Ektiğimi biçiyorum

İsmet SOLAK
Haberin Devamı

Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Kayseri'ye uçmadan anlatmaya başlıyor:

‘‘Atatürk Üniversitesi 40'ıncı yılına girdi. Büyük olay... 34 bin dönüm üzerine 1800 kotta geniş bir kampus, kurak bir arazide yeşermiş bir vaha.’’

Bir gün önce Erzurum'daydı. Palandöken Dağı'nda üç otelin temelini attığını hatırlatıyor:

‘‘2250 metre yükseklikte 680 yataklı Dedeman var. Ama 3200 kotta 15 km uzunluğunda kayak pisti var, otel yok. Müşteri Rusya'dan geliyor. İngilizler gelmiş, otel yapmak istiyor. İbrahim Polat, Erdoğan Demirören ve Mustafa Yılmaz, 3 otel yapıyorlar. Palanotel zinciri önümüzdeki kış hazır olacak. Tam 6000 yatak. Uludağ'da eğlence, Palandöken'de kar turizmi. 5 bin de işçi çalışacak. İşte, benim Erzurum işim halloldu.’’

Uçağın önünde Dışişleri Bakanı İsmail Cem, YÖK Başkanı Kemal Gürüz ve Başdanışmanı Vefa Tanır'la Demirel'i dinliyoruz:

‘‘Antalya'da turizm, Vehbi Bey'le (Koç) başladı. Şimdi 41 otel var, 14 tane de inşa halinde. Erzurum da böyle gelişiyor. Beğenmediğiniz kar ve kış size ekmek getiriyor, eyi mi? Hey mübarek, yağ da üstünde kayalım, gelsin paralar.. (Birden dalıyor) Ah benim Türkiyem. Yaptıklarını bir duysa..’’

Kayseri'deki açılışları sıralıyor:

‘‘11 tesisin temelini 2 yıl önce ben attım. 6'sı bitti. Devlet yok, özel gayret var. 20-25 Kayserili işadamına vergi saldım. Salma saldım. Kadir Has, Nuri Cıngıllıoğlu, Hüseyin Bayraktar, İzzet Özilhan... Üniversite yapıyorlar. Ben 69 üniversitenin peşindeyim. Kayseri, Kars, Afyon üniversiteleri de İstanbul, Ankara ile aynı seviyeyi tuttu mu mesele hallolmuştur. Zincirin halkaları tamamdır. Kalkınmış bir ülke olmak istemiyor musunuz? İşte, kalkınma. Ben iyinin peşindeyim.’’

Kayseri'yi yukarıdan seyrediyor:

‘‘Nuri Bey (Cıngılloğlu) lise yaptırmak istediğini söyledi. ‘Liseyi yap, ama sana üniversite yakışır' dedim. Nerde diye sordu. Kayseri, dedim. 300 milyara lise yaptı. Ama Kayseri'ye 2 trilyona üç blok üniversite binası yaptırdı. Kadir Bey de yaptı, İzzet Bey de. Yani onları bu işe ben ittim, 5 trilyon koydular. Tarlaya tohumu saçtım, şimdi ektiğimi biçiyorum.’’

Demirel’i yatırım keyfinden günlük siyasete çektim. RP Lideri Erbakan'ın öğle yemeğini anlatıyorum:

‘‘Artık Hoca, Batı yanlısı. Başta siz, bugünkü iktidar partileri, bir kısım medya Batı'dan kopanlar sayılıyoruz.’’

Demirel, tebessüm ederek İsmail Cem'e bakıyor:

‘‘Biz bir yere yapışmadık ki kopalım. Bizim yerimiz Türkiye. Biz Türkiye sevdalısıyız.’’

Tansu Çiller'in son gezisinde gazetecilerin dövüldüğünü hatırlatıyorum:

‘‘ Televizyonda gördüm, çok çirkin.’’

Demirel'i Başbakan Mesut Yılmaz karşılıyor. Erciyes Üniversitesi'ndeki törenden sonra Yılmaz, Avrupa'ya uçuyor. Baba ise her açılışta coşuyor:

‘‘Gençler, ilkokula başlayan 100 çocuktan burada oturan 9 kişisiniz. 91 çocuk okuyamadı. Biz bunu 8 yıllık eğitimle 18 yapmak istiyoruz.’’

Ankara'ya dönerken sohbet sürüyor:

‘‘Vah benim çorak Türkiyem vah. Biraz da altında bir şeylerin olsaydı ya. Ama seni böyle de çok seviyorum, çoook...’’

Kayseri de kilometrelerce uzanan bulvarları, uygar binaları, fabrikaları görünce şaşırıyorum. Bu çağdaş kente Atatürk karşıtı, laik cumhuriyete düşman biri nasıl Başkan seçilir?

Baba yeni gezilere hazırlanıyor:

‘‘Ben, beni davet edin demiyorum. Bunları başından planlayıp temelini atan, bitmesini sağlayan benim. Gelip açıyorum, ektiğimi biçiyorum.’’

Yazarın Tüm Yazıları