Ekonomide yavaşlama sürecine giriyoruz

AA
16 Ocak 2012 - 11:18Son Güncelleme : 16 Ocak 2012 - 13:38

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bütçe rakamlarını açıkladı. Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, 2011 yılında dünyada ve Türkiye'de yaşanan ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, "İşsizlikteki hafif artışlar ekonomide yavaşlama sürecine girdiğimizi gösteriyor" dedi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, geçen yılın  tamamında merkezi yönetim bütçe giderlerinin 313 milyar 302 milyon lira, faiz  hariç bütçe giderlerinin 271 milyar 90 milyon lira olduğunu, merkezi yönetim  bütçe gelirlerinin 295 milyar 862 milyon lira, genel bütçe vergi gelirlerinin ise  253 milyar 765 milyon lira olarak gerçekleştiğini bildirdi.

Bakan Şimşek, bu sonuçlara göre 2010'da 40 milyar 81 milyon lira olan  merkezi yönetim bütçe açığının 2011 yılında yüzde 56,5 oranında azalarak, 17  milyar 439 milyon liraya düştüğünü söyledi. Bakanlıkta düzenlediği basın toplantısında, 2011 yılında dünyada ve  Türkiye'de yaşanan ekonomik gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan ve  2011 yılı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerini açıklayan Şimşek, Türkiye  ekonomisinin olumlu yanlarının yanı sıra cari açığa da değinmek gerektiğini  söyledi.

Geçen yıl cari açığın ciddi şekilde arttığını anımsatan Şimşek, bunda  birtakım yapısal sorunların olmasıyla birlikte konjonktürel faktörlerin de etkili  olduğunu ifade etti.

Cari açığın artmasında “Arap Baharı”nın, Avrupa Birliği'nde iç talebin  çok zayıf olmasının ve global emtia fiyatlarının 2010 yılına göre çok hızla  yükselişe girmesinin de etkisi olduğunu belirten Şimşek, şunları kaydetti:

"Böyle birkaç önemli konjonktürel faktör de var tabii. Cari açık 2011  yılında muhtemelen Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYH) yüzde 10'u civarında bir  rakam olacak. Ekonomide özellikle iç talep daha makul düzeylere doğru geriliyor.  Kurdaki düzeltme, özellikle gelişmekte olan ülkelerle reel efektif kur endeksine  baktığımız zaman, TL'deki rekabet gücünün, özellikle ihracatçı açısından rekabet  gücünün çok ciddi şekilde arttığını görüyoruz.”
         
“Enflasyonun, yılın sonuna doğru düşeceğini öngörüyoruz”
         
Enflasyonu da olumsuz makroekonomik göstergeler arasında değerlendirmek  gerektiğini dile getiren Şimşek, 2011 yılında geçici de olsa TL'deki değer  kaybının ve Ekim ayında yapılan bazı vergi artışlarının, enflasyon üzerinde  olumsuz etkisi olduğunu söyledi.

“Enflasyon, yılın ilk çeyreğinde muhtemelen bir miktar daha yükselebilir  ama yılın sonuna doğru tekrar Merkez Bankası'nın hedeflerine paralel şekilde bir  enflasyon görünümü öngörüyoruz” diyen Şimşek, bu öngörünün nedeni olarak iç  talebin daha makul düzeylere dönmesini, kurdaki düzeltmenin tekrarlama  ihtimalinin zayıf olmasını ve global emtia fiyatlarında yaşanan “şokun”  enflasyon rakamlarından çıkmış olacağını gösterdi.

Bakan Şimşek, söz konusu iki temel makro sorun açısından 2012 yılı  değerlendirildiğinde, cari açığın daralacağını, enflasyonun ise yılın sonuna  doğru düşeceğini öngördüklerini bildirdi.
       
"Kamu borç stokunun GSYH'ya oranını yüzde 32'lerde öngörüyoruz”
         
Genel olarak makro açıdan önemli bir başarı yakalandığını dile getiren  Şimşek, şöyle devam etti:

“Çünkü başarı, refah seviyesinin, istihdam düzeyinin artmasıyla, reel  büyümedeki artışla ölçülür. Bu açıdan çok güçlü bir makroekonomik performans var.  Çok güçlü bir refah artışı var. Bu başarı tesadüf değil. Özellikle 2002 yılının  sonundan itibaren mali disipline verdiğimiz önem, bence bu başarının temel taşını  oluşturuyor. Yapısal reformlar da bu başarıda çok önemli katkıya sahip. Gerek  yapısal reformlar gerekse mali disiplin, siyasi istikrar olmadan tabii ki  sağlanamaz, başarılamaz. Yani buradaki asıl başarı, siyasi istikrardadır. Güçlü  siyasi iradededir ve doğru politikadadır.”

Türkiye'nin makroekonomik temellerinin sağlam olduğunu belirten Şimşek,  dünyada önemli bir sorun olan kamu borç stokunun sürdürülebilirliğinin, Türkiye  için sorun olmadığını ifade etti.

Türkiye'de kamu borç stokunun GSYH'ye oranının çok makul düzeylerde  olduğunu aktaran Şimşek, “Yüzde 40'ın belki biraz altına düştü geçen yıl. AB'ye  baktığınızda yüzde 90'lara dayanmış durumda ve muhtemelen 2016 yılına kadar bile  bu ülkelerde borç stokunun yukarı doğru trendi devam edecek. Oysa biz 2014'de ne  öngörüyoruz? Kamu borç stokunun GSYH'ya oranını yüzde 32'lerde öngörüyoruz. Bu  brüt... Net kamu borç stoku yüzde 20'li rakamlarda... Şu anda elimizde son  rakamlar yok ama yüzde 25 mi olur ne olur, önümüzdeki aylarda bunu da göreceğiz”  diye konuştu.

Bankacılık sektöründe de Türkiye'nin bilançosunun sağlam olduğunu  belirten Şimşek, Türkiye'nin siyasi istikrarıyla, bundan sonra yaşanacak dış  kaynaklı şokların da absorbe edilebileceğini söyledi.
         
2011 yılı merkezi yönetim bütçe gerçekleşmeleri
         
Geçen yıla ilişkin merkezi yönetim bütçe gerçekleşmelerini de açıklayan  Bakan Şimşek, aylık performanstansa yıl sonu performansının daha önemli olduğunu  söyledi.

Maliye Bakanı Şimşek, 2011 yılının Aralık ayında merkezi yönetim bütçe  giderlerinin 40 milyar 974 milyon lira, faiz hariç bütçe giderlerinin 39 milyar  748 milyon lira, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 23 milyar 96 milyon lira,  genel bütçe vergi gelirlerinin ise 19 milyar 659 milyon lira olarak  gerçekleştiğini bildirdi.
Bu sonuçlara göre, bütçe açığının söz konusu dönemde 17 milyar 878 milyon  lira olduğunu aktaran Şimşek, faiz dışı açığın ise 16 milyar 652 milyon lira  olarak gerçekleştiğini ifade etti.

Geçen yılın tamamında ise merkezi yönetim bütçe giderlerinin 313 milyar  302 milyon lira, faiz hariç bütçe giderlerinin 271 milyar 90 milyon lira olduğunu  belirten Şimşek, merkezi yönetim bütçe gelirlerinin 295 milyar 862 milyon lira,  genel bütçe vergi gelirlerinin ise 253 milyar 765 milyon lira olarak  gerçekleştiğini bildirdi.
Bakan Şimşek, bu sonuçlara göre de 2010 yılında 40 milyar 81 milyon lira  olan merkezi yönetim bütçe açığının 2011 yılında yüzde 56,5 oranında azalarak, 17  milyar 439 milyon liraya düştüğünü kaydetti.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı işsizlik rakamlarına da  değinen Şimşek, yüzde 9,1'lik oranın bile son 10 yılın en düşük rakamlarından  olduğunu belirtti.

Mevsimsel olarak bu aylarda manşet işsizlik oranının bir miktar yükselişe  geçtiğini ifade eden Şimşek, “Ama mevsimsel etkilerden arındırılmış olarak da  işsizlikte hafif yükseliş var. Bu da şunu gösteriyor, ekonomide bir yavaşlama  sürecine giriyoruz. Özellikle inşaat sektörünün istihdam yaratma kapasitesinin  önümüzdeki dönemde bir miktar zayıflaması riski söz konusu” dedi.

2B gelirlerine yönelik açıklama yaptı

2-B'den gelecek gelirlerin büyük bir kısmının afet riskini azaltmak için kentsel dönüşümde kullanılacağını belirten Şimşek, bu yönde bir tasarı olduğunu hatırlattı ve tasarının yakında Meclis'e gideceğini söyledi.

“2B'den kaynak alalım, köprü yapalım. Bu aşamada böyle bir değerlendirme yok” diyen Şimşek, Meclis aşamasında değerlendirmeler olabileceğini söyledi.

Şimşek, bu aşamada 2B gelirlerinin afet riskini azaltmak amacıyla özellikle İstanbul gibi illerde kentsel dönüşümde kullanılmak üzere ilgili bakanlığa ödenek olarak kaydedileceğini ifade etti.

Şimşek, “Köprüyü biz yaparsak bütçede daha önce öngörmediğimiz harcama gündeme gelirse ya giderleri kendi içerisinde yer değişikliği ile yapacağız ya da ilave gelir imkanlarını araştıracağız” dedi.

"Memur maaşları konusudna anayasa değişikliği yapıldı"

Memur maaşları konusunda anayasa değişikliği yapıldığını kaydeden Şimşek, şöyle konuştu:

“Tasarı, yakında mecliste görüşülecek. Maliye Bakanlığı veya başka bakanlığın görüşü diye ifade doğru olmaz. Bu hükümetin bir iradesidir. Dolayısıyla hükümetimizce değerlendirilecek bir husustur. Bu sadece Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığının, Hazinenin diye sunmak doğru değil. Ortak bir irade tecelli ediyor.

İntibak Yasasına gelince İntibak Yasası devreye girse de girmese de işçi ve Bağ-Kur emeklileri 2011 yılının ikinci yarısında gerçekleşen enflasyon oranı kadar zammı otomatik olarak alacaklar. Memur emeklileri ise memurlara yapılacak zam oranında emekli aylıklarında artış olacak. Dolayısıyla burada bir takım gecikmeler söz konusu ama bu gecikmelerden dolayı telafi imkanı olmayan bir mağduriyet söz konusu olmayacak. Biz hep geriye doğru ne yapmamız gerekiyorsa yapacağız. Burada mevcut kanunlar çerçevesinde otomatik olarak yapılması gereken artışları da yapacağız.”

“Enflasyonun, yılın sonuna doğru düşeceğini öngörüyoruz”

Enflasyonu da olumsuz makroekonomik göstergeler arasında değerlendirmek gerektiğini dile getiren Şimşek, 2011 yılında geçici de olsa TL'deki değer kaybının ve Ekim ayında yapılan bazı vergi artışlarının, enflasyon üzerinde olumsuz etkisi olduğunu söyledi.

“Enflasyon, yılın ilk çeyreğinde muhtemelen bir miktar daha yükselebilir ama yılın sonuna doğru tekrar Merkez Bankası'nın hedeflerine paralel şekilde bir enflasyon görünümü öngörüyoruz” diyen Şimşek, bu öngörünün nedeni olarak iç talebin daha makul düzeylere dönmesini, kurdaki düzeltmenin tekrarlama ihtimalinin zayıf olmasını ve global emtia fiyatlarında yaşanan “şokun” enflasyon rakamlarından çıkmış olacağını gösterdi.

Bakan Şimşek, söz konusu iki temel makro sorun açısından 2012 yılı değerlendirildiğinde, cari açığın daralacağını, enflasyonun ise yılın sonuna doğru düşeceğini öngördüklerini bildirdi.

Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı