Gündem Haberleri

    Emekçinin vazgeçilmez (!) ağaları

    Hürriyet Haber
    21.12.2001 - 00:00 | Son Güncelleme:

    TÜRKİYE'de ‘‘ağalık’’ kavramı giderek yok oluyor. Örneğin, Doğu ve Güneydoğu'daki ağaların etkinliği her geçen gün biraz daha azalıyor. Ama ağalık başka yerlere, özellikle bazı sivil toplum kuruluşlarına ve sendikalara yayılıyor. Bunların yıllardan beri değişmez, değiştirilmesi asla mümkün olmayan genel başkanları ve yönetim kadroları karşımıza çıkıyor. Toplum bunların henüz farkında değil. Bu kadrolar, krallar gibi yaşıyor. Ellerinde trilyonlar değil, katrilyonlar var. Başında oldukları kuruluşlardan bir bölümü, neredeyse devletten daha zengin. Ama işin daha da vahim boyutu, makam koltuğuna bir oturan, bir daha kalkmıyor. İlgili kurullar, şube yönetimleri ve delegeler ayarlanıyor, iş bitiyor.Bunu özellikle Türk İş'e bağlı sendikalarda somut bir biçimde görüyoruz. Türk İş sendika ağalarıyla dolu. İşçilerin parasıyla görkemli bir yaşam sürüyorlar. İşte size birkaç örnek: Mustafa Başoğlu tam 41 yıldan bu yana Sağlık İş Sendikası Başkanı. Gerici kesimle tam bir işbirliği içerisinde olan bu kişi, sağlık işçileriyle ilgili olarak acaba ne yapıyor? Mustafa Özbek tam 30 yıldan bu yana Metal İş Sendikası Başkanı. Tamer Eralan tam 21 yıldan bu yana Çimse İş Sendikası Başkanı. Bayram Meral tam 19 yıldan bu yana Yol İş Sendikası Başkanı. Aynı zamanda uzun yıllardır Türk İş Başkanlığı yapıyor. Yener Kaya tam 28 yıldan bu yana Deri İş Sendikası Başkanı.İbrahim Yalçınoğlu tam 36 yıldan bu yana Teksif Sendikası mali işler başkanı.* * *Böyle yüzlerce isim saymak mümkün. Şu tabloya bakınız, olacak şey değildir. Bunlar makamlarına, koltuklarına öyle bir yapışmış ki, kerpetenle bile oynatamazsınız.Bunlar işçinin sırtından korkunç maaşlar alırlar. Makamları muhteşemdir. Danışman kadroları, görkemli büroları eşsizdir. Astronomik rakamlara ulaşan maaşlarını hiç kimse bilmez. Bu paralar, sömürülen emekçilerin ödediği aidatlardan oluşur. Bunlar ayrıca otel, restoran, gazino, sosyal tesis işletmeciliği yaparlar. Görkemli binalar dikmişlerdir, plazalarda yaşarlar. Altlarında son model siyah makam arabaları vardır. Sendika genel kurul toplantılarında bunlara karşı çıkan delegeler zaten azınlıktadır ve susturulmaları çok kolaydır. Delegelerin büyük çoğunluğu önceden ayarlanmıştır ve bu düzen sürüp gider.Kişisel olarak Türkiye'de hiçbir etkinlikleri, ağırlıkları yoktur. Sadece unvanlarını ve makamlarını kullanarak arada bir çıkış yaparlar, gösteri düzenlerler.Ama dikkat ediniz, hiçbir şeyi değiştiremezler.Bu yazdıklarım sadece sendikalar için değil, diğer sivil toplum kuruluşları için de büyük ölçüde geçerlidir... Çünkü böyle kuruluşların başında olmak, yönetici kadrolara önemli ayrıcalıklar sağlar. Koltuğa çöken, işin tadını bir kez alınca bir daha bırakmak istemez. Basında yer bulurlar, demeç verirler, toplantılara katılırlar, isimleri duyulur, bol para harcarlar. Gariban işçi bu ağaların ne yaptığını, kendi parasıyla nasıl lüks içinde yaşadığını bilmez ve düşünmez. Bilse ve düşünse de, yapacağı bir şey yoktur... Çünkü karşı taraf örgütlüdür. Bu durum sadece işçiler için geçerli değildir.Esnaf, şoför, sanayici, işveren, tüccar, hepsinin bağlı olduğu kuruluşlar, odalar vardır. Aidatlar, yasa gereği buralara tıkır tıkır yatırılır. Ağaların elinde korkunç paralar birikir. Bu korkunç gelir kaynakları denetlenmez. Hiç kimse hesabını sormaz. Dünyanın neresinde görülmüştür bir sendika, ya da sivil toplum kuruluşu başkanının 41 yıl, 27 yıl, 15 yıl işbaşında kalıp krallar gibi yaşaması ve sefa sürmesi!Bu kuruluşların gelir ve giderlerini kim nasıl denetler? Başta bulunanların aldıkları maaş ve yan ödemeler nedir, ne kadardır? Bu paralar toplumdan niçin ve hangi gerekçeyle gizlenir?Bu soruların yanıtları açıklandığı anda, inanın ki milyonlarca insanın dudakları uçuklayacaktır.* * *Türk toplumu artık uyumaktan vazgeçip bu ağalık sistemini iyice irdelemek zorunda. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir şey olamaz. Lütfen uyanalım, bunlara sorular soralım.Maaşlarını, makam arabalarını, harcamalarını, içinde yaşadıkları görkemli ortamda sürdükleri saltanatı, lüks plazaları ve işçinin, esnafın, tüccarın paralarının kimlere nasıl gittiğini! Bu konuların üzerine bir gidilse, ortaya irili ufaklı ne hortumlar, daha neler neler çıkacak.Ama kim gidecek, kim?
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı