Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emin Çölaşan: Var mı böyle bir şey

Emin ÇÖLAŞAN

Türkiye cep telefonu vurgunuyla çalkalanıyor. Cep telefonu lisans anlaşması 27 Nisan 1998 günü imzalandı. Türkcell ve Telsim firmaları ile 500 milyon dolar karşılığında iki anlaşma yapıldı ve böylece devlet bu işten 1 milyar dolar gelir elde etmiş oldu.

Anlaşmada büyük boşluklar vardı. Örneğin abone sayısına hiçbir kısıtlama getirilmemişti. Parayı veren abone yapıldı. Oysa daha önceki anlaşma taslaklarında bu rakamın her şirket için 400 bin, yani toplam 800 bin olması öngörülmüştü. Sonra da yeni cep telefonu ihaleleri yapılacak ve devlet çok büyük gelir elde edecekti.

Bu anlaşma sonrasında başka gerçekler de ortaya çıktı. Bu 1 milyar doların ayrıca yüzde 15 KDV'sinin de şirketler tarafından devlete ödenmesi gerekiyordu. Bu 150 milyor doların alınmadığı ortaya çıktı ve iş halen sürüncemede!

Cep telefonu şirketleri, bu ihale sonrasında korkunç paralar kazandılar. Faturalar şişirildi, akla hayale gelmeyen bir sürü para abonelerden tahsil edildi.

Örneğin bugüne kadar sadece ‘‘sabit ücret’’ adı altında topladıkları paralar 500 milyon doları, yani ihale parasını çoktan aştı ve sadece bu yolla, verdiklerini iki yıl geçmeden almış oldular.

Şu anda cep telefonu abone sayısının 10 milyonu aştığı söyleniyor. Telsim'in abone sayısı 2 milyon 800 bin olmuş. Bu rakam, korkunç bir şey. Nereden aldığımı sorarsanız, Star Gazetesi'nin dünkü ekinden aldım. Bu gazete ile Telsim'in sahipleri aynı. Dolayısıyla, rakamın doğru olduğunu varsaymak gerekiyor.

Türkcell'in abone sayısının ise 7 milyonu geçtiği belirtiliyor.

***

Şimdi gelelim bu yazının esas konusuna. Burada bazı sorular sormak zorundayım. Soracağım ve yanıt bekleyeceğim.

1- Özelleştirme İdaresi, Mc Kinsey isimli ciddi bir İngiliz firmasıyla 1995 yılında bir anlaşma yaptı mı?

2- Bu anlaşma uyarınca bu firmaya her ay 120 bin dolar para ödedi mi?

3- Bu İngiliz firmasına GSM lisanslarına (cep telefonlarına) ilişkin değer tespit çalışması yaptırıldı mı?

4- Bu konuda firma tarafından kapsamlı bir rapor hazırlandı mı?

5- Bu raporda her bir lisans için biçilen değer 1 milyar 434 milyon dolar olarak çıktı mı?

6- Rapor kaç nüsha hazırlandı ve şimdi kimde, nerede?

7- Niçin gizleniyor, içindeki rakamlar niçin açıklanmıyor?

8- Anlaşma öncesinde bu rapordaki rakamlar dikkate alındı mı?

9- Böylece devlet, yabancı firmanın raporuna göre iki lisans anlaşması sonucunda 1 milyar 868 milyon dolar zarara uğratıldı mı?

10- Şirket başına 500 milyon dolar, neye ve hangi ölçülere göre belirlendi?

***

Şimdi bu sorulara zamanın Anayol hükümetinde yer alan ilgili kişilerle birlikte, bugünü Özelleştirme İdaresi tarafından da yanıt verilmesi gerekiyor...

Çünkü Mc Kinsey şirketinin böyle bir raporu var.

Eğer raporu dikkate almayacak idiyseniz, niçin ayda 120 bin dolar verip yazdırdınız?

Alacak idiyseniz, niçin içindeki rakamları çöpe attınız da kafadan anlaşmalar imzaladınız?

Türkiye'nin sorunu işte bu gibi vurdumduymazlık olaylarında yatıyor.

***

Önümüzdeki aylarda yeni cep telefonu ihaleleri açılacak. Ancak piyasa doymuş durumda.

Öyle ya, eldeki rakamlardan çıkan sonuç belli. Yaklaşık 10 milyon cep abonesi var. Demek ki ülkemizde her 6 kişiden biri bu aygıtı kullanıyor.

Eğer bu rakamlar yanlışsa, yetkili kişiler çıkıp doğru bilgileri versinler. Herkes susuyor ve kamuoyuna hiç kimse bilgi vermiyor. En doğal bilgiler bile ısrarla gizleniyor.

Yeni ihalelerde elbette ki istenilen fiyata ulaşılmayacak ve bu işten devlet zararlı çıkacak...

Çünkü devleti iki yıl önce yönetenler 1 milyar doların çekiciliğine kapılıp işi bitirmişler.

Hem de sınırsız abone sayısıyla, paranın KDV'si bile alınmadan.

***

Bir iş yapılıyor, sonu gelmiyor. Bunca para, bunca avanta, bunca kazık ve derken bir deprem oluyor, cep telefonları devreden çıkıyor. Altyapı yetersiz. Yeni yatırım yok.

Onlar sadece yeni abone kaydedip yüklü fatura göndermeyi biliyor.

Bana gerek vatandaş ve gerekse gazeteci kimliğimle sorarsanız, bu cep telefonu işinde çok büyük dümenler dönmüş.

Bundan sonra yeni ihaleler açılacak! O ihalelere de elbette birileri katılacak ama doymuş bir piyasada! Bir koyup üç almak yerine üç koyup bir alacağız.

Dünyanın hiçbir yerinde böylesine bir ‘‘altın madeni’’ böyle kuralsız ve ilkesiz biçimde devlet tarafından peşkeş çekilmez.

Bizde oldu!

Kazığı hem devlet yedi, hem vatandaş.

Kazığı hem devlet yemeğe devam ediyor, hem vatandaş.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI