Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Emekli Koramiral Sağdıç: Yurt Atayün tanık olarak dinlensin

    İSTANBUL DHA
    18.09.2014 - 15:31 | Son Güncelleme: 18.09.2014 - 15:33

    TMK 10. madde ile yetkili mahkemeler ile eski özel yetkili mahkemelerin kaldırılması üzerine İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nden Kartal'daki İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen Poyrazköy davasının yeni mahkemesindeki ilk duruşmasında talepler alındı.

    YURT ATAYÜN TANIK OLARAK DİNLENSİN TALEBİ
    Tutuksuz sanıklardan emekli Koramiral Kadir Sağdıç, "Dosyadaki dijital belgeler uzun tutukluluklara neden oldu. Bilişimci olmamalarına rağmen soruşturma aşamasında dijital kayıtlarıyla ilgili rapor hazırlayan ve emniyet mensubu olan İsa Akyüz ile Bekir Peker'in tanık olarak dinlenmelerini talep ediyoruz. Bu raporları tanzim edenler, Yurt Atayün başta olmak üzere tutanakları ve tensip zabıtlarını hazırlayanların da tanık olarak dinlenmelerini istiyoruz. 5 Nolu hardiskinde düzmece bir şekilde hazırlandığı belli. Bütün bu davalarda yargılananların beraatlerini ve bu düzmece belgeleri tanzim edenler hakkında kamu davası açılmasını istiyorum" dedi.

    "ALDIĞIM RÜTBEYE NASIL SEVİNECEĞİM?"
    Tutuksuz sanık Albay Metin Fidan, "Ben asker adamım. Binbaşıyken bu işin içine atıldım. Hakim karşısında biz çıkarız aslanlar gibi ifade veririz bu iddialar çöker dedik. Savunmalarımızı kısalttık, tutuklu arkadaşlar var diye. Tutuklu bulunan arkadaşlardan dolayı elimize mikrofonu almak istemedik ve hep sustuk. 4.5 yıl sonra mikrofonu elime aldım. Bu sene 30 Ağustos'ta albay oldum, rütbe aldım. Dava sonuçlanıncaya kadar bu pırıl pırıl subaylar rütbe alamayacak. Ben aldığım rütbeye nasıl sevineceğim? Rüya gibi geliyor çok şanslıyım ancak her rütbemi taktığımda utandım. 6 yıldır teğmen olan arkadaşlar var. Genç teğmenlerimizi içeri attılar. Bizim ideallerimiz var. Bu gencecik teğmenlerle, hepsiyle bu mahkemede tanıştım. Yeşil pasaportum varken kaçma imkanım varken kaçmadım. Hayatımda hiç yurtdışına çıkmadım. Böyle bir hevesimde yok ama bir subay olarak, şerefli bir subay olarak yurtdışı çıkış yasağımın kaldırılmamasını anlamıyorum. Adalete inanmak, güvenmek istiyorum. Sizlere inanmak, güvenmek istiyorum" diye konuştu.

    "BİZE BU KOMPLOYU KURANLAR GERÇEK ÇETECİLERDİR"
    Tutuksuz sanık Albay Hüseyin Hançer, "Hakkımda 2 kez ağırlaştırılmış müebbet isteniyor. Ben deniz subayıyım. Ben yalandan anlamam. Terörist yada çeteci hiç değilim. Bize bu komployu kuranlar gerçek çetecilerdir. Suçlamaları kabul etmiyorum, beraatımı talep ediyorum" şeklinde konuştu.

    YAZDIĞI KİTAPLARI HEYETE SUNDU
    Tutuksuz sanıklardan kurmay Albay Ali Türkşen de cezaevinde neler yaşadığını anlattığı 2 kitabını mahkemeye heyetine sunarak, "Neler yaşadığımızı öğrenin. Ben artık buralara gelip gitmek istemiyorum. Biz artık beraat etmek istiyoruz. Bizim ne çektiğimizi anlamak istiyorsanız. Biz 3,5 hapislikte neler çektik bu kitaplarda var. 2010 yılı Nisan ayında 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nin karşısına çıktığım gibi geldim üzerimde takım elbise vardı. Son duruşmada üzerimde kot pantolon ve tişört vardı. Bizi bu duruma getiren yargılamaya yapan 12. Ağır Ceza Mahkemesi'dir. 25 Aralık operasyonlarından sonra daha önce isimlerini zikrettiğimiz emniyet mensuplarının hepsi şimdi hapiste. Kazım Aksoy'un buraya getirilerek tanık olarak dinlenmesini istiyorum" diye konuştu.

    YARGILAMA SÜRESİNCE 7 CENAZE...
    Tutuksuz sanık Yarbay İbrahim Levent Olcaner ise yargılama sırasında babasını, kardeşini kaybettiğini toplam 7 cenazelerinin olduğunu belirterek, yargılamanın bir an önce bitmesini ve celselerin daha kısa aralıklarla yapılmasını istedi.
    Söz verilen diğer tutuksuz sanıklar da yurtdışına çıkış yasaklarının kaldırılmalarını ve beraatlerini talep etti. Sanıklardan sonra söz alan sanık avukatları da davayla ilgili delillerin toplanmasını ve sanıkların yurtdışına çıkış yasaklarının kaldırılmasını talep etti. Mahkeme ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı