Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Ekonomistlerden Türkiye'ye kriz uyarısı

    Hürriyet Haber
    04 Mart 2005 - 00:00Son Güncelleme : 04 Mart 2005 - 00:01

    Neo-liberalizm karşıtı görüşleriyle bilinen Bağımsız Sosyal Bilimciler, Türkiye’nin potansiyel krizlere yatkın konumda bulunduğuna dikkat çekerek sıcak para uyarısında bulundular. Aralarında Prof.Dr. Korkut Boratav, Prof.Dr. Oktar Türel, Prof.Dr. Erinç Yeldan gibi isimlerin bulunduğu ve neo-liberalizm karşıtı görüşleriyle tanınan Bağımsız Sosyal Bilimciler’in hazırladıkları 2005 Başında Türkiye’nin Ekonomik ve Siyasal Yaşamı Üzerine Değerlendirmeler Raporu bugün düzenlenen basın toplantısıyla açıklandı. Bilkent Ekonomi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Erinç Yeldan, rapora ilişkin sunum yaptı. Raporda yer alan saptamalar özetle şöyle:DÖNÜŞÜMÜN TOPLUMSAL MALİYETİ İŞSİZLİK-Özelleştirmeler ve kamusal denetimin daraltılması politikaları ile sürdürülen bu dönüşümlerin toplumsal maliyetleri artan işsizlik ve yoksulluk olarak karşımızda durmaktadır.-Uluslararası ve yerel sermayenin günümüzde IMF ve DB güdümünde uyguladıkları program, emekçi sınıfların tüm geçmiş edinimlerini adım adım veya belli konjonktürlerde hızla tasfiye etmeyi amaçlamaktadır.EKONOMİ ULUSLARARASI FİNANS KAPİTALE TESLİM-Türkiye ekonomisinin kısa dönemli geleceği, uluslararası finans kapitale teslim edilmiştir. KÜRESEL SERMAYENİN TAHAKKÜMÜ ARTIYOR-Bu dönüşümlerin iki önemli sonucu, kamusal alana ilişkin karar alma süreçlerinin toplumların kendi anayasal kurumlarından, küresel kurallara tabi "bağımsız" düzenleyici üst kurullara devri ve kamusal alanın giderek daha fazla ticarileştirilmesidir. AKP’NİN ÇARKI-AKP, seçim propagandası boyunca kucaklamaya çalıştığı anti-IMF, anti-liberal tepkiyi icraatının ilk günlerinden itibaren terk etmiştir.-AKP tarafından politik örgütlenmesinin temel taşlarını koyabilmek için bir olanak olarak değerlendirilen kamu yönetimi reformu, 1924’den bu yana tüm Cumhuriyet anayasalarının öngörmüş olduğu yapıya ve Türk kamu yönetimi örgütlenmesinin ruhuna açıkça aykırıdır.-Türkiye uluslararası iş bölümünde ihracata dayalı büyüme stratejisi doğrultusunda standart teknolojiler ve ucuz işgücü ile üretimde uzmanlaşmaya devam etmektedir.- 2003 ve 2004 yıllarında özel yatırımların canlanması, henüz sabit sermaye oluşumunu ya da dış ticareti büyümenin "motoru" haline dönüştürebilmiş değildir.- Milli gelirde son derece hızlı bir büyüme yaşanmasına karşın, istihdam artışlarının görece çok yavaş kalmış olmasıdır. SPEKÜLATİF BÜYÜMEBağımsız Sosyal Bilimciler’in raporunda, Türkiye’nin 2003’ten bu yana spekülatif finansal akım çekmeye devam ettiğine dikkat çekilerek, şu saptamalarda bulunuldu: "OECD ülkelerinde ortalama faiz oranları yüzde 4-5 düzeyinde seyrederken, Türkiye küresel finans piyasalarına yüzde 30’a yakın düzeyde bir spekülatif finansal getiri sunması sonucunda bu piyasalardan ’sıcak’ nitelikli finansman olanaklarına kavuşabilmektedir. TOPYEKÜN YA DA ZAMANA YAYILMIŞ KRİZYeldan, devlet iç borçlanma senetleri faiz oranının döviz kurundaki aşınmayla ağırlıklı ortalama yüzde 30-70’ler düzeyinde uluslararası finans kesimine olanak sağlandığını anlatırken, "Bu büyük bir kaynak kaybına yol açmaktadır" dedi. Yeldan, gazetecilerin soruları üzerine, şunları söyledi: "Türkiye’deki döviz kurunun aşırı ucuzluğu, sıcak paranın yol açtığı cari işlemler açığı en kırılgan noktaları oluşturuyor. 1994 ya da 2001’deki gibi dışssal bir şok, içeride siyasal bir kriz konjonktürü gerçekleşir, sıcak paranın çıkması söz konusu olursa, sıcak parayı çağırmak için reel faizi çok yükseltmek zorunda kalabiliriz. Ya da döviz kurunda azalma yaratabilir. Her ikisi de işsiz büyüme yapısını kırabilecek niteliktedir. Bu kriz topyekün çöküş olarak da olabilir. Zamana yayılı olarak, düzenli bir şekilde de olabilir. Bu hassas denge bir yerde kırılacaktır. Daralma, işsizlikte artış, finansal piyasada çalkantı olibilecektir. Fakat bu zamana yayılmış olarak kendisini gösterebilir. Cari işlemler finanse ediliyor diye mutlu haber olarak pompalanıyor. Biz bizzat sorunun cari işlemler açığının sıcak parayla finanse ediliyor olmasından kaynaklandığı görüşündeyiz."
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı