Laptia Belediye Başkanı. Ona da, konuşma öneriliyor, ancak o raportör olarak görev almak istediğini söylüyor.

Bağdat dışında, Irak’tan Necef, Felluce ve Kerbela Belediye Başkanları var. Onlar konuşmalarında, sürekli savaşta yaşananları anlatıyor.

Savaşı anlatan bir başkası, Saraybosna Belediye Başkanı. O bir kadın. Savaşın videolarını gösteriyor. Saraybosna kış olimpiyatlarını gösteriyor ve herkesin göz yaşı dökmesine yol açan sözleri:

‘Savaşın çok kötü sonuçlarını biliyoruz, yaşıyoruz. Ama, bir çocuğun ağlamasından daha kötü ne olabilir?.. Savaşta, çocukların gözyaşlarını durdurun.’

Nevşehir’de gerçekten bir tarih yazılıyor. O tarihi, örneğin Amerikan Basını dünyaya birinci sayfalarından duyuruyor. Türkiye ve Nevşehir’e geniş bir yer ayırarak, güzel bir tanıtmayla.

Bizde ise, bakın gazetelere ve TV’lere, gerisini anlatmak gereksiz.
X