"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Ekonomik suça ekonomik ceza gelsin, bankacının ’zimmet’ korkusu bitsin

KÜÇÜK ölçekli bir şirketin patronu, 1 milyon 200 bin dolar kredi borcu bulunan bankanın yolunu tuttu, ilgili yöneticiyle pazarlığa oturdu:

Borcumu kapatmamı istediniz. Şu anda 1 milyon 50 bin doları ödeyebilecek durumdayım.

- Ya gerisi?

Gelin borcumdan 150 bin dolar indirin.

- Yapamayız.

Ama ben de ödeyemiyorum.

- Beyefendi, ben sizin borcunuzdan 150 bin dolar indirim yapmaya kalksam, Bankacılık Kanunu’ndaki "zimmet maddesi"yle yargılanırım. Hayatım kararır. Bunu asla yapamam.

Akbank Genel Müdürü Zafer Kurtul, bir süre önce yaptığımız sohbette, "Bilerek batacak kredi vermeyenin ’zimmet maddesi’ korkusu olmaz" demiş, ben de bunu yansıtmıştım...

Geçen hafta Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Genel Sekreteri Ekrem Keskin, yönetim kurulunda alınan kararı bana iletmişti: "İçinde Zafer Kurtul’un da bulunduğu Bankalar Birliği Yönetim Kurulu, ’zimmet maddesi kalkmalı’ konusunda oybirliğiyle çaba harcama kararı aldı."

Bankalar Birliği’nin bu kararını da yazımda yansıtınca, eski Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) Üyesi Prof. Kemal Çevik aradı:

 Ben BDDK’dayken de ’zimmet maddesi’ konusunu çok tartıştık. Ben de o maddenin kaldırılmasından yanayım.

- Neden?

Burada ’ekonomik suça ekonomik ceza’ mantığı işlemeli. Ben BDDK’dayken Bankacılık Yasa Tasarısı’nın hazırlıkları sırasında da aynı görüşleri savundum.

- Peki bu maddenin kalkması, bankacılık sektöründe riskli kredi işlemlerini artırmaz mı?

Ben ’Hiç yaptırım olmasın’ demiyorum. Elbette yaptırımı olmalı. Ancak, ’zimmet maddesi’nin bugünkü şekli de bankacıların elini kolunu bağlıyor.

Bankaların kredi musluklarını kısmasından yakınan reel sektör temsilcileri, bu sorunun aşılması için bir an önce "Kredi Garanti Fonu"nun devreye girmesini bekliyor...

Bankacılık sektörü de, "zimmet maddesi de kalksın, elimiz iyice rahatlasın, kişisel risk sorunumuz da kalmasın" diyor...

İkisi için de tüm iş hükümete düşüyor...

Özel sektörün gümrükçüye ödediği mesaiden vergi kesintisi kalkacak mı

BUNDAN bir yıl kadar önce Altaş Ambarlı Limanı A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Altan Köseoğlu ve Genel Müdürü Gürdal Karadeniz’le konuşmuş, "Ambarlı’dan gümrükçüye yılda 3 milyon TL fazla mesai gidiyor" diye yazmıştım...

Yazının konusu, gümrüklerde görevlilerin yaptıkları fazla mesainin bedelini yerine göre özel sektörün ödediği, bunların da bir havuzda toplanıp, tüm gümrük çalışanlarına dağıtıldığıyla ilgiliydi...

Gümrük memurları yazıya şöyle itiraz etmişti: "2006’da yapılan bir düzenleme ile sözünü ettiğiniz ’fazla mesai’mizin yüzde 50’si Hazine’ye doğrudan irat kaydedilmeye başlandı. Kalan yüzde 50’sinden de yüzde 25-30 vergi kesiliyor. En yüksek devlet memurunun göstergesine göre kesintilere uğratılıyor."

Gümrük memurlarına özel sektörün ödediği fazla mesai ücreti, geçen akşam Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi’nin sohbet toplantısında yeniden gündeme geldi:

ÆHükümetle görüştük. Gümrükte ödediğimiz fazla mesai ücreti, ihracatçı için bu dönemde önemli maliyet tutuyor. Maliye’nin bu ücretlerden kestiği vergiden vazgeçmesini istedik.

- Maliye buna yanaşır mı?

Yanaşması için uğraşıyoruz.

- Diyelim ki Maliye vergi kesmekten vazgeçti, o zaman mesai ücreti düşecek mi?

Maliye’nin kestiği verginin ihracatçı lehine indirilmesini istiyoruz...

Ambarlı’da 1 yıl önceki toplam fazla mesai rakamı 3 milyon TL’ydi...

TİM, bu konuyu "ihracatçı rahatlasın" maddeleri arasında gündeme getirdiğine göre, toplam yük büyük olmalı...

Sigara yasakları henüz tüketime fazla yansımadı

GEÇEN sabah Ankara’ya giderken Philip Morissa Genel Müdürü Turhan Talu’yla karşılaştım:

Sigara yasakları satışlarınıza etki yaptı mı? Tüketimde düşüş var mı?

- Hemen hemen hiç yok gibi.

Nasıl olur?

- Konu ilk gündeme geldiğinde itirazlarımızı, "uygulaması mümkün olmayan kurallar getirilmesin" diye yapmıştık...

Onları hatırlarsak...

- Örneğin stadyumda... Ben Fenerbahçeliyim. Düşünün ki Şükrü Saracoğlu’nda Fenerbahçe ezeli rakiplerinden birinden gol yedi, o anda stattaki 50 bin kişiden sigara içenlerin birer tane tüttürmesini hangi güç engelleyebilir?

Engelleyemiyor mu?

- Hepimiz stadyumda maç izliyoruz. İzleyelim, görelim.

Temmuz ayında yasaklar daha da yayılacak.

- Yine satışlarda çok büyük düşüş beklemiyorum.

Durum böyleyse, yasağa uyum pek de hedeflendiği düzeyde değil...
X