"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

El konulan banka patronu köprünün üzerinde neden durdu

<B>27 </B>Ekim 2000’de Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) BankKapital’e el koymuş, bankanın patronu <B>Mahmut Ceylan</B> şaşkına dönmüştü...

Mahmut Ceylan, önce bir yerlere uğrayıp iki tek attı, sonra evinin yolunu tuttu. Uyumak istedi, gözüne uyku girmedi... 1999 sonunda 5 bankaya el konulduğunda gündeme gelen tanımlama onu huzursuz etmişti: ‘Hortumcu...’

Ceylan
, gece boyunca düşündü: ‘Şimdi Ceylan Ailesi’ne de ‘hortumcu’ diyecekler... Bu lekeyi ortadan kaldırmanın yolunu bulmalıyım...’

04.00’ten sonra birkaç saat uyuyabildi. Sabah BDDK’nın BankKapital’in başına atadığı Engin Akçakoca’yı aradı, randevu alıp, yola çıktı...

Fatih Köprüsü’nün tam ortasında şoförüne seslendi: ‘Dur..’

Şoför şaşırdı. Mahmut Ceylan, birkaç saniyede banka binasına gireceği anı gözünün önüne getirdi: ‘Kapıdaki görevli, banka çalışanları, sekreterim bana nasıl davranacak... Ne diyecekler... Acaba hiç gitmesem mi?’

Sonra cesaretini topladı, şoföre talimatını verdi: ‘Tamam, gidelim...’

Engin Akçakoca
, Mahmut Ceylan’ı yeni yönetim ekibiyle karşıladı...

Ceylan hemen söze girdi: ‘Anlaşma yapalım, borcumuzu ödeyelim...’

Hesap yapıldı, 175 milyon dolarlık borç için el sıkışma noktasına gelindi, son anda rakam 191 milyon dolara çıktı. Ön protokol dönemin BDDK Başkanı Zekeriya Temizel’in önünde takıldı.

Şubat 2001 krizi patladı, Temizel gitti, Akçakoca BDDK Başkanı oldu.

Ceylan, Akçakoca’ya yeni teklifle gitti: ‘Çocukların malları dahil, ne varsa verelim. Oturduğumuz evler ve makina parkı arazisi kalsın yeter.’

Yeniden çalışmalar başladı... Vakıfbank ile Emlakbank’ın ekspertiz şirketleri, Ceylan Grubu’nun tüm ayrimenkullerini değerlendirmeye aldı...

Ceylan, ‘Mal varlığımız 400 milyon doları aşıyor’ diye düşünürken, 205 milyon dolarlık bir rakam ortaya çıktı. 3 Eylül 2001 günü Ceylan protokolü imza aşamasına geldi, 4 Eylül’de protokolün açıklanması kararına varıldı...

Ve... Ceylan 4 Eylül sabahı gözaltına alındı, 7 Eylül’de tutuklandı...

4 Mart 2002’de hapisten çıkan Ceylan, yeniden BDDK’yla masaya oturdu.

Ceylan Grubu, 156 milyon dolar borçlu çıktı. Ceylan, BDDK’ya 72 milyon dolarlık gayrimenkul devri ve nakit ödeme yaptı. Bunun 52 milyon doları Antalya’daki Çamyuva Deluxe Resort Otel’in devriyle sağlandı. Ceylan Grubu hemen inşaata odaklandı, Kazakistan’da kolları sıvadı. Bulgaristan’da kriz öncesi projeleri canlandırma görüşmeleri başlattı.

Tam bu işler olurken, Antalya’daki otelin TMSF tarafından 25 milyon dolara Haluk Ulusoy’a satıldığı haberi patladı...

BDDK’nın 52 milyon dolara Ceylan’dan devraldığı otel 25 milyon dolara satılmış, 27 milyon dolar fark TMSF’nin ‘zarar hanesi’ne yazılmıştı.

Olay BankKapital davası duruşmasında da gündeme geldi, hakim sordu:

‘Ceylan şimdi bu 27 milyon dolarlık farkı da ödeyecek mi?’

Ceylan
, avukatların kendisine ilettiği soruyla huzursuz oldu: ‘BDDK ne dediyse kabul ettim. Otelin değerini onların bulduğu ekspertiz şirketleri belirledi. ‘Hortumcu’ lekesini temizleyelim derken, bir de bu çıktı...’

Belli ki Mahmut Ceylan, borçları temizleyince tüm Ceylan Ailesi’nin üzerindeki ‘hortumcu’ görüntüsünün ortadan kalkacağını düşünüyor...

Bunun için borcu ödemek yeterli mi? Pek yetecek gibi görünmüyor...

Eğer yeni başarılara imza atarlarsa, belki üstü küllenir...

Kaderimi değiştiren gazete

1981
yılı mart ayı başları. UBA Ajansı’nda muhabirim. Öğrenciyken 1978’de başladığım gazetecilikte 3.5 yılım geçmiş, kadrolu işim olmamıştı.

İstanbul Bölge Müdürü Süleyman Yağız’a son kez kadro talebimi ilettim, merkezden olumsuz yanıt geldi. Artık ayrılmalıydım. Malatya’ya dönüp abimin yanında oto elektrik-bobinaj yapacaktım. Son umutla telefona sarıldım.

2 Mart 1981’de Hürriyet’e bağlı ekonomi gazetesine dönüşen Dünya’nın Dış Haberler Müdürü Sevin Okyay’ı aradım. Yazıişleri Müdürü Abdullah Gelgeç’le görüştürdü, anlaştık. Ancak kadro sözü yoktu. Genel Yayın Müdürlüğü’nü de Cahit Düzel yürütüyordu. İlk çalışma günüm pazardı. İki-üç haber yaptım. İstihbarat Şefi Asaf Ardak müjdeyi verdi: ‘Kadron yapılacak.’

Kadrom yapıldı, Malatya’ya dönmekten vazgeçtim. Dünya’da 7-8 ay kadar çalışıp, ayrıldım. Aynı yıl rahmetli Nezih Demirkent gazeteyi Hürriyet’ten devraldı, Dünya’nın bugünlerine dönük sağlam temelleri attı.

Dünya’nın son 12 yılına Osman Saffet Arolat damgasını vurdu...

Ben gazetecilikte 27 yılı devirdim, Dünya Gazetesi 25 yaşına bastı...

Nice 25 yıllara Dünya...

Kaçak, göçek değilim

Enver Güney
dün aradı: ‘Ben kaçak, göçek değilim. Bir işim, itibarım var. Mahkemede adreslerim kayıtlı. Neden hala çoban Enver Güney’in peşine düşüyorlar anlamıyorum.’

Enver Güney,
EGS Bank ve grup şirketlerindeki 1-2.5 aylık yönetim kurulu üyeliğinden dolayı TMSF’nin toplu davalarına muhatap olduğunu belirtti:

‘EGS Bank’ta tek ibra edilen yönetim kurulu üyesi benim. Kararlarda muhalefet şerrim var. Tek bir kredi de imzam yok. Ancak toplu dava beni de kapsadı. İki yıl öncede yanlışlıkla çoban Enver Güney’in üzerine gidilmiş. Kendisini aradım, adresimi verdim. Seni arayan olursa bana bildir dedim.’de yazdım. Enver Güney Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü, Serbest Bölgeler Genel Müdürlüğü yapmış eski bir bürokrat. Adresi, yeri yurdu belli. TMSF neden hala çoban Enver Güney’e gidiyor anlaşılır gibi değil. Durumu düzeltin iki Enver Güney’i de üzmeyin.
X