Gündem Haberleri

    Ekonomiyi sloganla yönetmeyiz 5 yılda 15 bin doları aşarız

    Hürriyet Haber
    21.07.2007 - 00:00 | Son Güncelleme:

    AKP’nin ekonomi kurmaylarından Mehmet Şimşek, partisinin özelleştirme, doğrudan yabancı sermaye girişi ve makro ekonomik dengelerde elde ettiği başarıların devam edeceğini söylüyor ve "Ekonomi sloganlarla yönetilmez. Küreselleşmenin fırsatlarını değerlendireceğiz ve 5 yıl sonra satın alma paritesine göre milli gelir 15 bin doları aşacak" diyor.

    TÜRKİYE’yi 3 Kasım 2002’den beri tek parti hükümetiyle yöneten AKP’nin yeni ekonomi kurmaylarından Mehmet Şimşek, partisinin ekonomi politikalarının temel amacını Türk insanının refah ve mutluluğunu artırmak olarak tanımlıyor ve "Turkiye’nin büyüme potansiyeli, yapılan tahminlerin üzerinde. Bu yüksek potansiyele ulaşmak için verimliliğin artırılması gerekir. Bu nedenle rekabet ortamının iyileştirilmesi en önemli konudur" diyor. Devletin mal ve hizmet üretiminden çekilmesinin şart olduğunu savunan Şimşek, şöyle devam ediyor: "Devlet düzenleme ve denetleme fonksiyonlarına ağırlık vermeli. AK Parti, gerçekçi politikalar ortaya koyan, popülizm tuzağına düşmeyen, uzun vadeli bakış açısı ile hareket eden ve kalıcı çözümler üreten bir platform olmaya devam edecek. Ekonomi sloganlarla yönetilmez. Küreselleşmenin yarattığı fırsatları değerlendireceğiz ve 5 yıl sonra satın alma paritesine göre milli gelir 15 bin doları aşacak."

    ENERJİDE BÜYÜK ÖZELLEŞTİRME: AKP’nin özelleştirme uygulamalarını sadece kamu için bir gelir kaynağı olarak görmediğini, ekonomide verimliliğin ve istihdamın artmasını sağlayacak önemli bir politika aracı olarak değerlendirdiğini söyleyen Mehmet Şimşek, "Önümüzdeki dönemde maliyetleri düşürmek ve arz güvenliğini sağlamak için enerji sektöründe özelleştirmeye hız verilecek" diyor.

    KÜRESEL SERMAYE GELECEK: Mehmet Şimşek, AKP’nin yabancı sermayeye bakışının da iktidar döneminde gayet net ortaya konulduğunu ve Türkiye tarihinde hiç olmadığı kadar yabancı sermayenin AKP iktidarı döneminde ülkeye aktığını belirtiyor. Şimşek, şunları söylüyor: "Dünyada hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler arasında uluslararası doğrudan yatırımları daha hızlı cezbetme konusundaki yarış çetinleşiyor. Uluslararası bilgi ve teknoloji getiren, ülkemizin rekabet gücünü artıran, dış denge açısından önemli finansman kaynağı oluşturan, yeni pazarlara açılımı sağlayan ve en önemlisi istihdamı artıran uluslararası doğrudan yatırımların Türkiye’ye artan oranlarda gelmesini sağlamak temel hedefimiz. AK Parti döneminde Turkiye yabancı doğrudan yatırım çekmede çok başarılı oldu. Bu ekonomide verimlilik artışı sağladı ve Türkiye’nin cari işlemler açığının sağlıklı şekilde finansmanını sağladı. Sloganla bir yere varamayız. Küreselleşme fırsatlarını maksimum değerlendirmeli, yarattığı tehditlere karşı ulkemizin kırılganlığını en aza indirmeliyiz."

    YABANCIYA TAŞINMAZ SATIŞI: Muhaflefetin çok eleştirdiği ’yabancıya taşınmaz satışı’ konusunun da karşılıklılık ilkesine göre devam edeceğini belirten Mehmet Şimşek, "Atatürk dönemi dahil tüm iktidarlar döneminde yabancılar Türkiye’de taşınmaz edindi. Yabancı gerçek kişilerin, karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uymak kaydı ile işyeri veya mesken olarak kullanılmak üzere gayrimenkul almalarında bir sakınca görmüyoruz" diyor.

    IMF’yle ilişkiler ülke menfaatine göre yürür

    AKP’nin ekonomi kurmaylarından Mehmet Şimşek, partisinin yeniden iktidara gelmesi halinde Uluslararası Para Fonu (IMF) ile ilişkilerin rasyonel olarak sürdürüleceğini belirtiyor ve şöyle konuşuyor: "IMF ile mevcut program Mayıs 2008’e kadar kararlı bir şekilde uygulanacak. Zamanı geldiğinde IMF ilişkilerin çerçevesi Turkiye’nin menfaatlerine uygun olarak belirlenecek. AK Parti iktidarı Türkiye’nin IMF’ye olan borcunu 23.5 milyar dolardan 8.7 milyar dolara düşürmüştür. Son beş yıldır yakaladığımız başarı çizgisi Türkiye’nin ulusal ve uluslararası yatırımcılar gözünde kredibilitesini artırmıştır. Mikro reformlar uzmanı Dünya Bankası ile diyaloğumuzu artıracağız."

    KOBİ’ye krediye devam girişim sermayesi geliyor

    MEHMET Şimşek, Halk Bankası ile esnaf ve sanatkara verilen kredileri yaklaşık 17 kat artırdıklarını ve 2007 itibariyle 2.6 milyar YTL’ye yükseltiklerini belirtiyor. KOBİ kredilerinde de 13 misli artış sağladıklarını belirtiyor. Şimşek, ayrıca kredi kullanan şirket tabanını da çok büyüttüklerini anlatıyor. Bu sürecin aynen devam edeceğini söyleyen Mehmet Şimşek şöyle devam ediyor: "Geleneksel tesebbüs gücümüzü modern mekanizmalarla destekleyen girişim sermayesi modeline yeni bir canlılık kazandıracağız. Yeni kurulan ve gelişme sürecine giren bilgi ve teknoloji tabanlı KOBİ’lerin sermaye altyapısına, kurdugumuz Girişim Sermayesi Fonları’yla 1.5 milyar YTL girişim sermayesi imkanı sağlayacağız. "

    Ücretlileri zaten ezdirmedik, enflasyonun üzerinde zam yaparız

    MEHMET Şimşek, AKP hükümetinin işçi memur ve emeklilerin refah seviyesini artırdığını, enflasyon karşısında ezdirmediğini savunuyor ve şöyle devem ediyor: "Biz ücretleri enflasyona ezdirmedik. 2002-2007 arasında çalışan ve emekli maaşları ile diğer ödemeler, enflasyon üzerinde arttı. Bu dönemde toplam enflasyon yüzde 56 olurken, en düşük memur maaşı yüzde 138, ortalama kamu işçi ücreti yüzde 70, asgari ücret yüzde 119 yükseldi. Ayrıca asgari ücretin satın alma gücü de arttı. AK Parti iktidarı net asgari ücrete enflasyonun çok üzerinde zam yaptı. Asgari ücretin de alım gücü arttı. AK Parti bundan sonra da ücretleri enflasyonun üzerinde artırarak işçi ve emeklilerimizin reel büyümeden pay almaları sağlayacaktır."

    Sırada yatırım ortamını iyileştirme reformları var

    AKP Ekonomi Kurmaylarından Mehmet Şimşek, partisinin iktidar döneminde çok sayıda yapısal refomlar yaptığını söylüyor ve bu sürecin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini söylüyor. Şimşek, "Gerçekleştirilen yapısal reformlarla ekonomide elde edilen başarılara kalıcı zemin hazırladı. Türkiye ekonomisini iç ya da dış şoklara karşı çok daha korunaklı bir yapıya kavuşturulmuştur. Önümüzdeki dönemde yatırım ortamının iyileştirilmesi için bir hukuk reformuna ihtiyaç var. Bu çerçevede geçen dönem hazırladığımız yeni Türk Ticaret Kanunu temel önceliklerimizden birisidir. Ayrıca ülkemizin uzun dönem geleceği için çok kritik olan sosyal güvenlik reformu uygulamaya konulacak. Türkiye’nin rekabet gücünün artırılması için istihdam üzerindeki yükler azaltılacak. Ekonomik verimliliği artırmak için özellestirme uygulamalarına devam edilecek. Kayıtdışı ile mücadele devam edecek" diyor.

    AB için 2013’e kadar 200 hukuki düzenleme

    MEHMET Şimşek, "Avrupa Birligi’ne (AB) tam üyeliğe dönük katılım süreci Türkiye’nin ekonomik ve siyasi reformları için çıpa olmaya devam edecek" diyor ve üyelik surecinin Türkiye’yi uzun vadede çok daha "öngörülebilir" bir ülke haline getireceğini anlatan Şimşek, şöyle devam ediyor: "AB süreci, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde neler yapacağının yol haritasını oluşturuyor. Nisan 2007’de açıkladığımız ve Türkiye’nin AB Müktesebatına uyumu için 2013 yılına kadar uygulayacağımız program çerçevesinde, ekonomik değişim ve dönüşüm için gerekli 200 kadar yasal düzenleme ve 600 kadar ikincil düzenlemeyi tamamlayacağız."
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı