Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

En aristokrat hediye

PARİS GECE vakti Tilki Sokağı’ndan yola çıkıp Seine Nehri’ni aştım.

Tesadüfen bana bir tilki biblosu hediye edilmişti ve aklımda Küçük Prens romanının ünlü kahramanı, “Beni evcilleştir” diyen tilki vardı.

Küçük Prens tilkiye “Evcilleştirmek ne demek?” diye sorduğunda “İnsanlarla bağlar kurmak” cevabını alır: “Ancak evcilleştirebildiğin şeyleri tanıyabilirsin. Oysa insanlar artık hiçbir şeyi tanımaya vakit ayırmıyorlar. Hazır şeyleri satın alıyorlar tacirlerden. Dost satan tacir olmadığı için de insanların dostu olmuyor” diye bilgece devam eder tilki...

Notre Dame’ın önünden geçip George adlı Amerikalının insanlarla bağ kurmak için 1951’de açtığı Shakespeare and Company’ye vardım. Burası bedava yatakhanesi olan üç katlı bir kitapçı. Henri Miller, Anais Nin, Lawrence Durrell burada kalmışlar. Misafirliğin bedeli kitapçıda çalışmak.

Shakespeare and Company’ye her uğradığımda paylaşmaya değer kitaplar bulurum burada. Bu sefer de tüm zamanların en aristokrat hediyeleri olan Faberge Yumurtaları üzerinden Rus imparatorluğunun son döneminin anlatıldığı harika bir kitaba rastladım. İkinci kuşak kuyumcu Carl Faberge Rus çariçeleri için Paskalya armağanı olarak 1885-1917 arasında toplam 50 yumurta üretmiş. Bu eserlerin sadece ilkinin öyküsü bile ne tür bir incelikle imal edildiklerini anlatır: Çar III. Alexander’ın aslen Danimarkalı olan eşi Marie’ye sunduğu ilk Faberge, kaz yumurtası büyüklüğündedir. Beyaz emaye yumurtanın ortasından altın bir bant geçer. Yumurta açıldığında içinden sarısını temsilen altın bir top çıkar. Altın topun içinden de sevimli bir tavukçuk. Tavuğun içinde ise minicik bir imparatorluk tacı saklıdır. Ama bununla da kalmaz tacın da içinde arif bir yakut kolye saklanmıştır.

Rusların Matruşka bebekleri gibi yumurtanın içinde sürprizleri çıkmaktadır. Her bir yumurta kişiye ve o yıla özeldir. Marie’nin ilk yumurtası ona Danimarka’da geçirdiği mutlu ve tasasız çocukluğu hatırlatmıştır. Kusursuz bir işçilik yeterli değildir. Sanatçı aynı zamanda çariçelerin içindeki sonsuz Matruşkalara ulaşmaya cüret edecektir.

Faberge yumurtalarının sonu 1917 ihtilaliyle gelir. Komünist rejim bunları devletin kasasına para girsin diye satar. Marie’nin ilk yumurtasındaki taç ve yakut kolye kayıptır. Sonradan bu yumurtaları ünlü koleksiyoncular toplar. Bunlardan biri ünlü basın kralı Forbes’tir. Forbes’in 9 yumurta içeren 108 parçalık Faberge koleksiyonunu Rusya’nın yeni zenginlerinden Vekselberg alır ve bazı yumurtalar Rusya’ya dönerler.

Faberge eseri merak edenler varsa şu sırada Topkapı Sarayı Has Ahırlar’daki Osmanlı Sarayı’nda Rusya adlı sergiye uğrayabilirler. Özellikle görülmeye değer bir masa saati var. Böyle inceliklerle uğraşacak haliniz kaldıysa tabii.

İnceliklere ayıracak halimiz pek yok, çünkü beyinlerimizi mühürledik. Bilgi anahtarlarını kullanmıyoruz. Oysa yaratıcı insan beyni Matruşka gibidir, kabuklarının soyulması gerekir ki içindeki yeni yollara ulaşabilsin.

Binlerce beyinden oluşan bir toplum, içindekini açamıyor. Tikinin dediği gibi insanlar artık hiçbir şeyi tanımaya vakit ayırmıyorlar. Dostlara bile... Nerede kaldı Faberge yumurtası.

 

 

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI