"Noyan Doğan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Noyan Doğan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Noyan Doğan

Emeklilerimizin hali ve Yaşlılık Geçim Endeksi

EMEKLİLERİN harcamalarının büyük bölümünü, temel gereksinimler oluşturuyor...

Eğlence, seyahat gibi emeklilikte yapılması planlanan faaliyetlere ise son derece az bir kaynak ayrılıyor.”

Bu tespit, Yapı Kredi Emeklilik’in, yaptırdığı kamuoyu araştırmasından çıkan sonuç. Gelin isterseniz önce, araştırmanın sonuçlarına birlikte bakalım. Sonra da neden böyle bir kamuoyu yoklaması yapılmış, ona değinelim.

Yapı Kredi Emeklilik tarafından; 10 ilde, 55 yaş üstü, 843 kişiyle yüzyüze görüşülerek yapılan, “Yaşlılık Geçim Endeksi” araştırmasının sonuçları ilginç olduğu kadar, Türkiye’nin acı gerçeklerini de yansıtıyor. Araştırmadan dikkat çeken noktaları madde madde sizlerle paylaşayım:

Emeklilerin yarısından fazlası emeklilik döneminde geçinmek için çalışma ihtiyacı duyuyor.  Yüzde 30’u çalışmaya devam ederken, yüzde 12’si ise iş arıyor. Çalışmayan emeklilerin bir kısmı da çocuklarından destek alıyor.

Türkiye’de emekliler, ortalama aylık bin 300 liraya yakın gelirle geçiniyor. Ancak 2 bin 100 liraya yakın gelire ihtiyaç duyuyor.

Emekli olduktan sonra tam ya da yarı zamanlı çalışmaya devam edenlerin aylık ortalama geliri bin 610 TL. Bu gelirin, 672 lirası emekli maaşından, 762 lirası halen çalıştığı işyerinden aldığı aylık maaştan ve 668 lirası da eşinin emekli maaşından oluşuyor.

İdeal emeklilik yaşı

Emekli olduktan sonra çalışan ve çalışmayan kişiler arasında iki önemli fark göze çarpıyor. Çalışmayan emekliler arasında çocuklarından destek alanların sayısı, çalışan emeklilere göre daha fazla. Dolayısıyla bu gruptaki emeklilerin çalışmamalarının nedeni, ihtiyaçlarını başka kaynaklardan karşılıyor olmaları.

Araştırma için görüşülen kişilerin 5’te 1’i çalışma hayatına 16 yaşında başlamış ve emekli olabilmek için de ortalama 31 yıl sigorta primi ödeyerek çalışmışlar.

İdeal emeklilik yaşının ise kadınlar için 51, erkekler için 58 olduğu düşünülüyor.

Emeklilerin aylık harcamalarının büyük bölümünü gıda, ısınma, elektrik, su gibi temel ihtiyaçlar oluşturuyor. Emeklilerin sadece yüzde 18’i tatil, yüzde 9’u da sinema, tiyatro gibi etkinlikler için harcama yapabiliyor. Emeklilerin yüzde 28’inin borç ya da kredi ödemesi bulunuyor.

Araştırma için görüşülen kişilerin yüzde 80’i yaptıkları yatırım ya da birikimi yeterli görmüyor.

Emekliler için en çok tercih edilen yatırım biçimi ise gayrimenkul.

Görüşülen kişilerin yüzde 90’ı, şu andaki gelirleri ile herhangi bir tasarruf yapamıyor.

Kişilere gençlik dönemlerine geri dönebilseler, yaşlılık yıllarına hazırlanmak için ne yapacakları sorulduğunda ise, yüzde 60’ı gayrimenkul edineceklerini, yüzde 41’i bankada para biriktireceğini, yüzde 13’ü de altın alacağını söylüyor.

Evet, Yapı Kredi Emeklilik’in yaptırdığı araştırmanın ana hatları böyle. Şimdi diyeceksiniz ki, neden böyle bir kamuoyu yoklamasına ihtiyaç duyulmuş. Aslında nedeni basit. Tamamen bireysel emeklilik sistemini, daha açık bir anlatımla; gelecek ve daha iyi bir emeklilik için genç yaştan itibaren tasarruf yapılması gerektiğini anlatmak.

Şu bir gerçek ki, aktif çalışma hayatı içinde, büyük bir çoğunluk emeklilik dönemini düşünmüyor. Düşünmeye başlandığında da iş işten geçmiş oluyor. Araştırma sonucu da bunu ortaya koyuyor.

Bunu şöyle de anlatabilirim... 55-60 yaşlarından sonra her ne ad altında olursa olsun yapılacak tasarruf bir şey ifade etmiyor. Ancak 30’ların başından itibaren, yaşlılık dönemi düşünülerek, -bu da bütçeyi sarsmadan, küçük küçük ve uzun vadeli olmak kaydıyla- yapılacak tasarruf emeklilik dönemi açısından büyük önem taşıyor.

Bunu da sağlamanın tek yolu emeklilik sigortaları. Ya da şu anki adıyla bireysel emeklilik sistemi.

Son olarak şunu de belirteyim. Yapılan araştırmada dikkatimi çeken bir nokta oldu. O da; halen bizim ülkemizde tasarruf aracı olarak gayrimenkulun öncelik taşıması. Oysa, Avrupa ve Amerika’da tasarruf deyince ilk akla emekliliğe yönelik sigorta ürünleri geliyor. Hal böyle olunca da Türkiye’de çoğunluk, aktif çalışma hayatında emekliliğini ya da başka bir deyişle geçireceği rahat emekliliği fazla düşünmüyor.

Ve sonuçta Türkiye’nin bugünkü acı gerçeği ortaya çıkıyor. Emeklilerin büyük bir kısmı çalışmak zorunda... Çalışmayanların büyük bir kısmı da mutlaka destek alarak gereksinimlerini karşılıyor.

X