GeriSeyahat Ekonomik kriz eğlence yaşamını terörden daha çok etkiliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Hürriyet Twitter
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi
Ekonomik kriz eğlence yaşamını terörden daha çok etkiliyor

Ekonomik kriz eğlence yaşamını terörden daha çok etkiliyor

Sortie, Salomanje, Ghetto, Cento per Cento, Kalamata sizin mekanlarınız. Bir yılda kaç kişi ağırlıyorsunuz?
- Sadece Sortie’de yılda 250 bin kişi ağırlıyoruz. Bunun yüzde 35’i yabancı. Yılda neredeyse bir milyon kişiye hizmet ediyoruz.

Ekonominin kalbi gerçekten mekânlarda mı atar?
- Aynen öyle. Bizde ne kadar çok iş yemeği varsa o kadar çok yatırım ve proje vardır. Düğün-dernek, eğlence, davet insanların moralli olduğunu gösterir.

Ekonomik krizler, doğal afetler, terör olayları, hatta derbi maçları bile eğlence hayatını, dışarıda yeme-içmeyi etkiliyor. Etkisi en uzun süren ne?
- Üç büyüklerin derbisi gerçekten etkiler. ABD-Irak savaşı bile işlerimizi etkilemişti. Afet, felaket ve terör olayları da etkiler ama en çok etkileyen faktör uzun süreli ekonomik krizler. Bu dönemde maddi imkânı varsa da çıkmıyor insanlar, tedbirli davranıyorlar.

Mekânlara alınmayan kişiler hep çok konuşulur. Bunun kriteri nedir?
- Kriter şu: Etrafı ahengini bozmayacak. Jean giy ama bakımlı ol, temiz ol. Markası önemli değil; derli toplu ol yeter! Etraftaki insanlara karşı saygılı giyineceksiniz. Bir de içeride sıkıntı yaratacağına inandığımız kişileri almayız. Yılların tecrübesiyle bizim işimiz de bu; adamı anlarız yani.

‘Türk erkeği hesap ödetmez’ efsanesi yıkılıyor mu?
- Alman usulüne geçiş var; kimse kimsenin yükünü kaldırmak istemiyor. Hanımların hesap ödememe geleneği yıkıldı. Ama yabancılara kıyasla hâlâ ısmarlamayı seven bir toplumuz.

Hayatınızı bir papağana adadığınız doğru mu?
- Kuki 10 yıldır hayatımda. Onun uğruna Dubai’den ağaç getirttim. Yemi ABD’den gelir. Seyahat dönüşü surat asar, yanıma gelmez, günlerce konuşmaz, yemez. Her seferinde numarasını yutar ve üzülürüm. Birkaç kez doktor bile çağırdım. Kuki’den sonra hiçbir hanımın kaprisine laf edemez oldum. Bana öyle bir ‘Erol’ deyişi var ki. Çok kızgın söylüyor çok! Papağan değil o, ne istiyorsa onu söylüyor.

KARİYER
Dalgıç olmak isterdim

* Çocukken dalgıç olma hayali kuruyordum. Sonra sualtı biyoloğu olmayı istedim.
* İlk işim DJ’likti. İlk parayı, tuttuğum lüferlerin fazlasını satıp kazandım.
* Galata Kulesi’nde yöneticiydim. Orada kasiyerlik, depoculuk dahil her bölümde çalıştım.
* Danimarka’da yaşadığım yıllarda hediyelik eşya ithalat ve ihracatı yaptım. 1980’den beri kendi şirketlerim var.
* Kabataş Lisesi ve İktisadi Ticari Bilimler Akademisi bitirdim ve İsviçre’de, Lüuzern’de yiyecek-içecek eğitimi aldım.

TOPLANTI
Tempo düşerse sıkılırım

* Her salı yönetim toplantısı yaparız.
* Süresi değil temposu önemli. Bazen bir saatte biter, bazen beş.
* Gündemi belirlerim ve sorular sorarım. Tempo düşerse sıkılırım; hemen yükseltirim.
* Zaman zaman yemek ve içki testleri eşliğinde toplantılar yaparız.

GÜNE BAŞLARKEN
Kişisel bakıma zaman ayırırım
* 08.00 gibi kalkarım.
* Değişken bir ruh halim var. Sabah insanı değilim.
* 24.00 olmadan eve gider, müzik dinler saat 01.00-02.00 gibi de uyurum.
* Yaklaşık beş saat uyurum. Fazlasına da itiraz etmem.
* Sabah günün programını hazırlamak, maillere cevap vermek, spor yapmak, günlük bakımım ve papağanıma ayırdığım vakit demektir.
* Her sabah yedi ayrı gazete okurum.

SPOR
Suyun altında yaşayabilirim

* Hayatımın hiçbir döneminde ne ben sporu bıraktım ne de spor beni.
* Okul yıllarında basketbol oynadım ve atletizm yaptım.
* Ayten Altun yönetiminde haftada üç gün stretching, cardio ve ağırlık çalışıyorum.
* Dive master’ım, yani dalgıcım ve sualtı çekimleri de yapıyorum.
* Sıcak denizlere gidip dalıyorum. Mümkün olsa yılın yarısını dalış yaparak suyun altında geçirmek isterdim.

BESLENME
Öğlen anne yemeği yerim

* Karışık Ege otları arası balık ve meyve olmazsa olmazım. Zeytinyağlı yemekleri çok severim. Hayvansal doymuş yağları hiç kullanmam. Kırmızı eti çok az yerim.
* Sabah büyük bardak limonlu-ballı su ve mısır gevreği ya da bir dilim tam tahıllı ekmek eşliğinde Türk kahvaltısı.
* Öğle, ya annemin yemeklerini ya da Salomanje’de günün yemeğini yerim. Akşam balık ve ot.
* En çok Türk ev yemeklerini ve İtalyan mutfağını severim.
* Zaman zaman dostlarıma da yemek pişiriyorum.

MEKAN
Dünyada favori mekanlarım var

* Hijyeni önemserim ama bunun için lezzetsizliğe katlanmam.
* Yeni yerleri denerim ama müdavimi olduğum mekânlar da var. Kendi mekânlarım dışındaki yerlere de giderim.
* New York Soho’daki Mercer Kitchen kahvaltı, Paris’te L’Avenue, öğle; Helene Darroze akşam yemeği, Mariages Freres çay için ideal. Roma’da Sant’Eustachio espresso; Londra’da Sanderson Oteli’nin barı akşam üstü içkisi, Latium akşam yemeği için iyidir. Belçika’da ise balıkçı restoranları ve marine midye severim.
* Denize elim değecekmiş gibi olan ve iyi müzik çalan mekânları tercih ederim.

TATİL
Maldivler’e giden ilk Türk’üm
* Sık sık küçük kaçamaklar yaparım; bir haftayı geçmeyen uzun kaçamakları da yılda 2-3 kez.
* Tercihim deniz ve dalış yapabildiğim yerler. Hint Okyanusu favorim.
* Galiba Maldivler’e giden ilk Türk’üm. 1989’dan beri 20 kere gittim. Orada çekim ve dalış yapma tutkum var, aşığım oralara.
* Bodrum’un sakin günlerini de severim.
* Kış tatili olarak yine deniz tercih eder, sıcak denizlere giderim.

OTOMOBİL
Yerine göre hız yaparım

* Otomobillere çok düşkün değilim.
* İlk otomobilim Pontiac’tı ama kendi paramla aldığım ilk otomobil Murat 124.
* Sığabileceğim otomobilleri tercih ederim.
* Şu anda Range Rover kullanıyorum.
* Genellikle kendim kullanırım. Yerine göre hız yaparım; hızı severim.

HOBİ
Papağanım operalara eşlik eder

* Dalmak, sualtında çekim yapmak en büyük hobim.
* Bu çekimlerimi DVD’ye kaydeder, müzikle donatırım. Evdeki minik stüdyomda müzik CD’lerimi hazırlarım.
* Çok müzik dinlerim. Çoğunlukla klasik müzik ve opera. Papağanım Kuki de operalara eşlik eder. Ciddi bir klasik müzik koleksiyonum var ama tekno, elektronik dahil her türlü müziği dinlerim.
* Sinema çok severim. Çoğunlukla evde DVD seyrediyorum. Türk filmi pek seçmem. Roberto De Niro, Al Pacino, Angelina Jolie gibi oyuncular hiçbir şey yapmasalar; yürüseler, öksürseler bile seyrederim.
* ‘Gülen Düşünceler’ gibi el altı kitaplarını çok severim.
* Çocukken aileden kalma çok değerli pul koleksiyonum çalındıktan sonra çok üzüldüm ve bu işten vazgeçtim.
False