Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Emekliye eziyet rastlantı değil

Enis BERBEROĞLU

Maliye Bakanı Zekeriya Temizel, memur ve emeklilerin bayram arifesinde çektikleri maaş çilesi yüzünden uğradığı eleştirileri yanıtladı.

Temizel, ‘‘Milyonlarca kişinin maaşı aynı günde ödeniyor. ABD'de olsaydı, aynı problem yaşanırdı'' diye savunma yaptı.

Bakan Temizel'in uzun bir bürokrasi geçmişi vardır. İçinden geldiği memur kesimine garezi olduğunu düşünmek abestir. Ama yine de ABD örneğini vermesi gayet büyük talihsizliktir.

* * *

Doğrudur, ABD'de bayram öncesi Türkiye'de yaşanana benzer rezillik olmaz. Ama farklı nedenlerle...

Çünkü öncelikle iki ekonominin ödeme kalıpları farklıdır. Türk ekonomisinde nakit kaçınılmazdır, ABD ekonomisinde nakitten kaçılır.

Daha basit anlatalım...Türkiye'de memur veya emekli, örneğin kirasını yatırabilmek için önce bankadan maaşını çekmek, ardından ev sahibinin bankasına koşmak zorundadır. Oysa aynı örneği ABD'den versek, kirasını otomatik ödeme emriyle halleden aynı memur/emekli banka şubesini kalabalık görürse, zorunlu işlerini tamamladığı için işlem yapmaktan vazgeçecektir.

Madem işe bankalardan başladık, gelin devam edelim.

Her akşam TV ekranlarında pembe dizileri kıskandıran uzunlukta reklam filmleriyle kafa ütüleyen bankalardan kaç tanesinin memur veya emekliye dönük hizmeti var? Meşhur ek hesaplarından memur ve emekliler de yararlansa, sabahın köründe banka kuyruğunda ölümler yaşanır mı hiç...

Haydi (patronu tarafından soyulup devlete geçene kadar) özel dediğimiz bankaları geçtik, kamu bankaları sadece torpilli müteahhitlerle, hayali ihracatçıları zengin etmek için mi var?

Onlar bu tür hizmetleri başlatamaz mı?

* * *

Türkiye ve ABD arasındaki ikinci önemli fark paranın getirisidir. Yıllar önce bir haber okumuştuk. Uzun yıllar tek tek cent (kuruş) toplayan bir Amerikalı sonunda dolar milyoneri olmuştu. Haydi sıkıysa bizim ekonomiyi ABD'ye göre daha dinamik bulan mütefekkirler aynısını denesin...Bizden izin, madeni para değil beş milyon liralık banknot toplasınlar, bakalım on yıl sonra tuvalet kağıdı niyetine olsun kullanabilecekler mi...

Türkiye'de enflasyon canavarı parayla beslenir...O yüzden zengini de, yoksulu da, memur veya emeklisi de hemen parasına kavuşmaya çalışır.

Hem devlet, hem bankalar, özetle ekonominin tüm kurumları zaten parası olanlara bu hizmetleri vermek için yarışıyor...Paraya zorunlu ihtiyaçlar için ulaşmaya çalışanlara ise engel çıkartılıyor...

Bu eziyet rastlantı mı, hayır kesinlikle değil. Merkez sağın ‘‘Parası olmayan bizden değildir'' mantığının eseri...DSP'li bir bakan bu mantığın sözcüsü olmamalıydı...



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI