Gündem Haberleri

    En iyi film "Karşılaşma"

    Hürriyet Haber
    04.10.2003 - 00:00 | Son Güncelleme:

    40. Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde En İyi Film Ödülü, Ömer Kavur'un yönettiği ''Karşılaşma'' filmine verildi. Yönetmen Ömer Kavur da ''En İyi Yönetmen'' ödülünü kazandı.En İyi Kadın Oyuncu Ödülü'ne ''Abdülhamit Düşerken'' filmindeki rolüyle Meltem Cumbul layık görülürken, En İyi Erkek Oyuncu ödülünü de''Gülüm'ilmindeki rolüyle Tarık Akan aldı.   ''Karşılaşma'', Halk Jürisi En İyi Film Ödülü'nü de elde etti.  Altın Portakal Yaşam Boyu Onur Ödülleri ve Yıldırım Önal Anı Ödülü, bu akşam düzenlenen törenle sahiplerine verildi. 40. Antalya Altın Portakal Film Festivali çerçevesinde verilen ''Yaşam Boyu Onur Ödülleri'' töreni Cam Piramit Sabancı Fuar ve Kongre Merkezi'nde yapıldı.Yıldırım Önal Anı Ödülü Eşref Kolçak'a verilirken, Yaşam Boyu Onur Ödülleri, Sinema Yönetmeni Tunç Başaran, Film Yapımcısı Kadri Yurdatap, Görüntü Yönetmeni Rafet Şiriner ile sinema sanatçıları Tanju Gürsu, Süleyman Turan, Muhterem Nur ve Çolpan İlhan'a verildi.  Sunuculuğunu Nail Kırmızıgül ve Açelya Akkoyun'un yaptığı törenin açış konuşmasını, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Antalya Kültür ve Sanat Vakfı Başkanı Bekir Kumbul gerçekleştirdi.  Kumbul, Antalya Altın Portakal Film Festivali'ne 40 yıl boyunca emeği geçen herkese teşekkür ederek başladığı konuşmasında, ''40 yıllık emek ve çabaların sonucunda Antalya'yı ve festivali bugünlere getirdik. Bunu hep beraber yaptık. İşte bugün Antalya'yı kocaman bir sinema salonu haline getirdik. Şehrin her noktasında kurulan sinemalarda filmler gösteriliyor'' dedi.  Altın Portakal Film Festivali'nin Antalya'nın gelişiminde çok önemli rol oynadığının altını çizen Kumbul, festivalde gelinen noktanın küçümsenmeyecek düzeyde olduğunu söyledi.  Kumbul'un konuşmasından sonra ödül törenine geçildi. Yıldırım Önal izAnı Ödülü'nü sinema sanatçısı Eşref Kolçak'a Bekir Kumbul verdi. Kumbul, Yıldırım Önal'ın, Altın Portakal Film Festivali'ne çok önemli katkılar sağlayan bir sanatçı olduğunu söyledi.  Ödülünü alırken oldukça heyecanlı olduğu gözlenen Eşref Kolçak, başarısının sırrını, mesleğini sevmesine ve seyircinin desteğine bağladı.  Yaşam Boyu Onur Ödülleri'ni kazanan sanatçılar da sırayla sahneye çağrılarak ödülleri verildi. Ödül töreninde, sinevizyondan her sanatçının yaşamından kesitler içeren tanıtım filmleri gösterildi.  Görüntü Yönetmeni Rafet Şiriner'in ödülünü, kendisi gibi görüntü yönetmeni olan Sertaç Karan, Süleyman Turan'ın ödülünü İzzet Günay, Yönetmen Tunç Başaran'ın ödülünü Yönetmen Ömer Kavur verdi. Muhterem Nur'un ödülünü Nurhan Nur aldı. Nur'un ödülünü Yönetmen Atıf Yılmaz verirken, Çolpan İlhan'ın ödülünü Ekrem Bora, Kadri Yurdatap'ın ödülünü Selda Alkor, Tanju Gürsu'nun ödülünü ise sinema sanatçısı Şerif Sezer verdi.  Ödül töreninde konuşan Süleyman Turan, Antalya Film Festivali'nin uluslararası nitelikte bir festival olarak sonsuza kadar sürmesi dileğinde bulundu.  Ödülünü alırken heyecandan uzun süre konuşamayan ve gözyaşlarına hakim olamayan Çolpan İlhan, ''Oyuncu olmak kolay, uzun soluklu ve gerçek oyuncu olmak zor. Ama güzel olanı da bu. Altın Portakal bizim sanat hayatımızda çok önemli bir itici güç oldu'' diye konuştu.  Yönetmen Kadri Yurdatap, ödülünü alırken, Türk sinemasına yeni filmler kazandırmaya devam edeceğini belirterek, ''Ödül almak güzel, ama asıl güzel olan üretmek'' dedi.   Ödüllerin verilmesinden sonra hep birlikte sahneye çıkan sanatçılar, foto muhabirlerine poz verirken, salonu dolduran yüzlerce sinemasever, sanatçıların üzerine çiçek ve konfeti attı.  Altın Portakal Yaşam Boyu Onur Ödülleri Töreni'nden sonra pop müzik sanatçısı Suavi bir konser verdi.  BEN BİR STARIMTürk Sineması'nın unutulmaz jönlerinden İzzet Günay, ''Ben gerçek starım. Çünkü halk hala beni yeni sanatçılardan daha fazla tanıyor'' dedi.  Türk sinemasındaki ''Jön'' ve ''Eski kuşak-yeni kuşak'' tartışmalarıyla ilgili görüşlerini açıklayan İzzet Günay, yeni kuşak sanatçıların gerçek birer star olmadığını söyledi. Yeni kuşak sanatçıların çoğunun halk tarafından tanınmadığını, tanınanların da kısa sürede unutulduğunu öne süren ünlü sanatçı, şunları söyledi:  ''(Star) yani (yıldız oyuncu) dediğiniz zaman, her kesim tarafından tanınan oyuncu akla gelir. O zaman gerçek star benim. Çünkühalk, hala beni yeni oyunculardan daha fazla tanıyor. Türkiye'de 7 yaşından 70 yaşına kadar herkes beni tanıyor. (Yıldız oyuncu) dediğiniz zaman, sadece afişte adı yazdığı için seyirci çeken oyuncu akla gelir. Ben böyle bir oyuncuyum.''  Türk sinemasında yeni starlar yetişmediğini savunan İzzet Günay, yenilerin ya herkes tarafından tanınmadığını ya da kolayca unutulduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:  ''Asmalı Konak diye bir dizi çevrildi. Televizyonda milyonlarca insan bu diziyi izledi. Ama reyting rekorları kıran Asmalı Konak dizisinin oyuncularının isimlerini bana soruyorlar. Kortejde, açılışta, halktan insanlar yanıma gelip bu oyuncuları gösteriyor, (İzzet Ağabey, Asmalı Konak'ta oynayan şunun adı neydi, bunun adı neydi?) diyorlar. Ama ben ve benim dönemimde oynayan sanatçıların çoğu, Türk halkı tarafından tanınıyor. İşte star olmak, yıldız oyuncu olmak, ünlü olmak budur.''  ''GÜÇ, BAŞARI, AHLAK VE YAKIŞIKLILIK SEMBOLÜ''''Starlık'' kavramını sadece kendisi için değil, kendi dönemindekisanatçıların büyük çoğunluğu için kullandığını vurgulayan İzzet Günay,eski sinema anlayışıyla yeni sinema anlayışının, günün değerleri paralelinde değiştiğini dile getirerek şunları kaydetti:  ''Bizim kuşağımızda manevi değerler her şeyin önündeydi. Şimdi para her şeyin önünde. Bizim dönemimizde başrol oyuncusu ahlak, namus,güç, başarı ve yakışıklılığın sembolü idi. Başrol oyuncusu güzel giyinir, güzel konuşurdu. O nedenle Türk erkeği, ben ve benim dönemimdeki başrol oyuncularında, kendinde görmek istediği her şeyi görebiliyor. Şimdi başrol oyuncularında kendini göremiyor. Kendini görse bile hoşuna gitmiyor.''  Türk sinemasının duygu ve yetenekle yıllarca ayakta kaldığını, halen de aynı unsurlarla ayakta kalmaya çalıştığını dile getiren ünlü sanatçı, iyi bir senaryo olması halinde yeni bir film çekmek istediğini de kaydetti.  Günay, Antalya Altın Portakal Film Festivali'nin, sinemanın gelişmesinde, ayakta kalmasında önemli bir lokomotif görevi yaptığını da belirterek, festivalin her kesim tarafından desteklenmesi gerektiğini bildirdi.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı