Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

En büyük irtica darbe

Muharrem SARIKAYA

Tiflis

Başbakan Yılmaz ve ortağı DTP Lideri Cindoruk, dün Tiflis'e giderken askerin hükümeti irticaya karşı mücadelede başarısız bulduğu ve bir ara rejim ortamı doğduğu yönündeki görüşlere sert tepki gösterdi. Yılmaz, ‘‘Kimse irtica ile mücadeleyi, iktidar mücadelesine alet etmesin’’ derken, Cindoruk, ‘‘En büyük irtica darbedir’’ diye konuştu.

Başbakan Mesut Yılmaz, ‘‘Eğer irtica ve terörle mücadelede birisi çıkıp da demokratik hukuk devleti dışında bir mücadele yöntemini savunursa, kendisi irtica veya terör gibi üçüncü bir tehlike haline gelecektir’’ dedi.

Terörle olduğu gibi irticayla da demokrasi ve hukuk içinde kalarak mücadele edilmesi gerektiğini savunduklarını belirten Yılmaz, ‘‘Hiçkimse irtica ile mücadeleyi iktidar mücadelesine alet etmesin’’ uyarısını yaptı.

Koalisyonun küçük ortağı DTP Lideri Hüsamettin Cindoruk da, ‘‘En büyük irtica Türkiye'de darbe istemektir ve darbe yapmaktır’’ diye konuştu.

TAVİZ VERMEYİZ

Yılmaz ve Cindoruk dün resmi bir ziyarette bulunmak üzere Gürcistan'ın başkenti Tiflis'e giderken, THY'ye ait özel uçakta bir grup gazetecinin sorularını şöyle yanıtladılar:

Son günlerde irtica ile mücadelenizde başarısız olduğunuz yönünde askerden size yansıyan bir rahatsızlık var mı?

YILMAZ Rahatsızlık olması için hiçbir neden yok. İrtica konusu devletin her zaman hassas olması gereken bir konudur. Hükümetimiz bu konuda azami hassasiyeti göstermektedir. Ama hiç kimse de, irtica ile mücadeleyi, iktidar mücadelesine alet etmesin.

Kim iktidar mücadelesi yapıyor?

Soru hakkınız yok. Ben beyanat veriyorum.

Ancak askerde de rahatsızlık var. Buna ne diyorsunuz?

Bizim hükümetimizin bir iddiası var. Biz diyoruz ki, Türkiye irtica tehlikesini demokrasi içinde aşacak olgunluğa sahiptir. Tıpkı terörle mücadeleyi de demokrasi içinde başarıya ulaştırmak zorunda olduğumuz gibi. İrtica ile mücadelede de demokratik yöntemlerden vazgeçemeyiz. Hukuk devletinden de taviz veremeyiz. Binaenaleyh terör de irtica da demokratik hukuk devletinin kuralları içinde etkisiz hale getirilmek zorundadır. Eğer irtica ve terörle mücadelede birisi çıkıp da, demokratik hukuk devleti dışında bir mücadele yöntemini savunursa, kendisi irtica veya terör gibi üçüncü bir tehlike haline gelecektir.

Asker de size brifing verecek mi? Bir talepleri oldu mu?

Asker niye brifing versin. Bizim 26 veya 27'sinde MGK toplantımız var.

Cumhurbaşkanı ve Başbakan Yardımcısı Ecevit'e niye veriyor?

Sayın Demirel kendisi istemiş. MGK öncesinde bu konuda yapılan çalışmalarla ilgili dün (önceki gün) benden de bilgi istedi.

Askerler Ecevit'e gelip irtica ile mücadelenizdeki başarısızlıktan şikayetçi olmuşlar.

Ecevit'e başka bir konu için gelmişler. Laf arasında o konu açılmış.

MESNETSİZ SUÇLAMA OLMAZ

Fethullah Gülen, ‘Eğer beni tehlike olarak görüyorlarsa Türkiye’yi terk ederim' diyor. Ülkeyi terketmesine gerek var mı?

Bu mücadele demokratik hukuk devletinin kuralları içinde yapılacaktır. Binaenaleyh demokrasiye aykırı yöntemler kullanılamaz, hukuka aykırı yollar izlenemez. Bir demokratik hukuk devletinde de hiç kimse mesnetsiz suçlanamaz. Eğer herhangi birisinin suç işlediğine dair başka birisinin bilgisi varsa başvuracağı makamlar da bellidir. Bu makamların yapacağı da yasalarda belirlenmiştir. Hukuk içinde tartışılması gereken meseleler hukuk dışında tartışılamaz.

İrtica ile mücadeleyi, iktidar mücaledesi yapmak isteyenler var mı?

Böyle bir olaya kimsenin tevessül etmemesi lazım.

HERKESİ UYARIYORUM

Yani bu askere bir cevap mı?

Ne münasebet, benim beyanım. Cevap verilmesi için soru olması lazım. Ben kendim söylüyorum, herkesi de uyarıyorum. Bütün muhalefet partilerini, bütün toplum örgütlerini, bütün kurumları. İrtica ile mücadele devletin ortak bir mücadelesidir. Hiçkimse bunu kendisi için bir iktidar mücadelesinin aracı yapmasın diyorum.

İrtica ile mücadelede aksama mı var da asker sıkıntısını dile getiriyor?

İşte onun cevabını bundan önce söylediğimde verdim. Yani bu mücadelenin demokratik hukuk devletinin kuralları içinde yapılması gerektiğini herkesin bilmesi lazım. Öyle keyfi yöntemlerle mücadele olmaz. Terörle de, irticayla da aynı.

Yani siz de bir sıkıntı görüyorsunuz?

Hayır, bariz şeyleri söylüyorum. Herkesi aklı selime davet ediyorum.

Size MGK toplantılarında irtica ile mücadelenin yetersiz olduğu aktarıldı mı?

Tam tersine. MGK Genel Sekreterliği'nin son MGK toplantısında verdiği rapor, hükümetimiz döneminde çok önemli mesafe alındığını ortaya koydu.

Neden irticayı destekleyen kapitale dur demiyorsunuz? Kombassan'a niye teşvik veriyorsunuz?

Hukuk devletinde bizim sezgilerimizle, vehimlerimizle hareket hakkımız yok. Öyle hareket edersek yargıdan döner.

Bu tartışmalar başladıktan sonra Genelkurmay Başkanı ile görüştünüz mü?

Görüşüyorum devamlı. Bir haftadır görüşemiyorum, ama ondan önce çok sık herşeyi görüştük.

CİNDORUK: İRTİCAYA DAYANDIK

Yılmaz ‘‘Genelkurmay Başkanı da irticayla mücadelenizde yetersizlik var gibi bir izlenime sahip mi?’’ sorusuna ise karşılık vermedi. Gazetecilerin yanıt beklemesi üzerine Yılmaz, uçağın penceresinden dışarıyı göstererek yanında oturan Cindoruk'a ‘‘Rüzgar var değil mi? Türkiye'de hava ne kadar sakindi. Bak buraya geldik, rüzgar başladı’’ deyip güldü.

Gazeteciler bunun üzerine Cindoruk'a Başbakan'ın görüşlerine katılıp katılmadığı sorusunu yönelttiler. Cindoruk, şöyle konuştu:

‘‘Türkiye'de Tanzimat'tan bu yana irtica hareketleri olmuştur. Yine de olabilir. Bence en büyük irtica, Türkiye'de darbeyi istemek ve yapmaktır. Türkiye'yi geriye götüren hadise darbelerdir. Tanzimat'tan bu yana biz öbür irticaya dayandık, gene dayanırız.’’













X