Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emin Çölaşan: Açıklamalar






Emin ÇÖLAŞAN

Pazar günkü yazımda dört konuya değinmiştim. İstanbul'da Mithat Paşa, Enver Paşa, Talat Paşa ve diğer şehitlerin yattığı Abide-i Hürriyet tepesi ayyaşların ve tinercilerin yeri olmuştu. Ankara'da Güvenpark ve içindeki anıtları pislik götürüyordu. Burası iğrenç bir yere dönüşmüştü.

Kültür Bakanı İstemihan Talay'ın oğlu Murat Talay, Teşvikiye Camii'nin muvakkıthanesini dondurmacı olarak kullanıyordu. Kültür Bakanlığı, Phaselis SİT alanında kaçak inşaat yaptırıyordu.

Konuyla ilgili olarak Kültür Bakanı İstemihan Talay'dan gelen açıklama aynen şöyle:

‘‘1 Temmuz 2001 tarihli yazınızla ilgili olarak, sütununuzda fazla yer işgal etmeyecek şekilde bazı bilgiler vermek zorunluğu doğmuştur.

1- İstanbul'daki Abide-i Hürriyet ve Ankara'daki Güvenpark anıtları, Kültür Bakanlığı'nın görev alanı içinde değildir. Ancak bu uyarıcı yazınızdan sonra ilgili kurumların sahip çıkmaması durumu devam ederse, Kültür Bakanlığı gereğini yapmaya hazırdır.

2- Muvakkıthane, sizin de belirttiğiniz gibi daha önce Vakıflar tarafından başka işler için kiraya verilmişti. Duvar yıkma ve binanın kullanımıyla ilgili tutanaklar (İstemihan Talay'ın oğlu) Murat'ın dükkanı kiraladığı tarihten önceye ait bulunmaktadır. Dolayısıyla, Murat'ın Vakıflar tarafından şikayet edilmesi veya savcılığa verilmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Tarihi yapıların çeşitli fonksiyonlarla kullanılabilmesine ilişkin kararlar ise kurullarca her zaman alınabilmektedir.

3- Phaselis çok önemli bir ören yeridir. Güvenlik ve denetim sorunları vardır. Çevreye zarar vermeyecek şekilde, tuvaletlerin üzerinde yapılan çatı onarımı sırasında bekçilerin kalabileceği bir mekan kazanılmıştır. Bu ören yerinin giriş çıkışının güvenlik ve denetim altında olması kaçak girişleri önleyerek Bakanlık döner sermayesinin kazanç elde etmesini sağlayacaktır. Sanıyorum bazı kişilerin parasız kullanım imkánı ortadan kalkacağı için bu konu ‘‘tarihi korumak’’ gibi ulvi bir duygu arkasına saklanarak size ulaştırılmıştır. Ama gerçek, benim size sunduğum gibidir...

Tarihsel duyarlığı ve kültüre saygıyı öngören uyarılarınıza teşekkür eder, saygılar sunarım.’’

***

İstanbul'da Hürriyet Abidesi, Ankara'da Güvenpark, bu kentlerin büyükşehir belediyelerinin sorumluluk alanı. Her iki yer de, utanç verici bir görünümde. Fazilet'li belediyelerin bu gibi konulara duyarlık göstermesi elbette mümkün değil. Onlar geçmişimizle, şehitlerimizle, cumhuriyetle ilgilenmez. Ama birilerinin bu rezalete engel olması gerekiyor.

İstemihan Talay'ın oğlu Murat Talay, Teşvikiye Camii'nde dondurmacı dükkánı işletiyor. Camide bulunan bir tarihi eserin, muvakkıthanenin duvarları birileri tarafından yıkılıp dükkán yapılıyor ve burası Murat Talay'la ortaklarına kiralanıyor. Kültür Bakanlığı'na bağlı kurullar da, Murat Talay açısından gelecekte bir sorun çıkmasın diye burasını birinci derece tarihi eserden ikinci dereceye indiriyor!

Bu durum yakışıksızdır. Konu hukuka uygun bile olsa, vicdanlara ve ahlak ölçülerine ters düşmektedir. Ben İstemihan Talay'ın yerinde olsam, oğlumu buradan derhal çıkarırım.

Phaselis'teki Kültür Bakanlığı eliyle kaçak yapılaşma doğru. Talay da doğruluyor ama ‘‘güvenlik nedeniyle’’ diyor. Kaçak yapının parası da, oradaki tarihi su kemerlerinin onarımı için gönderilen paradan karşılanıyor.

Bir şey daha belirteyim, pazar günkü yazımdan sonra Kültür Bakanlığı'ndan, şimdiki ve geçmişteki üst düzey bürokratlardan çok sayıda telefon geldi. Bu bakanlıkta yıllardan beri pek çok yanlış yapıldığı ortaya çıkıyor. Bu yanlışlar Cumhurbaşkanı ve Ecevit dahil bütün makamlara belgelerle aktarılmış ama ses gelmemiş.

***

Hürriyet Abidesi ve buradaki şehitlik rezaleti için Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül dün bir açıklama gönderdi:

‘‘Yazınızı okudum. Duyarlığınız için teşekkür ederim. Bu, etkili bir köşe yazarının yazdığı bir uyarı yazısından sonra durumu kurtarmaya çalışan teşekkür değildir. Bu teşekkür, hiç ummadığımız bir anda gelen bir desteğin sevincidir.

Daha göreve yeni geldiğimiz günlerde hazırladığımız projeler içerisinde Hürriyet Abidesi ve çevresi de yer almaktadır.

Burası İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne aittir.

Şimdi anıtın belediyemize devri için sözlü ve yazılı talebimiz var. Gerekli yazışmalar yapılıyor. Sonuç aldığımızda bakım ve onarım çalışmalarını başlatarak o alanı halkımıza açacağız. Yazınız, bu hizmetin yerine getirilmesi açısından çok büyük bir katkı oldu.’’

Şimdi bakınız, yazımda İstanbul ve Ankara'nın göbeğindeki bir kepazeliği sergiliyorum... Ve aradan 1,5 gün geçmiş olmasına karşın, bu iki kentin büyükşehir belediyelerinden tık yok!

Hürriyet Abidesi ve çevresi İstanbul, Güvenpark Ankara Büyükşehir'e bağlı. İşlerine gelen yerlere trilyonları gömerken, işlerine gelmediği için oralara el atmıyorlar.

İki büyük kentimiz, işte bu faziletli ve erdemli kafalar tarafından yönetiliyor! MGK toplantılarında ‘‘irtica’’ konuşmaya devam etsinler. Daha çoook konuşurlar!

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI