"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Ekonomik program ve bürokrasi (4)

<B>PİYASA</B> mekanizmasının oturtulması ve uygulama kararlarında siyasilerin etkisini azaltmak için, yeni programın öngördüğü mekanizmalardan biri de <B>‘‘bağımsız otoriteler’’</B>di.

Bunlardan bir bölümü devreye girdi, bazıları ise yolda. Bağımsız kurumlar aslında mevcut bürokratik yapı içerisinden koparılarak biraraya getirilmiş kurumlar. İnsan kaynağını da bu birimlerden sağladılar. Bu nedenle bağımsız kurumların kendi içlerinde, değişik kurumlardan kişilerin getirdikleri değişik kültürler nedeniyle önemli sorunlar, hizipleşmeler yaşanıyor. Bu kurum içi çatışma verimliliği olumsuz etkilerken, siyasilerin, ellerini bu işlere yeniden uzatmaları için de uygun bir zemin oluşturuyor...

Bağımsız kurumlar oluşturulmadan önce yeterli fikirsel hazırlığın yapılamadığı da uygulamada ortaya çıktı. Bu kurumların yetki ve sorumluluk alanları ile mevcut bürokratik birimlerin yetki ve sorumluluk alanları zaman zaman çatışabiliyor. Bürokratlar eğer sorunlu bir iş varsa ve bu iş için kendi kurumlarına açıkca görev verilmediyse, çıkan bu sorunu gidermek için çaba harcamaz, hatta mevzuat açığı bulurlarsa sorunlu işlerle ilgilenmekten özellikle kaçınırlar. Bunun tersine, eğer çözümü kolay ve çözüldüğünde prim kazanılacak bir işse, o işe kendi yetki alanlarında değilse bile, gönüllü girerler. Dolayısıyla sorunlu işler ortada kalırken, ‘‘tatlı işler’’ için ilgili kurumlar arasında yoğun kavgalar yaşanır.

Liderlik bu sorunları da çözer. Ancak liderlik yoksa, sorunlar gereksiz bir biçimde büyütülüp, yetki çatışmasına dönüşür ve sorunlu işler çözülmeden ortada kalabilir.

İşte bütün bu sorunların giderilmesi için, ekonomi yönetiminde yetki ve sorumluluk alanlarının, belki de sil baştan yeniden tanımlanmasına ihtiyaç vardır.

Sadece bağımsız kurumların devreye girmesi değil, bürokrasinin mevcut örgütleniş biçiminin de artık sorun yaratmaya başladığı yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Son dönemde ekonomi yönetiminin yeniden örgütlenmesine ilişkin bazı taslaklar hazırlanıyor ama bunları tartışıp da hayata geçirecek bir siyasi irade görünmüyor.

Ekonomi yeniden yapılanırken, bu yeni yapının ortaya çıkardığı ihtiyaçlara göre ekonomi yönetiminin de yeniden yapılanması, giderek daha acil hale geliyor.

EKONOMİ BAKANLIĞI

Kısa dönem içinde böyle bir tartışma açılacağı şüpheli ama en geç bir yıl içinde ekonomi yönetiminin idari açıdan yeniden örgütlenmesi mutlaka gündeme gelecek.

İşte o zaman tartışılacak konular arasında Ekonomi Bakanlığı kurulması, DPT'nin fonksiyonlarının piyasa ekonomisi mantığı içinde yeniden tanımlanması, Maliye Bakanlığı'nda özellikle Gelir İdaresi'nin etkinliğini artıracak yeni düzenlemelere gidilmesi, Borç Yönetimi'nin yeniden yapılanması gibi konular başı çekecek.

Ekonomi yönetimi yeniden örgütlenirken, direk ekonomi yönetimiyle ilgili gözükmese de, alınan kararlarda belirleyici olabilen ‘‘denetim sistemi’’ de mutlaka sil-baştan düzenlenmelidir. Son dönemde arka planda kalsa bile gizliden gizliye müfettiş, murakıp, hesap uzmanı, kontrolör gibi denetim birimleri arasındaki kavga devam etmekte, bu gruplar denetimde yetkilerini artırırken, bir yandan da idari mekanizmadaki su başlarını tutmak için kavgalarına devam etmektedirler. Her zaman olduğu gibi bu kavga, ekonomik politikalara zarar vermeye devam ediyor.

Yanısıra Başbakanlık Teftiş Kurulu, Sayıştay, Yüksek Denetleme Kurumu, Devlet Denetleme Kurumu gibi siyasi etkilere çok açık denetim birimleri ile Yargıtay ve Danıştay gibi yüksek yargı organları da ekonomik gidişatı etkileyecek güce sahipler.

Kurulların, ekonomideki yeniden yapılanmanın ortaya çıkardığı ihtiyaçlara göre yeniden örgütlenmeleri, belki sayılarının fonksiyonlarıyla birlikte değerlendirilip azaltılması, yüksek denetim birimlerinin ise mutlaka siyasi etkilerden arındırılması gerekiyor. Kısacası, bunlar için de kapsamlı bir reform ihtiyacı gözüküyor.
X