"Yalçın Bayer" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yalçın Bayer" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yalçın Bayer

Ekonomik krize çözümler

EKONOMİK kriz karşısında; TOBB’un, TÜSİAD’ın, esnaf kuruluşlarının işyerleri, evleri yanıyor ama gıkları çıkmıyor.

Yurtdışına çıkışlar 100 dolara çıkarılmalı, borçlu devletin hacca gidecek vatandaşlarından fedakarlık istenmeli

Sinan Aygün de Ergenekon soruşturması sonucu suspusların arasına katıldı.

TODAİE mezunu bir Kamu Yönetimi Uzmanı olarak ekonomik kriz karşısında alınabilecek önlemleri şöyle sıralayabilirim.

1. Bankalardaki mevduatın, her banka için 100.000 YTL’sine devlet güvencesi ilan edilmelidir.

2. Harcamalardaki daralma sebebiyle pek çok işyeri ya kapandı ya kapanacak. Bankalar yakında personel çıkaracak. İşsizliği önlemek amacıyla tüccarların gelir vergisi %15 düşürülmeli, üretim girdilerinden enerji, petrol, iletişim, ulaşım üzerindeki devlet vergileri de makul seviyeye indirilmelidir. Unutulmamalı ki kazanç sahibi olmazsa vergi de olmaz.

3. Dövizdeki aşırı artışlar karşısında belirli vadelerle sabit kur sistemine geçilmelidir.

4. Elektrik, doğalgaz, benzin, telefon üzerindeki vergiler düşürülerek, memur ve işçi maaş artışları enflasyon+2 refah payı seviyesinde tutulabilir. Aksi takdirde, söz konusu mal ve hizmetlerdeki ücret artışı, maaş-ücret artışını tetikleyecek, karşılıklı tetiklemelerle Türkiye’de yaşamak imkánsız hale gelecektir.

5. İhracat azalacağından dış ticaret açığı daha da büyüyecektir. Yatırıma, üretime kaynak teşkil eden mallar dışında ithalata sınırlama getirilmelidir. İthal muz, ananas, avakado yemeden de yaşayabiliriz. Yurtdışına çıkışlarda alınan 15 YTL de 100 dolara çıkarılmalıdır. Birkaç yıl hacca gidecekler fedakárlık yapabilirler. Borçlu devletin, vatandaşları da borçludur. Borçla hacca gidilmez.

Sayın devlet yöneticileri, işadamları, esnaf, emekliler, bulduğum çözümleri beğenmiyorsanız, lütfen kendiniz daha iyisini bulup hayata geçiriniz.

Nail TAN

'Fıkracı’ya ne ceza ama

HABER malum... Mimarsinan Belde Belediye Başkanı, ’eski’ AKP’li Cuma Bozgeyik, Belediye Meclisi’nin bazı üyelerinin de katıldığı Selanik gezisinde, Mustafa Kemal Atatürk hakkında, hakaret ve küfür içeren ’Şekerli kahve’ fıkrasını anlatmıştı. Otobüste geçen bu çirkin sahnelerle ilgili görüntü kayıtları daha sonra bazı TV’lere yansımıştı.

Mimarsinan CHP Belde Başkanı Ali Ulvi Gökbulak’ın suç suçduyurusu üzerine, Bozgeyik hakkında Büyükçekmece 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Bu arada Bozyiğit ’takiye’ yapılarak AKP’den güya ihraç edilmiş sayıldı.

Bozgeyik, 1.10.2007’deki ilk duruşmaya çıkmış, daha sonraki duruşmaların hiç birine katılmamıştı. Bir yıl süren dava boyunca mahkemeye bir kez gelen Cuma Bozgeyik, önceki günkü duruşmada 1 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak cezası, ’mahkemeye karşı gösterdiği saygılı tavırları’ gözönünde bulundurarak 1 yıl 3 aya indirildi. Bir daha suç işlemeyeceği kanaatine varan hakim, cezayı 5 yıl süreyle erteledi. Ne yazık ki, son duruşmaya Bozgeyik protestolardan çekindiği için gelmedi.

Ertelenen bu ceza vicdanları paklar mı acaba?

'Temiz rapor’cu vali

DEREKÖY’de bir doktor hanımı taciz ettiği iddiasıyla CHP milletvekili Turgut Dibek tarafından İçişleri Bakanlığı’na şikayet edilen Kırklareli Valisi H. Avni Coş bütün iddiaları reddediyor ve "Polisevi’nde yemek yedik ama taciz söz konusu değil" diyor. Aynı şekilde doktor A.B.B., AA’ya "Taciz edildiğim kesinlikle doğru değildir" açıklamasını yapıyor.

Kırklareli’ndeki etkinliklere genellikle tek başına veya kızı ile katıldığı görülen Coş’un adı, Ahmet Çetinsay’ın döneminde Eminönü Belediyesi’ni teftiş sırasında duyuldu. Tayyip Erdoğan’ın belediye başkanlığı dönemindeki dosyalarını inceledi; adı ’Temiz rapor’cu müfettişe çıktı.

AKP iktidara gelince ödüllendirilerek Bingöl’e vali yapıldı; depremden sonra Aksaray’a verildi, son olarak da Kırklareli’ne atandı. Bir trafik kazasında ölen CHP İstanbul eski İl Başkanı Mehmet Bölük, Büyükşehir’in BİT’lerini sorgulayan kitabında, vali için "Coş tek başına tüm delilleri takdir etti, kimilerini gizledi ve İçişleri Bakanlığı ile Danıştay’ı yönlendirdi" diye yazdı.

STAR TV'de ilginç manzaralar
Deniz Feneri dururken TEGEV de nereden çıktı

STAR TV Anahaber Bülteni’nde birkaç gündür, PKK saldırısında 17 evladımızı şehit verdiğimiz Aktütün Köyü’nde yaşayan çocuklarla ilgili haberleri, gözlerimiz yaşlı izliyoruz. Üzüntü çekmemizin nedeni, çocukların zavallılığı değil; kendi zavallılığımız...

Hepsi pırıl pırıl Türkçe’leriyle, insan gibi yaşamak, eğitim görmek, topluma yararlı kişiler haline gelmek istediklerini söylüyorlar. Böyle kişiler ’zavallı’ olabilir mi? Gerçek zavallılar, bu pırlantadan değerli çocukların feryatlarına kulak tıkayanlar. Bakınız, önceki günkü yayında Uğur Dündar, yine Aktütün çocuklarıyla ilgili haberin ardından, muhabir Turgut Erat’a sordu:

"Hani Aktütünlü Çiçek kız da yanında olacaktı; nerede, göremiyorum" dedi.

Muhabir Erat’ın verdiği cevap, hepimizin kanını dondurdu:

"Evet, öyleydi. Hatta babası ve kardeşleri de bizimle birlikteydi. Ancak polis gelerek, hepsini alıp götürdü..."

Polis bu işi kendi kendine yapar mı? Belli ki daha önceki haberlerde kendi halinin gösterilmesine kızan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, anlaşılıyor ki Hakkari Valisi’ne emir vermiş... Zaten dün öğleden sonra bazı kanallara çıkarak esti-köpürdü! Hatta bir ara endazeyi öylesine kaçırdı ki, Star TV Haber’in, "Aktütün çocukları okuyamazsa terörist olur" mealinde algıladığı haberine karşılık, "Ne yani, Diyarbakır’daki polis servisini tarayanlar da mı okuyamadığı için terörist oldu" gibi, konuyla çelişkili anlamsız laflar etti...

Sayın Çelik, bu haberden önce size gelmiş televizyoncular. Sormuşlar "Bu okul açık mı kapalı mı?" diye... Siz "Şimdi ampute maçına çıkacağım. Konsantre olmaya çalışıyorum" dememiş miydiniz? Yoksa o izlediğimiz haber de mi fotomontajdı?

Yoksa Uğur Dündar’ın canlı yayın konuğu TEGEV Başkanı Cengiz Solakoğlu’nun bu işin içine girmesinden mi rahatsız oldunuz? Haaa, işte o konuda haklısın. Allah muhafaza, Deniz Feneri’nin yolu-molu kesilir, kaynakları azalır değil mi efendim? Aktütün’e gönderdiğiniz öğretmenin de Türkçesi maşallah oradaki çocuklar kadar iyi değil. Aslında hiç göndermeseniz daha iyi olurdu. Çünkü çocukların o güzelim Türkçesi de bozulacak... İnanmazsanız, Aktütün’e gidip araştırabilirsiniz. Bir de "Yalan söyleyeceğinize, eksiklik ve aksaklıkları gösterin" diyorsunuz.

Hadi Uğur Dündar’dan önce söyleyelim:

Bakanlığınızda ya da evinizde ayna yok mu ayna?

X