"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Eleştiri ve denemenin başkenti Bursa

<B>TÜRKİYE’NİN </B>çeşitli illerinde edebiyat toplantıları düzenleniyor, yazarlar, şairler değişik konuları, temaları tartışıyor.

Edebiyat adına beni sevindiren, mutlu eden girişimler.

Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı’nın dokuz yıldan bu yana sürdürdüğü Bursa Edebiyat Günleri’nde bu yıl ana tema ‘deneme ve eleştiri’.

Konu seçimi çok iyi. Gerçekten deneme ve eleştirinin desteklenmeye, gündeme getirilmeye gereksinim duyduğu bir dönemi yaşıyoruz.

Tayyare Kültür Merkezi’nde 16 (bugün)-17-18 Nisan tarihlerinde dokuz oturumda, deneme ve eleştiri enine boyuna konuşulacak, sonra da her yıl olduğu gibi, kitaplaştırılacak, böylece konuşmalara kalıcılık kazandırılacak.

Ancak Edebiyat Günleri Düzenleme Kurulu’nun deneme ve eleştiriyi seçme gerekçesine katılamıyorum:

Önce gerekçeyi okuyalım:

‘Günümüz edebiyat dünyasında eleştirinin ve eleştirmenin kovulduğu, yüzeyselliğin kök saldığı ve medyanın etkisiyle popüler kültürün öne çıkmaya başladığı kirli/umut kırıcı bir sürecin yaşandığına dikkat çeken Edebiyat Günleri Düzenleme Kurulu, yapıt yerine yazarın öncelendiği bu süreçte eleştirinin de büyük ölçüde ‘Tanıtım’a indirgendiğini, eleştirel düşüncenin beslendiği, varlık bulduğu alanların başında gelen ‘deneme’ türünün de eski canlılığını yitirmekte olduğu görüşünü savunuyor.’

* * *

MEDYANIN, eleştiri ve denemeye olan ilgisizliğin sorumlusu herhalde medya değil, böyle bir bağlantı yok.

Düzenleyiciler de gerekçeyi yazarken, popüler kültürün etkisi altında kalmışlar. Onlar da bu etkiden kurtulamamış.

Edebiyatın kendine özgü dinamiğini, gelişim, değişim sürecini daha bilimsel açıklama taraflısıyım.

‘Eleştirinin ve eleştirmenin kovulduğu’ yargısı biraz sert. Eleştirmenleri kim kovuyor sorusunun yanıtı, yazarlar olabilir mi?

Eleştirmenler istedikleri dergide yazabiliyor, istedikleri yayınevinden de kitaplarını çıkarabiliyorlar. Unutmayalım ki, her tür kendi varlığını kendi savunur.

‘Kirli/umut kırıcı bir sürecin yaşandığına’ evet diyenlerden değilim.

Eleştiri ve deneme, edebiyatın kalite güvencesidir. Bu gerçeği yazarların kabul etmesi, okurların da onaylaması şarttır.

Bursa Edebiyat Günleri’nde Türk edebiyatında eleştiri, deneme türünde yazan çok önemli adlar var. Onların konuşmalarının Türk edebiyatındaki bu iki türe yeni boyutlar ve okurlar kazandıracağına inanıyorum.

Kitap Fuarı’ndan tanıdığım Bursalı okurların onları dinleyeceğine, eleştiri ve deneme türü hakkında çok şeyler öğreneceğine, iki türe de bu günlerden sonra daha donanımlı bakacaklarına inanıyorum.

‘Yapıt yerine yazarın öncelendiği’ saptamalarında doğruluk payı büyük. Önlemenin eleştiriyi aradan çıkarmak isteyenlerin işi olduğunu hepimiz biliyoruz.

Artık okurun eleştiri kurumunun, eleştirmenin önemini anladığı günlerin geldiği kanısındayım.

* * *

BURSA EDEBİYAT GÜNLERİ’nde konuşacak herkese başarılar diliyorum, umarım eleştirinin, denemenin yükseliş döneminin ateşleyicisi bir toplantı olur.
X