"Fatih Çekirge" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Fatih Çekirge" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Fatih Çekirge

El mi seçilecek yoksa parmak mı

22 Eylül’de Avrupa’nın kaderini belirleyecek bir seçim var.

Almanya...
Muhafazakârlar mı, sosyal demokratlar mı?
Yeşiller ne yapacak?
Seçim Almanya’da ama...
Yankısı bütün Avrupa’da olacak.
Ne garip?
Bu genel seçimde yalnızca Alman vatandaşları oy kullanıyor.
Ama onların oyları, bütün Euro bölgesinde yaşayanları etkiliyor.
Çünkü Alman vatandaşı soruyor:
“Ben daha ne kadar Yunanistan’a yardım edeceğim. Kendimden ne kadar daha kısacağım?”
İşte bu yüzden seçim yalnızca Alman başbakanının seçilmesi değil, Euro bölgesinin seçimidir.
Şimdi bu öneri komik gelecek ama...
İleride Euro bölgesi için de seçimler yapılmalıdır.
Madem ortak bir kader belirleniyor, madem ortak bir para kullanılıyor... O zaman seçme hakkı da ortak olamaz mı?

SEMBOLLER KONUŞUYOR

Seçim öncesinde CDU Lideri Merkel’le sohbet imkânım olmuştu.
Kararlı, kendinden emin ve en önemlisi sahici bir kadın görmüştüm.
Ne yüzünde abartılı bir makyaj ne de sözlerinde abartılı bir makyaj vardı.
Kısa süre önce Frankfurt’ta sosyal demokratların başbakan adayı Steinbrück’le de buluşmuştuk.
Pek fazla gülmeyen, ama esprili bir zekâ görmüştüm Steinbrück’te...
Esprisi son verdiği pozlarda tam olarak ortaya çıktı.
Hele o parmak...
Almanya şimdi Merkel’in eliyle, Steinbrück’ün parmağı arasında bir karar verecek...
Şaka bir yana...
Almanya’da sessiz sedasız bir demokrasi şöleni yaşanıyor.
Sohbetler, televizyonlarda liderler arasında tartışma programları...
Ve afişler...
Düşünün ki Berlin’de başbakanlık binasının karşısındaki büyük bir inşaata tam cephe olarak bir afiş asılmış...
Binanın kendisi kadar koskocaman bir Merkel eli...
Merkel’in başı yok. Yalnızca o el...
Böyle bir tasarım işte...
Ve 22 Eylül’de sandık açılıyor.
Ve aynı gün gazetelerde, internet sitelerinde Steinbrück’ün parmağı...
Elbette Yeşiller faktörü de var.
Cem Özdemir’le Almanya’nın geleceğini konuşurken, bir de baktım Avrupa’nın ve hatta dünyanın geleceğini konuşuyoruz.
Yeşili konuşuyoruz çünkü. Çevreyi...
Dikkat ettim.
Hiçbiri diğerine kişisel bir eleştiri yapmıyor.
Şahsi değil, kurumsal eleştiri var.
Yani kimse çıkıp da diğerine, “İki kazı güdemez” geleneğinden seslenmiyor.
Aşağılama yok. Hakaret yok. Küfür yok.
Birisi otoyol vergisini savunuyor. Diğeri karşı çıkıyor.
Birisi “Yunanistan’a yardım” diyor, diğeri “Tartışalım” diyor.
Ama kimse diğerinin yeteneğini, aklını, cesaretini tartışmıyor.
Tam bir demokrasi şöleni bu.
O yüzden diyorum ki...
Demokrasi oy kullanma özgürlüğüyle beraber yaşanan olgunluk ve dostluktur ki..
Seçimler işte o hoşgörü ve dostlukla birleşince böyle bir şölene dönüşüyor.
Egolarından sıyrılmış siyasetçiler elleriyle, parmaklarıyla afişler bastırıyor...
Gülüyorlar...
Evet demokrasi için gülüyorlar sonuçta...
Ve elbette şunu da yazmalıyım...
Yani size diyorum...
Avrupalı Türkler...
Yani Avrupa’ya sahip çıkmak isteyen birer Anadolu kökenli Alman vatandaşı olarak, mutlak sandığa gidin diyorum. Gitmeyen, “Bize ikinci sınıf vatandaş muamelesi” diye ağlamasın...
Ve eğer...
Egolarından sıyrılan o siyasetçiler gibi gülmek istiyorsanız, bu demokrasi şöleninde sandığa gidin.

El mi seçilecek yoksa parmak mı


El mi seçilecek yoksa parmak mı

X