Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emin Çölaşan: Bir komedi oynanıyor ki!..

Emin ÇÖLAŞAN

BAY Erbakan şimdi kendini kurtarma derdine düştü. 4 aylık hapis cezası birkaç ay sonraya ertelendi. Şimdi ağlaşıyor, kendine yakın olan ‘‘bir kısım medya’’ ile düzenlediği toplantılarda şecaat arz ediyor.

Bingöl'de yaptığı o konuşmanın kasetleri montajmış!

Ama bir gün olsun ‘‘Yalandır, ben o sözleri söylemedim’’, ya da ‘‘O sözlerde suç yoktur’’ diyemiyor. Gitmiş orada insanları tahrik etmiş, yargılanmış, cezası kesinleşmiş ama içeri girmekten korkuyor.

Ben onu daha yürekli adam zannederdim.

Bizim medyada bazıları da ‘‘Olur mu kardeşim, koskoca Erbakan hapse atılır mı’’ teranesiyle devam edip gidiyor.

Kendine yakın gördüğü gazetecilerle yaptığı toplantıda amacına ulaşamadı. O gazeteciler bile kendisini eleştirmek zorunda kaldılar.

Anlaşılan, Hocaefendi giderek tükeniyor.

Dün Ertuğrul Özkök çok güzel yazmıştı. ‘‘Ben o toplantıda olsam önce bir bira isterdim’’ diyordu.

Doğrudur. Kendi çıkarları söz konusu olunca her gün ‘‘İnsan hakları, demokrasi, hukuk, düşünce özgürlüğü’’ nutukları atan bu tipler, kendi belediyelerine ait yerlerde içki sattırmazlar. Kendi hayat biçimleri dışında yaşayanlara asla saygı göstermezler. Ama adayları, seçim öncesinde şirin görünmek için meyhanelere, pavyonlara girip oy ister!

Onlar için her şey bir nalıncı keseridir. Hep kendilerine yontarlar. Çıkarları gerektirdiği sürece!

Şimdi iş o boyuta vardı ki, Hocaefendi içeri girmesin diye, hüküm giydiği Türk Ceza Yasası'nın 312. maddesini kaldırmaya ya da değiştirip etkisiz duruma getirmeye kalkışıyorlar. O maddeyi özetliyorum:

‘‘Kanunun suç saydığı bir fiili açıkça öven veya iyi gördüğünü söyleyen veya halkı kanuna itaatsizliğe tahrik eden kimse 6 aydan 2 yıla kadar hapis alır.

Halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik eden kimse, 1 yıldan 3 yıla kadar hapis alır. Bu tahrik kamunun emniyeti için tehlikeli olabilecek şekilde yapıldığı takdirde caza üçte birden yarıya kadar artırılır.’’

Evet, bu maddeyi de kaldırtıp tamamen ‘‘özgür’’ olmanın peşindeler. Bu maddenin nesi, nasıl kaldırılır?

Başkası kalmadı beyler, siz sonra Türkiye Cumhuriyeti'ni şeriatçıların ve bölücülerin saldırısından nasıl koruyacaksınız? Hangi yasa maddeleriyle?

Şimdi her gün ‘‘hukuktan’’ dem vuran din tüccarları, Anayasa'nın 24. maddesini de görmezden gelirler:

‘‘...Kimse devletin sosyal, ekonomik, siyasi ve hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.’’

Bunların din tüccarlığını en başta Anayasa yasaklıyor. Ama ‘‘Hukuk’’ kavramı o zaman akıllarına gelmiyor!.. Çünkü işlerine gelmiyor.

Yazık bu Türkiye'ye ki, bunların oyununa gelen bazı iktidar ortağı partiler bile bu oyuna düşüyor. Bunların niçin çırpındıklarını, nalıncı keserini ellerine alıp nasıl oyun oynadıklarını, neyi amaçladıklarını bile düşünemiyorlar.

DSP'li Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk abimiz bile bunların yarattığı baskıya alet olup izlerinden gidiyor. Adeta bir Fazilet'li bakan!

Bir şeye daha dikkat ediyorum: Hükümet ortaklarından ANAP bu 312. maddenin değiştirilmesi konusunda istekli. Şu veya bu biçimde kıvırtacağını yakında göreceğiz. MHP karşı çıkıyor, doğruyu yapıyor.

Ama DSP'den ses yok. 312 konusunda ortaya bir tavır koyamıyorlar. Vah yazık bu DSP'ye.

Yapmayın, etmeyin beyler! Bir ülkede demokrasi böyle gıdım gıdım elden çıkar. Rejim böyle atraksiyonlarla çökertilir. ‘‘Hukuk’’ diye diye, bir bakarsınız ki hukuk onların eline geçmiş ve bu güzelim ülke İran, Afganistan, Suudi Arabistan olmuş.

Bu kafaların egemen olduğu hangi ülkede ‘‘insan hakları, ifade özgürlüğü, demokrasi, hukuk’’ var? Bir tek örnek göstersenize.

Biz nasıl bu kadar vurdumduymaz olduk? Belli tehlikeleri nasıl umursamıyoruz?

O Necmettin Hocaefendi değil miydi yakın geçmişte ‘‘Kanlı mı geleceğiz kansız mı’’ diyen?

Şimdi 4 ay içeri girecek diye eli ayağı tutuştu. Topladığı gazetecilere de ‘‘Siz demokrat gazeteciler birliği kurun’’ diye nasihat veriyor. Devamı şöyle olacak da, onu söylemiyor: ‘‘Benim için çalışın.’’

Emriniz olur beyefendi. Bu kavramlar sizin dilinize kadar düştüğüne göre, neden olmasın!

AÇIKLAMA

Hizbullah davasından yargılanan Arsa Ofisi görevlisi Yaşar Gültekin'in avukatından gelen açıklamayı özetliyorum:

‘‘Her ne kadar yazınızda müvekkilimin yargılanmasının devam ettiğini belirtmişseniz de, Hizbullah içinde olduğu ve korunduğu şeklinde vurgulamalar yapmışsınız. DGM, müvekkilimin Hizbullah içinde yer alıp almadığını araştırmaktadır.

Disiplin Kurulu DMK dairesinde toplanmış ve kararını vermiştir. Henüz suçu sabit olmamış bir memuru memuriyetten çıkarmayıp açığa almaları hukukidir.

Açığa alınan tüm memurlar için uygulanan DMK'yı müvekkilim için yapılan özel bir davranış gibi sunmuşsunuz. Açığa alınan bütün memurlar işe gitmezler ve maaşlarının üçte ikisini alırlar.’’

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI