"Sedat Ergin" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Sedat Ergin" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Sedat Ergin

El Kaide ile komşu olmayı öğrenirken

GERİDE bıraktığımız 10 gün içinde meydana gelen iki önemli gelişme Türkiye’nin Suriye politikası açısından dramatik sonuçlar taşıyor.

Bu gelişmeleri El Kaide’nin Türkiye sınırına iyice yerleşmesi ve cephedeki silahlı Suriye muhalefetinin daha da bölünerek, El Kaide çizgisinin burada da ön plana çıkması şeklinde sıralayabiliriz.
Birincisiyle başlayalım. Kilis’in hemen altında Türkiye’yi Halep’e bağlayan hattın üstünde yer alan, sınırın altı kilometre kadar güneyindeki Azez kasabası yakın bir zamana kadar Batı’ya yakın duran Özgür Suriye Ordusu’na (ÖSO) bağlı grupların kontrolündeydi. On gün kadar önce El Kaide’nin Suriye’deki cephe örgütü olan “Irak ve Şam İslam Devleti” (IŞİD) adlı örgüt, ÖSO’ya karşı silahlı saldırıyla Azez’i ele geçirdi. Türkiye’nin bu gelişmeye verdiği karşılık, Azez’in hemen karşısındaki Öncüpınar sınır kapısını kapatmak oldu.
Bu kasabanın IŞİD’in hâkimiyetine geçmesi, Türkiye’nin yeni dönemde Suriye’de El Kaide ile komşu olarak yan yana yaşama gerçeğine kendisini hazırlaması gerektiğine işaret ediyor.

* * *

Azez’deki tabloyu tamamlayan bir diğer gelişme, Özgür Suriye Ordusu içindeki bazı İslamcı grupların bu yapılanmadan koparak El Nusra’nın başını çektiği köktendinci çizgide yeni bir askeri ittifaka katılmaları oldu.
Geçen salı akşamı yapılan duyuruyla kuruluşu açıklanan yeni cephede tam 13 köktendinci grup var. Yapılan ortak duyuruda, ÖSO’nun kendilerini temsil etmediği vurgulanarak, “Tüm askeri ve sivil güçlere yasaların tek kaynağı olacak şeriat hukukunu esas alan İslamcı bir platformda birleşme çağrısında bulunuyoruz” denildi.
Bir bölümü kısmen daha ılımlı bir çizgide dursa da, yine de yeni cepheye El Kaide zihniyetinin tuğrasını vurduğunu söylemek mümkün. Bu arada Azez’in kontrolünü ele geçiren IŞİD’in ideolojik bir farklılık içinde olmamakla birlikte, bu aşamada yeni hareketin dışında kalmış olmasının perde arkası henüz tam aralanmış değil.

* * *

Bütün bu gelişmeler ne anlama geliyor? Birincisi, Suriye’de Esad rejimine karşı savaşan muhalefet cephesinde Batı yanlısı ÖSO’nun gerileyerek, ağırlığın belirgin bir şekilde köktendinci gruplara kaydığını görüyoruz. Bu durum öncelikle Batı’yı zor bir duruma sokuyor.
El Kaide bayrağının Suriye semalarında daha kuvvetli bir şekilde dalgalanacak olması kuşkusuz Batı’da Suriye’deki içsavaşa bakışı, muhalefete dönük algıları köklü bir şekilde etkileyebilir. Bu çerçevede Suriye’nin uzağında durma eğilimi güçlenebilir. Uluslararası camia tarafından El Kaide ile karşıtlık içinde gözükmenin Esad rejiminin işini belli ölçülerde kolaylaştıracağını söylemek de mümkün.
Özellikle Batılılar açısından işleri içinden çıkılmaz bir noktaya getirebilecek bir boyut “muhataplık” meselesinde karşımıza çıkıyor. Batı dünyası, bugüne dek Suriye muhalefeti olarak başlıca iki grupla muhatap olmaktaydı. Her ikisi de ÖSO ile aynı dalga boyunda olan İstanbul merkezli Suriye Ulusal Konseyi ve bu konseyin de dahil olduğu Katar merkezli Suriye Ulusal Koalisyonu.
Batı yanlısı muhalefetin zayıf düşmesi ve cephede üstünlüğün cihatçı gruplara geçmesi durumunda, siyasi çözüme dönük muhtemel bir çabada müzakere masasındaki bütün hesaplar altüst olacaktır. Bu kanadın kendisini muhalefetin başat gücü olarak kabul ettirmesi halinde, siyasi muhatap olarak müzakere sürecine dahil edilmesi gereği ortaya çıkabilir.

* * *

Tabii bütün bu gelişmeler, halının Türkiye’nin altından biraz daha kaydığını gösteriyor.
Ne yazık ki, Türkiye için son derece sıkıntılı, çok baş ağrıtıcı bir dönem başlıyor. Suriye’deki içsavaş, başlangıçta hiç hesapta olmayan bir şekilde El Kaide realitesini Ortadoğu’nun göbeğine ve Türkiye’nin sınırlarının hemen bitişiğine taşımış bulunuyor. Bu realite, Türkiye’nin tehdit değerlendirmelerini ivedilikle gözden geçirmesini zorunlu kılıyor.
Aynı zamanda ciddi bir özeleştirinin zamanının da gelmiş olması gerekir. Geçenlerde ÖSO’ya bağlı Albaz Tugayı Komutanı Mahmut Hacı Hasan, Radikal’den Serkan Ocak’a Halep’in bir köyünde verdiği mülakatta, El Kaide’nin Suriye’de güçlenmesinden Türkiye’yi de sorumlu tutan şu sözleri sarf etmişti:
“Türkiye sınır kapısını kapatsa biz daha rahat ederiz. Dünyada ne kadar Kaide varsa geldi hepsi Türkiye’den girdi. İyisi de kötüsü de Türkiye’den girdi. Çeşit çeşit insanlar geldi.”
Bu mülakatın da işaret ettiği gibi, Türkiye’nin Suriye’deki köktendinci gruplara geçiş kolaylıkları ve muhtelif lojistik imkânlar sağladığı bir sır değil. Türkiye’nin, bugün, şekillenmesine bizzat katkıda bulunduğu bir sürecin olumsuzluklarını göğüslemek durumuna düştüğü söylenebilir.
Türkçe, bu gibi durumları anlatan deyiş ve atasözleri açısından çok zengindir.

X