"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Ekonomik program ve bürokrasi (2)

<B>EKONOMİK </B>programı hazırlayan bürokrasinin, artık programın önünde engel olmaya başladığını söylemiştim. Önümüzdeki dönemde, örgütlenme ve idari yapılanma değişikliği gündeme gelecek ve bürokrasinin direnciyle daha sık karşı karşıya geleceğiz. Çünkü sıra oraya geldi ve çatışmalar artık su yüzüne çıkmaya başlıyor.

Peki ekonomi bürokrasisi nasıl bir yapıya sahip ve neden değişime karşı çıkıyor?

Her şeyden önce ekonomi bürokrasisini ‘‘homojen bir yapı’’ olarak görmemek gerektiğini söylemem gerek. Özellikle 1980'den sonra ekonomi bürokrasisinin kararlarında, kendi aralarında çeşitli görüş ayrılıkları yaşasalar da, çağdaş düşüncelere sahip, değişimci yeni bir ekibin hákim olduğunu söylemek mümkün. Aslında bu yapı ‘‘bir ekip’’ denilecek kadar, çoğu konuda aynı fikirde insanların bir araya geldiği bir yapı değil. Çeşitli kariyerlerden gelen kişiler gruplar halinde bir araya gelip, bir arada hareket edebiliyorlar. Bu gruplar çoğu zaman aynı hedef doğrultusunda birlikte hareket edebiliyorlar, daha doğrusu şimdiye kadar ettiler.

Son 20 yıldır bürokratik kararlara egemen olan eğilim, zaman zaman zikzaklar çizse de, bu nedenle hep aynı doğrultuda oldu. Bu eğilim için genel bir tanımlama yapmak gerekirse ‘‘Dünya ekonomisiyle bütünleşmeye dönük bir eğilim’’ diyebiliriz.

1980'lerde başlayan değişim hareketiyle birlikte ‘‘devletçi bürokrat’’lar da yavaş yavaş karar mekanizmalarından soyutlanmaya başladı. Bu değişim nedeniyle 1980'li yıllarda epeyce sıkıntı yaşandı ama uzun süren Turgut Özal iktidarı, bürokrasideki bu doğal değişim sürecinin daha fazla sıkıntı yaratmasını engelledi. Çünkü, o dönemde şimdi büyük sıkıntısı çekilen ‘‘güçlü siyasi irade’’ vardı.

Ancak 1980 öncesi hákim olan devletçi bürokratik yapının, tümüyle tasfiye olduğunu söylemek mümkün değil. Genel olarak bu bürokrasi kimliğinin idari mekanizmalardan soyutlandığını, belki söyleyebiliriz. Ancak çağdaş kafa yapısına sahip bürokratların bile, en azından kafalarının arkalarında bu devletçi yapı tümüyle silinemedi. Son dönemde, yeniden bir değişim dönemi geldiği için, işte bu kafaların arkasındaki devletçi yapı yeniden ortaya çıkmaya başlıyor.

‘‘Devletçi bürokratik anlayışın’’ idari kararları denetleyen mekanizma içinde hálá çok güçlü olarak varlığını sürdürmekte olduğunu söylemek ise yanlış olmaz. Denetim sistemi içinde devletçi kafanın hákim olması, mevzuatlar ne kadar değişse de, denetçilerin yorumlarıyla, hálá değişimi engelleyebilmelerine imkán veriyor. Denetim mekanizmasındaki hukukçuların ise altyapıyı vermeden üstyapı öğreten veren hukuk sistemi nedeniyle ekonomiden bihaber olmaları işi iyice zorlaştırıyor.

Zaten kafalarının arkasında devletçi zihniyeti barındıran, çağdaş ekonomik anlayışa sahip görünen bürokratlar ise denetimin değişimi önleyen tavır alışlarından kişisel olarak da zarar görecekleri için, çok fazla etkileniyorlar.

Son dönemde IMF programının etkisiyle ekonomideki güçlerini kaybetmeye başlayan siyasiler, değişimi hazırlayan bürokratları törpülemek için, devletçi denetim mekanizmalarını, bilinçli olarak harekete geçirmeye başladılar. Bu nedenle ekonomi bürokrasisindeki korku arttı ve değişimi hazırlayan kararları almakta daha dirençli olmaya başladılar. Sonunda da Başbakan bile, sanki bu ortamı hazırlayan Başbakanlık değilmiş gibi ‘‘Bürokratlar karar almıyor’’ diye yakınmaya başladı.

Kısacası; günlük ekonomik kararlardaki yetkilerini bürokratlara bırakmayan politikacıların, ‘‘devletçi bürokratik sistemi’’ savunan denetim mekanizmasıyla ittifak kurduğunu söyleyebiliriz. Daha ileri gidip, bunun siyasi izdüşümünün ‘‘Milliyetçi sağ ile ulusalcı solun ittifakı’’na dönüştüğünü de rahatlıkla görüyoruz.

İşte, bürokrasi kendi hazırladığı programın önünde, böylesine bir ortamda engel olmaya başladı. Diğer nedenler ve değişim ihtiyacını işlemeye devam edeceğiz.
X