Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emin Çölaşan: Bir Ahmet Özal belgesi!

Emin ÇÖLAŞAN

Ahmet Özal, şu anda Malatya bağımsız milletvekili. O şimdi milletimizi temsil ediyor (!) ama hakkındaki yolsuzluk dosyaları bir türlü bitmek bilmiyor. Ahmet uçan kuşa, hele hele devlete milyonlarca dolar borç takmış durumda.

Bugün size ilginç bir olayı belgelerden aktaracağım ve daha sonra Ahmet'e birkaç soru sorup yanıtını bekleyeceğim.

Elimde Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin Esas 1997/16768, Karar 1997/18477 sayılı kararı var. Ahmet, devletin bir kurumu olan Emlakbank'a milyonlarca dolar borç takmış ve borcunu ödememiştir.

Bu nedenle İstanbul 7. İcra Ceza Mahkemesi'nde yargılanıyor ve beraat ediyor!

Evet efendim, beraat ediyor!

Bu paraları devlet bankasından bol kepçe edindiği dönem, babasının dönemidir.

* * *

Önce Yargıtay kararını özetliyorum:

‘‘Borçlu sanık (Ahmet Özal'ın) taahhüde dayandırdığı protokolde (Emlakbank'a) ana borcun 6 milyon 608 bin dolar olduğu, borcun (falanca tarihlerde) ödeneceğinin taahhüt edildiği saptandığı, buna rağmen taahhüdün yerine getirilmediği anlaşıldığı halde sanığın mahkûmiyeti yerine beraatine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Hükmün bozulmasına oybirliği ile karar verildi.’’

Yargıtay bozma kararı veriyor. Dosya yeniden, Ahmet'i aklayan İstanbul 7. İcra Ceza Mahkemesi'ne gönderiliyor.

Aynı mahkeme bu kez eski kararında direnmiyor ve Yargıtay kararına uyuyor.

Bu kez Ahmet'e bir ay hafif para cezası veriyor.

Sevgili okuyucularım, Türkiye'deki cezaların komikliğine bakın! Devlet bankasına 6,6 milyon dolar borç takacaksınız, parayı ödemeyeceksiniz ve karşılığı bir ay hafif hapis!

Neyse, Ahmet Özal bu mahkeme kararını temyiz ediyor ve dosya yeniden Yargıtay'a geliyor.

Fakat Yargıtay karar vermeden önce, bu kez Ahmet Özal temyiz dilekçesini geri çekiyor. Böylece hüküm kesinleşmiş oluyor.

Peki ama Ahmet bunu niçin yapıyor? Bir ay hapis almış, kararı temyiz etmiş ve hemen ardından temyiz başvurusundan vazgeçmiş!

Mahkemenin verdiği bu kararı Yargıtay 8. Ceza Dairesi büyük olasılıkla onayacaktı. Ahmet borcunu bu onamadan sonra ödese bile, hapis cezasının yarısını çekecekti.

Oysa Yargıtay kararından önce öderse, hapis cezasından kurtuluyordu.

* * *

Doğrusunu isterseniz hadisenin gerisini bilmiyorum! Alacaklı Emlakbank'tan bir yanıt alamadım. Ahmet'i hiç aramadım. Bu durumda sorularımı buradan ve kamuoyu önünde sormaya karar verdim:

1- Ahmet bu konuda ne yaptı? Bankaya yeni bir taahhüt mü verdi, yoksa borcunu ödedi mi?

2- Ya da kesinleşen mahkûmiyet kararını, dokunulmazlığı nedeniyle ileri bir tarihe mi erteletmeye çalışıyor?

Şimdi bu konuda Emlakbank ve Ahmet Özal'a bir kez daha soruyorum:

Bu para Ahmet'e ne zaman verildi? Ödendiyse, ne zaman ödendi? Ödenmediyse, borç şu anda faiziyle birlikte ne kadara ulaştı?

Türkçesi, bu para ne oldu?

* * *

Sevgili okuyucularım, işin neresinden baksanız fiyasko! Adam devletin bankasına milyonlarca dolar borç takıyor ve bir İstanbul mahkemesi onu aklıyor!

Bu nasıl bir yargı kararıdır? Bu nasıl adalettir?

Devletin bankası olan Emlakbank, Ahmet'in neyine güvenip böylesine büyük borç veriyor?

Sadece Emlakbank değil, Ahmet babasının döneminde örneğin Halkbank gibi devlet bankalarından da büyük dolar kredileri almayı başardı ve onları da geri ödemedi.

Bir gariban vatandaş bu bankalardan örneğin 4 milyar liralık taşıt veya konut kredisi alsa, binbir formalitesi vardır. Borcunuzu ödemeden malınıza sahip olamazsınız. Ya da önceden ipotek koydukları malınıza mülkünüze haciz yağar.

Ahmet ve benzerlerinin ne ayrıcalığı var?

* * *

Türkiye'de zaman zaman ‘‘Ah Turgut Özal, sen bu memlekete ne büyük hizmetler vermiştin’’ gibi laflar duyarız.

Turgut Özal döneminde memlekete verilen en büyük hizmet, o aile ve yakınlarının kalkınmasıdır!

Hanedan bir anda köşeyi dönmüştür.

Köşe dönmek bir yana, paraları götüren en büyük oğlan şimdi ‘‘milletin vekili’’ olmayı başarmıştır ve Meclis'te bizi temsil etmektedir. Vay vay vay!

Turgut Özal 1983 yılında ANAP'ı kurmuş, seçimlere giriyordu. Mal varlığını açıkladı. Hemen hiçbir şeyi yoktu. ‘‘Ben ortadirek temsilcisiyim’’ diyordu!

Aradan birkaç yıl geçti ve aile tam kadro malı götürdü.

Neyse, konuyu dağıtmak istemiyorum ve yukarıdaki soruları gerek Emlakbank ve gerekse Ahmet Özal'a bir kez daha soruyorum...

Ve zahmet olmayacaksa, en kısa zamanda yanıt bekliyorum.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI