"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Eksik kalan bedel cümlesi

GECE saat 03.00’te AKP Adana Milletvekili Ömer Çelik’ten bir mesaj geldi.<br><br>"O cümle yarım kalmış" diyor.

Milli Güvenlik Kurulu bildirisinin son cümlesini kastediyor.

Yani şu:

"Her türlü bedeli ödemeye hazırız."

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın cümlesi de eksik.

O da ne diyor:

"Bedel ödenir..."

Gerçi Başbakan eksiği fark edip cümleyi tamamlamış.

Ömer Çelik
, "Cümlenin tamamı şu olmalıdır" diyor:

"Bedelini öderiz, ama bedelini de ödetiriz..."

* * *

Şimdi soruyorum.

Bu bir tehdit mi?

Bir akşam önce Kanal 7’de sanatçı şiir okuyor:

"Sol yanım acıyor anneciğim" diye.

Bakıyorum, sahnedeki, arkadaki herkes ağlıyor.

Bu ülkenin canı acıyor.

Bu yazdıklarım tehdit falan değil.

"Bizi anlayın haykırışı."

Karşımdaki eğer komşuysa, eğer benimle dost yaşamak istiyorsa, bu acımı anlayacak.

O yüzden diyorum ki, "Canımı bu kadar acıtırsan, ben de seninkini acıtırım."

Demeyip de ne yapayım?

Öbür yanağımı mı uzatayım.

Yıllardır uzatıyorum.

Şamar üstüne şamardan başka ne gördüm.

* * *

Ömer Çelik devam ediyor:

"Devlet aklının soğukkanlılığı zaaf olarak algılanmamalı."

Altına onu tamamlayan bir cümle daha:

"Bedel ödetiriz cümlesi de saldırganlık olarak algılanmamalı."

Bu sadece ve sadece ciddi bir kararlılığın ifadesidir.

Diplomasinin çaresiz kaldığı noktada, neyin başlayacağını dürüstçe anlatmaktan ibarettir.

Türkiye’nin "Milli siyaset belgesi" işte budur.

Bu olmalıdır.

Bu öyle ateşli bir demagoji falan değil, gerçekçiliğin ta kendisidir.

Türkiye, bu bölgede caydırıcılığı asla kaybetmemelidir.

Ordusunun gücünden kimsenin şüphesi olmamalıdır.

Siyasetçisinin kararlılığını kimse sınamaya kalkmamalıdır.

PKK terörünü çözmenin yolu buradan geçiyor.

Bu bölgede ileride kanlı ve nereye gideceği belli olmayan bir savaş istemeyenler, Türkiye’nin ve ordusunun bu kararlılığının arkasında saf tutmalıdır.

Bakın Türkiye Cumhuriyeti hükümeti günlerdir, sakin bir biçimde diplomatik yolları deniyor.

Devletin öteki kurumları da arkasında duruyor.

Bu süreçte kimse, ama kimse, Türkiye’nin kararlılığından şüphe duymamalıdır.

Günlerdir işte bunu haykırıyoruz.

* * *

Bir de son nokta.

Hayatım boyunca PKK ile Kürtleri hep birbirinden ayırdım.

Ben bu ülkenin Kürtlerine haklarının verilmesini sonuna kadar savundum.

O hakların verildiği gün yazımın başlığını Kürtçe attım.

Kürtler bu ülkenin şerefli vatandaşlarıdır.

Yılmaz Erdoğan’ın o nefis haykırış mektubunu, bir saniye bile düşünmeden Hürriyet’in manşetine biz taşıdık.

PKK benim için terör örgütüdür ve El Kaide’den, DHKP-C’den zırnık farkı yoktur.

Onların da biri Arap, öteki Türk.

Ne fark eder...

Terörün ne etnik aidiyetini, ne dini aidiyetini kabul ederim.

Benim için terör alelade bir insanlık suçudur.

O yüzden kimse bu tür iftiralarla, demagojilerle beni sindiremez...
X