"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Emniyet Müdürüm kusuruma bakmayın ama...

SAYIN Emniyet Müdürümüzün "Polisimiz Haksız Para Almaz" başlıklı açıklamasını okurken ’diğer konu ise...’ bölümünde şöyle bir duraksadım:

1. Herşeyden önce ’Diğer konu’ makbuz verilmesi değil makbuz verilmemesidir.

2. Açıklamada... Mal Müdürlüğü adına ’tescil’ edilmektedir değil de, ’tahsil’ edilmektedir olmalı idi galiba; sanırım aceleye gelmiş.

3. Makbuzun öz Türkçesi ’alındı’dır. Mal Müdürlüğü adına alınan para karşılığında iş sahibine para alındısı verilmemesi için nasıl neden(ler) bulunmaktadır ve de bu bürokratik nedenlerin üstesinden gelinmesi için hiç çaba harcanmış mıdır?

4. Trafik Belgesi karşılığında 35 YTL bedel alınıyor, tamam da; burada bir dizi ayrıntı eksik kalmış gibi:

a) Bu alınan 35 YTL’den Polis Teşkilátını Güçlendirme Vakfı’na hisse ayrılıyor mu?

b) Vakfa hisse ayrılıyorsa her bir 35 YTL için ayrılan miktar nedir?

c) Vakfa hisse ayrılıyorsa bu gerçekte yardım niteliğinde değil midir?

d) Vakıf için alınan yardıma karşılık da para alındısı verilmemesi için nasıl bir neden bulunmaktadır? (Aslında Mal Müdürlüğü için ayrı, Vakfa yardım için ayrı alındılar verilmesi en doğru ve gerekli olanı değil midir?)

e) Yardım alınması temelde yurttaşın isteğine, arzusuna bağlı bir katkı biçimi değil midir?

f) İş sahibi yurttaşlar böyle bir yardımda bulunma yönünde bilgilendirilmekte midirler? (Bilgilendirilmediklerini biliyoruz aslında!)

g) İsteğe ve bilgilendirmeye bağlı olması gereken bu yardım, açıklamanın başlığında ifade edildiği biçimde Polis Kuruluşumuzca bir ’hak’ olarak mı değerlendirilmektedir?

h) Polis Teşkilátını Güçlendirme Vakfına yardım alınması daha başkaca hangi iş kalemlerinde uygulanmaktadır, miktarlar nelerdir?

5. Saydamlık diye hop oturup hop kalkılan günümüzde konulara hislerin etkisinde kalarak değil de yansız ve içtenlikle yönelme, toplumumuzu gerçeklere ve olayların anlaşılmasına daha sağlıklı biçimde ıulaştıracaktır düşüncesindeyim.

6. Anımsayabildiğim kadarı ile konuya ilişkin okuyucu yazısı özünde personeli suçlama olmayıp, uygulamanın yanlışlığı ve düzeltilmesi gerekliliğine yönelik idi; aynen bu notta olduğu gibi...

Sehap ÖNDER

"Sayın Karayalçın, belediye başkanlığı döneminde önemli işler yaptı, yıllardır tanırız, kendisine saygı ve sevgimiz de var. Ama bazı partililerin bir partiden aday olmasıyla toplum büyük ölçüde oraya yönelmeyebiliyor. Bunu 22 temmuzda yaşadık. O zaman benim önerim Ankara’da sayın Karayalçın’ın toplumun diğer kesimlerinden de oy alabilecek şekilde bağımsız aday olmasıdır. O zaman destekleriz."

(DSP Genel Başkanı Zeki Sezer)

Kartlı ödemeye geçmemiz mi isteniyor

SU faturaları ortalama 40 günde bir gelirken, son dönem, aradan 60 gün geçmesine rağmen henüz ortada fatura yok!

İki ödeme arasını anormal şekilde açarak, katlamalı tarifeyi artık katmerli hale getirdiler.

Vatandaş iyice perişan oluyor, umurlarında değil! Hizmet için değil, sanki "eziyet" için iş başındalar!

Ortalama metreküp fiyat artışını, böylece otomatiğe bağlıyorlar. Zamla ezmek moda oldu!

Aboneyi bezdirip kartlı ön ödemeli sisteme razı etmek ve henüz ortada hizmet yokken "kaynak yaratmak", keyfi tasarrufun esas amacı!

İyice bunalttılar..Yeter artık!

Abdullah DORUK

Otobüs duraklarında saatlerce bekliyoruz

GEÇMİŞ yıllarda yokluk ve fakirlik zamanlarında belediye otobüslerinde insanlar balık istifi tabir edilen pozisyonda yolculuk ederlerdi gerçekten otobüsten indiğinde şükrederdin, son zamanlarda Ankara Belediyesi bu sorunu çözmüş gibiydi, gerçi bazı hatlarda yine de sıkıntı vardı ama bunlar Dikmen, Dikimevi ve Abidinpaşa hatları, benim bildiğim...

Ben Dikmen’de oturuyorum, son zamanlarda ne olduysa otobüsler inanılmaz kalabalık ve sayısı azalmış, duraklarda saatlerce bekliyorsun, binmek mümkün değil, balık istifi biniliyor, dolmuşlar keza yetersiz ve eskiden ayakta yolcu almazken şimdi oturan kadar ayakta yolcu var, Öveçler’de oturun da bir bakın Kızılay’a gidebiliyormusunuz? Mecburen insanlar ayakta biniyor küçücük dolmuşlara, bu gün bir de baktım adeta kurtarıcı görevi gören Keklikpınarı ekspres otobüsünü Turtaş Sitesi otobüsü ile birleştirmişler. Yani akşam iki kere kalkan Turtaş hattı da yok edilmiş; Keklikpınar’ı eksperisi ile birleştirilmiş. Dikmen Caddesi üzerinde oturanların ve Turtaş sitesinde oturanların kullandığı bu otobüslerin kaldırılması demek sıkıntı demek, balık istifi demek, yine eski yokluk günleri gibi otobüslerde rezil olmak demek... Ama Keçiören hattının o kadar otobüsü var ki Kızılay trafiğini sadece onlar kapatıyor... Biz de medeni insanlar gibi balık istifi olmadan otobüse binmek istiyoruz. Ulaşım sorununa çözüm istiyoruz. İnsanların gelirini düşünmeden, memur şehrinde sadece dar gelirlinin kullandığı toplu taşıma ücretlerine habire zam yapanlar hizmete gelince bihaberler.

K.TUĞRUL
X