Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

El Nino

Serdar TURGUT

Hava durumları üstüne fikirlerimi belirtmeden önce, beni panikleten bambaşka bir olaya dikkat çekmek istiyorum.

Son olarak 50 kişinin ölümüyle sonuçlanan kazadaki otobüsün şoförü, ‘‘ikinci derecede suçlu’’ görülmesine rağmen, ‘‘amme vicdanını rahatlatmak’’ gerekçesiyle hapse atılmış.

Ben Türkiye'de yasaların ‘‘amme vicdanını rahatlatmak’’ gerekçesiyle insanların hapse atılmasına imkân tanıdığını açıkça itiraf etmeliyim, bu vesileyle öğrenmiş oldum ve panikledim...

Panikledim çünkü, ya bu yasa maddesini gazeteciler üzerinde kullanmaya kalkarlarsa ne olacak, bu aklıma geldi...

Düşünsenize ‘‘amme vicdanını rahatlatmak’’ gerekçesiyle hareket ettikleri takdirde o zaman köşe yazarlarının yüzde 90'ının kodese tıkılması gerekecek ve üstelik buna itiraz eden de olmayacak...

Bu tehlikeli yasa maddesinin acilen değiştirilmesi gerekiyor.

* * *

Şimdi gelelim El Nino'ya.

Japonlar ile Türkler arasında çok önemli bir fark daha ortaya çıktı.

Son okuduğum gazete haberinden anladığım kadarıyla Türkler, Japonlar'dan çok daha gerçekçiler.

Şöyle ki;

Japonlar, yaklaşan El Nino fırtınalarına karşı hazırlıklı olmak için bir deney yapmışlar.

Örnek olarak inşa edilen ve ortalama Japon'un oturduğu modeldeki evlerin üstüne basınçlı su sıkmışlar.

Evler basınçlı suya dayanmış, yıkılmamış.

Böylece Japonlar bu evlerin El Nino fırtınasına karşı dayanıklı olduğuna karar vermişler.

Haberi okurken onlar için üzüldüm. Bu kadar hayalci bir ülke olamaz ya!

Halbuki biz Türkler ne kadar gerçekçiyizdir. Japonlar basınçlı su sıkarak evlerinin dayanıklılığını denerlerken biz Türkler illa da gerçek fırtınalarda bu evlerimizin dayanıklılığını ölçeriz.

Öyle önceden hazırlıklar filan yaparak fırtına gibi doğal bir olayı da suni hale getirmeyiz.

Bu gerçekçi yaklaşım bize Osmanlı'dan miras kalmıştır, buna hemen hemen kesin olarak eminim.

* * *

El Nino'nun Türkler'i ilgilendiren çok önemli bir boyutu da var.

Biliyorsunuz birkaç gündür bizim milletin en önemli özelliklerinden bir tanesinin, olmaması gereken yerde olay çıkarmak, sonra bu olayı yine olamayacak bir şekilde çözmeye çalışır gibi gözükürken de bu arada veri olan durumdan nasıl olup da para kazanırım diye araştırmak olduğunu yazmaktayım.

Millete müjdelerim olsun, çünkü El Nino bizim karakterimize tam da uyan bir ortam yaratacak.

Çünkü El Nino sadece bir meteoroloji olayı değil, aynı zamanda ekonomik bir süreç.

* * *

Konuyu biraz açayım. Hazır olun, Bond çantalarınızın içinden hesap makinalarınızı çıkarın ve elinize kalem-kâğıt alın.

Kapitalist etiğin en büyük savunucularından ‘‘Worth’’ Dergisi'nin kasım sayısında ilginç bir yazı yayınlandı.

Yazıda El Nino fırtınalarının dünya ekonomisine nasıl etkiler yapacağı ve yatırımcıların bu fırsatları kullanarak nasıl paralar kazanabileceği anlatılıyor.

El Nino bundan önce 1982-83 yılında da dünyayı vurmuş ve önemli olaylar yaşanmıştı.

Derginin yazarı o dönemi de inceleyerek bazı sonuçlara varıyor.

* * *

Buna göre yeni El Nino dalgası Avustralya, Endonezya, Afrika'nın büyük bölümü, Peru ve Bolivya'da büyük kuraklıklara neden olacak.

Bu nedenle bu ülkelerde tarım darbe yiyecek.

Amerika'da ise El Nino nedeniyle kasırgaların sayısında yüzde 50 bir azalma olacak. Güney Kaliforniya'daki orman yangını sayısı da en azından yüzde 50 azalacak.

Amerika'da tarım ürünleri üretiminde patlama olurken, Avustralya ve Çin'de bunun tam tersi yaşanacak ve sonuçta tarım ürünleri fiyatlarında büyük artışlar olacak.

1982-83 El Nino dalgasında mısır, arpa, kakao, pamuk, keten,yulaf ve patates fiyatları artarken, sığır, yumurta, domuz ve domuz yağı fiyatları da tepetaklak olmuştu.

Ayrıca plastik fiyatları da fırlamış, şeker fiyatlarında inanılmaz tırmanışlar yaşanmıştı.

Özellikle bu son ikisi endüstri ve gıda sektöründe zincirleme fiyat artışlarına da neden olmuşlardı.

Benden haber bu kadar.

Eminim ki şu anda binlerce Türk işi çoktan bağlamış ve yeni Rolex saat siparişlerini vermişlerdir bile.

* * *

Hava durumu deyince Ali Esin'i hatırlamamak tabii ki imkânsız.

Ali Esin ağır hasta şu anda. Kalp ameliyatından sonra depresyona da girmiş, tedaviye cevap vermiyormuş.

Doktorlar Ali Esin'in insanların vefasızlığına duyduğu tepki nedeniyle tedaviyi reddetmekte olduğunu söylüyorlar.

Diğer insanları bilemem, ama ben onu çok seviyorum ve radyodaki sesini de özledim.

Soğuk ve tatsız havayı onun gibi tek bir cümleyle sıcaklaştıran insana da vefasızlık yapıldıysa yuh olsun bizlere...

X