Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emin Çölaşan: Hayırlı olsun

Emin ÇÖLAŞAN

AHMET Necdet Sezer bugün cumhurbaşkanı oluyor. Hayırlı olsun. Kendisine başarılar diliyorum. Namuslu, dürüst, ismi bugüne kadar herhangi bir pisliğe bulaşmamış insandır. Bu açıdan bakıldığında her şey olumludur.

Ancak işin diğer boyutlarını da çok iyi bilmemiz, çok iyi görmemiz gerekiyor.

Ülkemizde ilk kez ‘‘isimsiz’’ biri cumhurbaşkanı oluyor... Ve sadece ‘‘unvanı’’ nedeniyle oluyor.

Arkasında beş parti genel başkanının desteği var.

Halk kendisini bilmiyor, tanımıyor. Geçmişten gelen bir icraatı yok.

Biz de tanımıyoruz. Elimizde Sezer'le ilgili bir sayfalık bir özgeçmiş ve bir de geçen yıl ve bu yıl Anayasa Mahkemesi'nin kuruluş yıldönümlerinde yaptığı iki adet konuşmanın metni var. Hepsi bu kadar!

Çankaya'ya bir kapalı kutu çıkıyor.

***

Kapalı kutu olmanın ötesinde, devletin pek çok konusunu bildiği, yeterli bilgi sahibi olduğu kanısında değilim. Bilmemesi de doğaldır; çünkü işlerin içinden gelmiyor.

Sezer bugün seçilecek.

Hemen bu geceden başlayarak eksiklerini gidermek gerekiyor. Görevi Demirel'den 16 Mayıs günü devralıncaya kadar devletin yetkili kişi ve kuruluşları tarafından mutlaka bilgilendirilmeli.

Önüne dosyalar getirilmeli.

Başbakan, Genelkurmay Başkanı, MİT Müsteşarı, Enerji Bakanı, Maliye Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı ve diğer kişi ve kuruluşlar tarafından kendisine çeşitli konularda bilgi sunulmalı, açıklayıcı toplantılar düzenlenmeli.

Bundan önceki cumhurbaşkanları işe sıfırdan başlamazlardı. Örneğin son iki cumhurbaşkanı olan Özal ve Demirel, siyasetin içinden gelmişlerdi. Beğenelim veya beğenmeyelim bir dünya görüşleri vardı ve belli konuları bilirlerdi. O makama o nitelikleriyle seçilmişlerdi.

Devlet, bu geceden başlayarak Sezer'e her gün saatler boyu bilgi aktarmalıdır.

Türkiye, cumhurbaşkanı seçimi yüzünden zaten fazlasıyla zaman yitirdi. Aksamanın daha fazlasına katlanamayız.

***

Sezer, bu yazıyı yazdığım dün akşam saatlerine kadar Anayasa Mahkemesi Başkanlığı görevinden istifa etmemişti.

Bugün seçildikten sonra eder mi?

Ya da istifa için 16 Mayıs tarihini mi, yani Meclis önünde yemin edeceği günü mü bekleyecek?

Bilmiyoruz ama bu işi uzatmasa iyi olur.

Eğer bugün de istifa etmezse, tuhaf bir durum ortaya çıkacak.

Aynı kişi hem Cumhurbaşkanı, hem de Anayasa Mahkemesi Başkanı!

***

Şimdi bir şeyi daha itiraf edelim. Ecevit'in işi Demirel'den sonra çok zorlaşacak. Demirel onun yükünün önemli bir bölümünü paylaşıyor, hatta üzerinden alıyordu. Bazı konularda işi Demirel götürürdü. Yol gösterirdi, karar verirdi, sorunları çözerdi. Örneğin dış ilişkilerde, askerle ilişkilerde çok büyük ağırlığı vardı.

Bunları geçmişten gelen deneyimi, bilgi birikimi ve karizmatik kişiliğiyle yapardı.

Ecevit o konulara bakmazdı... Çünkü bilirdi ki, Demirel oradadır ve zor bir durum ortaya çıktığında gerekeni yapacaktır.

Demirel tamamlayıcı bir unsurdu. Ecevit bu durumu en iyi bilenlerden biriydi ve o yüzden Demirel'in cumhurbaşkanlığı süresinin uzatılmasını istedi. Sadece Ecevit değil, iktidar ortağı Bahçeli de bunun farkındaydı.

O yüzden Demirel'den yana tavır koydular.

Mesut Yılmaz hariç!

Onun gönlünde cumhurbaşkanı olmak yatıyordu. Bu yüzden partisiyle birlikte ikili oynadı ama başaramadı.

Bu iktidar döneminde bir sacayağı vardı:

Meclis-Çankaya-hükümet.

Şimdi bu ayaklardan biri yok. Üç ayaklı masadan, Çankaya ayağı çekiliyor. Bu durumda dengeyi eskiden olduğu gibi kurmak zorlaşacak.

***

İnsanoğlunun kaderi ne tuhaf! Her şey bir pamuk ipliğine bağlı. Yekta Güngör Özden emekli oluyor. Anayasa Mahkemesi Başkanlığı için yapılan seçimde mahkemenin 11 üyesi oy kullanıyor.

Oraya Turgut Özal tarafından atanan, hukukçu olmayan ve gerici kesimi temsil eden Haşim Kılıç ve ekibi, Sezer'e oy veriyor.

(Daha sonra Sezer ve ekibi de Haşim Kılıç'ı -yine 5'e karşı 6 oyla- Anayasa Mahkemesi Başkanvekili seçiyorlar. Böylece borç ödenmiş oluyor).

Sezer kıl payı, 5'e karşı 6 oyla başkan oluyor.

Yani bir kişi oy vermese, bugün cumhurbaşkanı olmayacak...

Çünkü bu makama Ahmet Necdet Sezer olduğu için değil, Anayasa Mahkemesi Başkanı olduğu için seçiliyor.

Birkaç entel-liboş medya mensubu ile birkaç parti başkanı dışında toplumun geniş kesimlerinin içine sindiremediği süreç işte böyle başlıyor.

Ama ne olursa olsun, Sezer'in Çankaya'da başarılı olması Türkiye'nin başarısı olacaktır.

Başarılar diliyorum. Hayırlı olsun.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI