Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emin Çölaşan: Bir rezalet daha

Emin ÇÖLAŞAN

BURADA defalarca yazdım. Avrupa Birliği, şu anda Türkiye'nin en büyük düşmanı. Onun amacı Türkiye'yi her alanda köşeye sıkıştırıp belli ödünler almak.

Ben bunları yazarken, ortalıkta o meşhur Katılım Ortaklığı Belgesi falan yoktu. Keşke yanılsaydım. Ama o belge gösterdi ki, bunların amacı bizim ülkemizle oynamaktır. Kedinin fareyle oynadığı gibi...

Ve bizim içimizde birileri, bizi yönetenlerden bazıları bütün bunları görmezden geliyor, Türkiye'yi Avrupa Birliği'nin kucağına oturtmaya çalışıyordu.

Mesut Bey değil miydi ‘‘Yüreğinde zerre kadar Atatürk sevgisi taşıyanlar, Atatürk'ün önümüze açtığı Avrupa yoluna engel olmasınlar’’ diyen!

Şimdi hepsinin ayakları suya erdi. Gerçekleri görmeye başladılar.

Ortaya bir Katılım Ortaklığı Belgesi çıkarıldı ki, vay anam vay!

Önce işin içine Kıbrıs'ı soktular, sonra da Yunanistan'la aramızdaki Ege sorununu.

Ey bu ülkeyi yönetenler, onlara bu kadar yaltaklandıktan sonra, istediğiniz kadar ağlaşın. Bizim gördüğümüz acı gerçekleri görmek istemediniz ama şimdi başınıza saksı düştü.

* * *

Son rezalet önceki gün patladı.

Avrupa Birliği'nin, PKK'yı muhatap kabul ederek onlara resmi yazı gönderdiği ortaya çıktı.

Adına PKK denilen bu örgüt, bir terör örgütüdür. Türkiye'ye, Doğu ve Güneydoğu'da yaşayan milyonlarca insanımıza 15 yıl boyunca kan kusturmuş, en büyük zararı da fakir fukara Kürt kökenli insanlarımıza vermiştir.

Bu 15 yılın sonunda bilanço ağırdır.

40 bin'e yakın ölü. Sakat kalan, evinden barkından ve köyünden olan, aç ve işsiz kalan yüz binlerce insanımız.

Böyle bir örgüt, Avrupa Birliği'ne mektupla başvurup bazı isteklerde bulunuyor ve Avrupa Birliği, bu kuruluşa 20 Kasım 2000 tarihli resmi yazısıyla yanıt veriyor.

PKK'ya yazılan resmi yazıda Türkiye eleştiriliyor. Yazı ‘‘Derin saygılarımızı lütfen kabul ediniz’’ cümlesiyle sona eriyor.

* * *

Avrupa Birliği bugüne kadar Türkiye'yi çok kez incitti, rencide etti. Ama böylesini hiç görmemiştik.

Dışişleri Bakanı İsmail Cem bunların düzenlediği bir toplantıda saldırıya uğruyor. Saldırganlara giriş kartı veren, bir İtalyan milletvekili.

Şimdi PKK'ya gönderilen bu mektup ortaya çıkıyor.

Bakalım daha neler göreceğiz.

Ama hemen itiraf edelim, kabahatin büyüğü onlarda değil, bizde.

Biz Avrupa Birliği masalının üzerine böyle balıklama atlarsak, böyle alttan alırsak, olacağı işte budur.

Buradan defalarca seslendik... ‘‘Dikkat edelim, bunlara elimizi verirsek kolumuzu alamayız’’ dedik, ama kim takar! Hayal dünyasında yaşayan bazı siyasetçilerimiz bu uyarılara gülüp geçtiler.

Ama hemen ardından Kıbrıs ve Ege gözlerine sokuldu. Son olarak da PKK'ya yazılan ve bir terör örgütünü hiç utanmadan, hiç sıkılmadan muhatap alan mektup!

* * *

Yine özür falan dileyip hadiseyi geçiştirmeye çalışıyorlar. Biz yine yalayıp yutacağız. Bu göstermelik özürlerin tamamı palavra. Her şeyi bilerek yapıyorlar, Türkiye Cumhuriyeti'ni rencide ediyorlar ve sonra da ‘‘Yanlışlık olmuş, özür dileriz’’ diyorlar.

Ama tekrar söylüyorum, kabahatin çoğu onlarda değil, Türkiye'yi yönetmekten aciz, kişiliksiz ve ilkesiz siyaset ve bürokrasi kadrolarında.

Siyaset çökmüş, ekonomi dibe vurmak üzere. Bankalar hortumlanmış, memleketin her ihalesinde avanta ve rüşvet dönmüş, cumhurbaşkanı ile hükümet arasında krizler çıkmış, MİT bile içinden kaynamaya başlamış. Muhalefet derseniz Allahlık. Medya yozlaşmış, satılık meta haline gelmiş. Meclis tıkanmış, yargı tıkanmış, bürokrasi çalışmıyor. Türkiye zayıflamış.

Siz zayıf düştüğünüz sürece hem içeriden, hem de dışarıdan kıskaca alınmaya mahkûmsunuz.

Avrupa işte bu durumu değerlendiriyor. Şu anda Türkiye'nin en büyük düşmanı Avrupa.

Bu terbiyesizlikler, bu küstahlıklar o yüzden oluyor.

Şimdi şu soru önem kazanıyor. Lütfen üzerinde düşünelim:

Bu Avrupa Birliği, örneğin Almanya'da Nazi örgütlerine, Fransa'da Korsika Adası'nın, İspanya'da BASK bölgesinin ve İngiltere'de Kuzey İrlanda'nın bağımsızlığı için uğraş veren örgütleri muhatap kabul edip böyle resmi bir yazı gönderebilir mi?

Elbette gönderemez. Kıyamet kopar. Ama Türkiye olunca iş değişir.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI