"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Emlak vergisine % 250 zam olur mu

“BAŞAKŞEHİR Belediyesi, 2010 bütçesinde emlak vergilerini % 250 oranda arttırmış.

Bu artışa göre Başakşehir’de bir evi olan vatandaş 2009 yılında 650 lira vergi öderken, 2010 yılında belediyeye % 250 zamlı haliyle 1.700 TL gibi şok bir vergiyle karşılaşacak. Buna çevre, temizlik vergisini de eklerseniz toplam 2.000 TL olacak vergiler. Belediye konut ve arazilerin tespit işini özel bir firmaya yaptırmış. Bedelleri yüksek bulanlar karşı dava açamamışlar. Hükümet yaptığı yasa değişikliğiyle vatandaşın bu hakkını elinden almış. Bu hak sadece değer tespiti yapmaya yetkili olan komisyondakilere verilmiş. CHP Başakşehir İlçe Başkanı Özgür Karabat “Yani mahallelerde halkın hakkını belediyeye karşı savunma görevi muhtarlara bırakıldı. Bu hakkı kullanarak emlak vergisi artışlarına karşı dava açan tek muhtarımız var o da Güvercintepe Mahalle Muhtarı’dır. Diğer mahalle muhtarları yapılan artışları kabul ettiler. Ama gelecek yıl herkesin canı yanacak, hele arsası olan daha yüksek zamla karşılaşacak” diyor.

 

SGK bu bilgileri ne yapacaktır?

 

GEÇEN 28 Eylül tarihli 5510 Sayılı Kanunun 8. Maddesinin 7. Fıkrasının Uygulanması Hakkındaki Tebliğ’e ve 5510 Sayılı Kanunun 100. Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Tebliğ’e göre, yurttaşların banka hesaplarından, kredi kartı harcamalarına, elektrik, su faturası ödemelerine, borsadaki hisse hareketlerine kadar bütün bilgilerinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) bildirilmesi zorunlu kılındı. Her iki tebliğe göre bankalardan, noterlerden, kamu kurum kuruluşlarından ve hatta GSM ve sabit hatlı telefon şirketlerinden her türlü bilgilerin düzenli olarak SGK’ya gönderilmesi zorunlu hale getirilmiştir. Bu tebliğlerde yazan bilgiler dışında da, her türlü bilgiyi isteme hakkı bu tebliğler sayesinde kuruma verilmiştir. CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, Çalışma Bakanı Ömer Dinçer’e soruyor:

“Bu iki tebliğ, bilginin gizliliğinin ihlali anlamına gelmemekte midir? SGK, bu düzenleme ile yetkisini aşmamış mıdır? SGK bu bilgileri ne yapacaktır? Bu bilgilerin 3. kişilerin eline geçmesini engellemek için ne gibi önlemler alacaktır? Yapılan düzenleme ile ne amaçlanmaktadır? Bakanlığın bu uygulaması, telefon dinlemeleri mantığı esas alınarak mı uygulamaya konulmuştur?”

 

Trafik polisinin ‘para tuzağı’

 

EMNİYETÇE halkı nasıl dolandırıldığının, nasıl ve hangi şartlarda trafik cezası kesildiğinin belgesini sunmak istiyorum. Yer Tekirdağ-İstanbul duble yolunun Migros önündeki ışıkların olduğu yer. Bu güzergâhta hız limiti 50 km. Ama bu hızla gidemezsiniz çünkü kazaya sebep olursunuz. Dolayısıyla 80’e çıkıyorsunuz; avcı ‘güme’sindeki trafik polisi de basıyor cezayı... Makbuz geldi; 265 lira yazıyor.Emniyet’in bütçesi bu ‘cezalarla’ mı kapatılıyor?            
Ahmet ÇAVUŞOĞLU

 

Kaliteli işitme cihazı nedir

 

TÜRKİYE’de işitme sorunu olan her yaş grubundan vatandaşlar pratikte kontrol edilemeyen bir sistem içindeler.

Her ne kadar karar vericiler yeni düzenlemeler yapsalar da bunların hayata geçirilmesi, fiyat kontrolleri, verilen hizmetin kalitesi vb. konular ortadadır. Ayrıca tüketici, yani kullanıcı hiçbir şekilde ‘Kaliteli işitme nedir’i bilmemekte öte yandan... AB ülkelerinde tüketiciye sağlanan haklarla, Türkiye’de nelerin olması gerektiğiniyse taraflardan hiçbiri bilmemekte ve gündeme getirmemektedir.

Kısa süre önce bir yakınımın işitme cihazı ihtiyacı oldu, bu kaosu birebir tespit etme imkânım oldu.


İnternette araştırdık, bu konuda dünyada, AB ülkelerinde neler oluyor diye. Ve gördük ki AB’de disiplinler kurulmuş ve tüketici lehine işliyor. Hatta dünyanın en seçkin markalarının başında gelen Phonak, Almanya’da rekabeti ve ilgili mevzuatı hiçe saymış, 4.2 milyon Euro ceza bile almıştır.

Tüketici Diyalog Derneği Başkanı olmam, başıma gelenleri ve AB uygulamalarını sizinle paylaşma sorumluluğunu bana yüklemektedir. Köşenizden duyurmanızı dilerim.

Öner Y. ILGAZ

TDD Başkanı

 

Amaç, Irak’ın bütününde Kürt devleti kurmak

 

YURT Partisi Genel Başkanı Sadettin Tantan, Türkiye’de yaşanan ‘provokasyonların’ perde arkasını anlattığı basın açıklamasında, Tokat’ta yaşanan hain pusunun ve ‘demokratik açılımın’ ne anlama geldiğini anlattı. Söyledikleri özetle şöyle:

Tokat’ta eyleme dönüşen operasyon ve tüm Türkiye’de yaşanan eylemler, ‘demokratik açılım’ değildir. Amaç, Irak’ın bütününde Kürt devleti kurmaktır. Bu kurulmak istenen devletle, Ortadoğu yeniden şekillendirilmek istenmektedir. İşte Türkiye’de yaşanan bu eylemler de, Irak’ta kurulmak istenen kukla Kürt devletine hizmet etmektedir. Yıllardır Batı ‘Saddam’ı kullandı, şimdi de Türkiye kullanılarak yeni bir Saddam yaratılmak istenmektedir. Batı’nın istediği de budur.

Demokratik açılım, ‘tutsaklık’ açılımıdır.


Ülkenin bugününü ve geleceğini sahiplenecek, ayrışmayı ortadan kaldıracak yeni bir kimlikli siyasi yapılanma ihtiyacı vardır. Bunu yapacak olan da halktır.”

 

Yaşananlar ‘suskun’ vekillerin kanına hiç dokunmaz mı

 

YAZIM, milletvekillerinedir:

Yemin ederken Türk milletinin refahı, çıkarları, Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyup kollayacağınıza, ülkenin bölünmez bütünlüğünü koruyacağınıza dair ant içtiniz.

Ülkemizde son yaşanan olaylar acaba kanınıza dokunmuyor mu? Benim, Türk milletinin bir ferdi olarak, yaşananlar kanıma dokunmaktadır. Bu yaşanan olaylar bir başkaldırı değil midir? Türkiye Cumhuriyeti’nin birliği, beraberliği ve ulus-devlet kavramını tehlikeye düşürmemekte midir?

Ülkesine, devletine, milletine sahip çıkmayan ve çıkamayan vekiller unutmasınlar ki vekâleten oldukları yerden asıl millet tarafından görevlerinden alınma hakkına sahiptirler.


Tokat’
ta da şehit düşen kahramanlarımızı saygıyla anıyoruz.

Sercan TÜRKOĞLU 

X