Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emin Çölaşan: Jet-Pa'ya dikkat

Emin ÇÖLAŞAN

JET-PA isimli kuruluş, büyük çoğunluğu yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızdan yaklaşık 500 milyon dolar para tokatladıktan sonra battı. Paralar ortada yok. Firmanın başında olan Jet Fadıl isimli şahıs yurtdışına kaçtı. Şimdi Almanya ve İsviçre'de yaşıyor.

Jet-Pa on binlerce insanımızı dolandırdı. Almanya'da mark'a yıllık yüzde 30 faiz vaatleriyle para topladı.

Bu paraların batacağını defalarca yazdım ve buradan gurbetteki vatandaşlarımızı uyardım. Ama galiba anlamadılar. Gözlerini aynen Türkiye'deki birileri gibi para hırsı bürümüştü ve Jet Fadıl'a para akıtmaya devam ettiler.

Biliyorsunuz, Jet Fadıl Siirt'te otomobil fabrikası kuracaktı! Burada İmza markasıyla yılda 100 bin otomobil yapacak, bunları satacak ve ortaklarına para kazandıracaktı! Aynen Necmettin Hocaefendi'nin palavra ağır sanayi hamlesinde olduğu gibi. Necmettin Bey de ağır sanayi hamlesinde yılda 100 bin tank, 100 bin top ve daha neler neler yapacaktı!

Jet Fadıl olayı bitti. Ancak para toplama ve halkı tırtıklama faslının henüz bitmediği anlaşılıyor.

Şimdi firarda olan Jet Fadıl ve ekibinin, Almanya ve Avrupa'nın diğer ülkelerinde yeniden para toplama girişiminde bulunduğu görülüyor.

Elime dün bir belge geçti. Jet-Pa yine çağrıda bulunuyor:

‘‘İşletmemize sessiz ortak olarak katılmak ve 30 bin mark tutarında katılım payını firmamıza getirmek arzusunu izhar etmiş bulunuyorsunuz.

Katılım başvurunuzu kabul ettik. Yatırdığınız meblağ ile firmamıza yönetici olmayan sessiz ortak sıfatıyla ortak olduğunuzu beyan ederiz. Böylelikle, bilançomuzda açıklanan kár ve zarara ortak oluyorsunuz. Elde edilecek kárın yüzde 20'si firmamıza kalacak, geri kalan yüzde 80 ise sessiz ortaklara dağıtılacaktır. (Zarar olunca ne yapılacağı belirtilmiyor).

Sessiz ortaklık ilişkisini 60 aylık ihbarın feshi müddetine riayet etmek suretiyle feshetmek imkánına sahipsiniz. (Yani aradan 5 yıl geçmedikçe paranızı geri alamıyorsunuz). Bu hakkınızı kullanmanız halinde firmamızca nihai hesap durumu çıkarılacak, payınıza düşen meblağ yabancı holdingden istenecek ve tarafımıza ulaştığında size ödenecektir. (Ölme eşeğim ölme. Tam bir kumpas).

Bu anlaşma Liechtenstein hukukuna tabi olup, sözleşmenin yorumundan ve uygulamasından çıkacak ihtilaflarda Vaduz (Liechtenstein) mahkemeleri yetkilidir.’’

Firmanın merkezi de bu küçük Avrupa ülkesinde. Peki nedir burası? Avrupa'da her türlü parasal dümenin döndüğü, kara paranın aklandığı, para vurguncularının cenneti olan küçük bir prensliktir.

Bütün üçkáğıtçılar ve bütün dolandırıcılar, şirketleri bu küçük ülkede kurarlar.

* * *

Jet-Pa bir dinci kuruluş. Halktan 500 milyon doları cami avlularında ve tarikatları gezerek topladı. Keriz getirenlere yüzde 10, bazen yüzde 25 komisyon verdi.

Hatta iş o boyutlara ulaştı ki, Jet Fadıl tarafından müşterilere hitaben yayınlanan bildirilerde ‘‘Allah bizim ortağımızdır’’ ifadesi kullanıldı.

Bizim dinci basın bu Jet-Pa olayını nedense görmezden geldi.

Banka batıran, talan ve vurgun yapan, halkın parasını söğüşleyen nice hırsızı ‘‘Laikçi ve Atatürkçü’’ olarak suçlayan dinci basında bir tek gün bile bu Jet-Pa rezaletini görmedik, okumadık, izlemedik!

Niçin?..

Çünkü bu ilkel, yobaz ve saf Müslümanları din ticareti ve din sömürüsüyle kandıran kafalarda hep ‘‘Benim hırsızım, benim namussuzum, benim vurguncum iyidir’’ felsefesi egemendir.

Şimdi düşsünler bakalım Jet Fadıl'ın peşine; nerede olduğunu, götürdüğü paraları nerede nasıl yediğini bir araştırsınlar!

* * *

Hırsızın, vurguncunun dincisi, laiki, sağcısı, solcusu falan olmaz.

Hırsız, hırsızdır.

Biz eğer bunların arasında ayrım yaparsak, bazılarını görmezden gelirsek işin altından kalkamayız.

‘‘Senin hırsızın kötüdür, üzerine giderim. Benim hırsızım iyidir, görmezden gelirim’’ anlayışı topluma karşı işlenen en büyük suçtur ve dinci basın işte bu suçu işlemektedir.

Ama bunların her şeyi böyle üçkáğıttan oluşmaktadır.

Demokrasi, insan hakları, ifade özgürlüğü gibi kavramlar, sadece onların işine geldiği sürece kafalarında vardır.

Aksi takdirde, ilkellikleri hemen su üstüne çıkar.

Bizde bazı ‘‘aydın’’ geçinen, daha doğrusu kendilerini böyle tanımlayan tipler de, bunlara bilerek veya bilmeyerek çanak tutup hizmet sunar!

Haydi buyursunlar, şu Jet-Pa olayının üzerine biraz gitsinler. Kendi adamları olan Jet Fadıl'ı, tüymüş olduğu Almanya veya İsviçre'de bulup konuştursunlar. Halkın 500 milyon dolarının nerede olduğunu sorsunlar.

Ve Türk tarihinin en büyük vurgunlarından biri olan Jet-Pa olayını kendi kamuoylarına bir duyursunlar!

Yapamazlar, elleri varmaz.

Bunların göstermelik Müslümanlığı oracıkta sona erer!..

Çünkü Jet-Pa, bunları verdiği reklamlarla zengin etmişti!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI