Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emin Çölaşan: Ya Türk olsaydı?

Emin ÇÖLAŞAN

Türkiye'yi Allah korudu. Ya Merwe Amerikan vatandaşı çıkmasaydı ne yapacaktık? Kendimizi nasıl savunacaktık? Dikkat ediniz, bu soruların yanıtını henüz hiç kimse bilmiyor!

Yaşadığımız olayı bir özetleyelim:

18 Nisan seçimleri yapılmış. Fazilet listesine, Hocaefendi tarafından son anda bir türbanlı yerleştirilmiş. Hem de seçilecek yerden.

Merwe seçimi kazanıyor ve Meclis'e girmeye hak kazanıyor. Başından türbanını çıkarmayacağını açıklıyor. İşin tartışması haftalar önce başlıyor.

2 Mayıs günü Meclis'te yemin töreni yapılacak. Geçici Başkan olarak Ali Rıza Septioğlu isimli en yaşlı milletvekili Meclis'i yönetecek. Bu kimse Merwe'yi acaba Genel Kurul Salonu'na başı örtülü olarak alacak mı, yoksa almayacak mı? Septioğlu son dakikaya kadar renk vermiyor. Ne yapacağı belli değil.

Meclis açılıyor, yemin töreni başlıyor. Bir süre sonra Merwe, başında türbanıyla, Nazlı ablasının kollarında içeri giriyor. Fazilet sıralarından alkışlar, DSP sıralarından protestolar. MHP, ANAP ve DYP milletvekillerinden ise tık yok!

Alkış olmadığı gibi, herhangi bir tepki de yok.

Ecevit kürsüde sert bir konuşma yapıyor. Merwe protestolar arasında dışarı çıkmak zorunda kalıyor. Bir daha da Meclis'e adım atamıyor.

***

Bir süre sonra bu hanımın Amerikan vatandaşı olduğu belgeleniyor. Amerika'da, sadece Amerika'nın çıkarlarına hizmet edeceği konusunda yemin etmiş.

Bu durum ortaya çıkınca, Merwe Bakanlar Kurulu kararıyla Türk vatandaşlığından çıkarılıyor.

Danıştay'da dava açıyor, açtığı dava oybirliği ile reddediliyor.

Bundan sonra geçmiş olsun! Merwe milletvekili değil.

***

Peki ama Merwe Amerikan vatandaşı olmasaydı, biz bu olayda ne yapacaktık? Kendimizi bu girişime karşı nasıl koruyacak, nasıl savunacaktık?

Kaba kuvvetle mi?

Ya da başka bir yöntemle mi?

İşte bu soruların yanıtı yok.

Bizi Allah korudu ve Merwe Amerikalı çıktı! Türk olsaydı hapı yutmuştuk!

Elimizde hiçbir savunma mekanizması yoktu.

Laçkalığa bakın ki, kendisinin o kılığı ile ilk gün Genel Kurul'a girmesi, Ali Rıza Septioğlu isimli ağanın iki dudağı arasına bırakılmıştı.

Bu durumu önlemesi gereken ‘‘derin devlet’’ neredeydi?

Septioğlu'nun bu konuda önceden uyarılması gerekmez miydi?

Onun için ben diyorum ki: ‘‘Türkiye'de derin devlet falan yoktur. Derin devlet, yobazların ve bölücülerin uydurduğu bir kavramdır. Olsaydı, o gün Merwe içeri alınmazdı.’’

***

Ancak bu olayın hepimize bir ders olması gerekir. Meclis İçtüzüğü'nde, bir gün gelip birilerinin böyle cambazlıklar yapacağı hiç akla gelmediğinden, örtülü girmeye kalkışanları önleyecek bir hüküm yok. İçtüzüğe göre Meclis'e erkekler ceket kravatlı, bayanlar tayyör giyerek gelir.

Merwe yandaşları işte bu maddeyi kötüye kullanmaya kalkıştılar.

‘‘Üzerinde tayyör vardı. İçtüzüğe aykırı bir durum yoktur.’’

Yarın birileri, aynı maddeyi başka yöntemlerle kötüye kullanacaklar. Örneğin karaçarşaflı, peçeli bir kadını milletvekili seçtirecekler. Kadın içeriye öyle girecek, sıkışınca, çarşafın altına giymiş olduğu tayyörü gösterecek.

Ya da bazı erkek milletvekilleri ceket kravatlı gelecek ama kafalarında sarık, fes, takke, kasket ve saire olacak.

Başka soytarılar belki şortla, mayoyla, yalınayak da gelebilecek! Ama üstlerinde ceket kravatla!

İşin cılkı böyle kelime oyunlarıyla çıkarılıp sürdürülecek.

‘‘O kadarı olmaz’’ demeyin! Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 79 yıllık geleneğini bunlar, Amerika'dan transfer ettikleri Merwe'yi kullanarak silindir gibi çiğnemeye ve yok etmeye yeltenmediler mi?

Bu kafalardan her şey beklenir.

Bunu bugün yapamıyorlarsa, kamuoyundan büyük tepki alacaklarını bildikleri içindir. Uygun zamanı bekliyorlar.

Hele o gün bir gelsin -eğer gelirse- siz o zaman seyredin bunların marifetlerini!

***

Şimdi içtüzükte bir değişiklik yapılmak isteniyor.

‘‘Milletvekilleri, Meclis çalışmalarına başı açık katılır.’’

Buna Fazilet karşı çıkıyor. Çıkmasaydı şaşardım.

Ama onlarla birlikte DYP ve ANAP karşı çıkıyor!

İnanılır gibi değil ama böyle.

Bunlar kime hizmet ediyor?

Bu değişiklik yapılmadığı takdirde, bundan sonraki seçimlerde neler olacağını, Meclis'e hangi tiplerin sokulacağını bunlar bilmiyor mu?

Hiç kimse kusura bakmasın ama burada gerçeği yazmak zorundayım:

Bu içtüzük değişikliğine karşı çıkmak, Türk parlamentosuna ve Türkiye'ye ihanettir.

İlk deneme Merwe oldu. Onu kullandılar ve yargının şamarını yediler. Allah'ın lütfuyla Amerikalı çıktı da, paçayı kurtardık.

Ama unutmayalım, Amerikalı olmayan nice Merwe'ler sırada bekliyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI