GeriEkonomi Yatırımda sektör ve şirket zamanı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yatırımda sektör ve şirket zamanı

İstanbul Borsası perşembe günü yüzde 2.38 oranında değer yitirerek 11 bin 264 puandan kapandı. Son bir haftalık seyre bakıldığında borsanın aslında sürpriz bir hareket yapmadığı görülüyor.

Kısa vadede borsanın yönünü Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) temasları belirleyecek. Ama borsacılara göre 2001 yılı "seçici yatırım" yapanların kazanacağı bir yıl olacak. Yani artık topyekün yükseliş yok. Sektörü ve şirketi iyi seçenler kazanacak. Bundan sonraki yazılarda hergün, günlük gelişmeler ve psikolojinin yanı sıra bir sektörün 2001 yılı ile ilgili beklentilerini aktaracağız.

'Banka'nın saltanatı bitiyor mu?

2000 yılı bankacılık sektörü için oldukça zor geçen bir yıl oldu. 2000 yılının en önemli olayları arasında tartışmasız Esbank, Yaşarbank Etibank ve Demirbank'ın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na devredilmesi yer aldı. Bu devirler ile birlikte bankacılık sektörü de sorgulanmaya başladı.

Şu an itibariyle bu bankalar ve bankalara bağlı olarak sırası kapatılan şirketlere yatırım yapan yatırımcı sayısı 90 bine yakın. Takasbank'ta açılan bakiyeli hesap, yani aktif hesap sayısının 1 milyon 300 bin olduğu dikkate alınırsa bu rakamın büyüklüğü ortaya çıkacak.

Gelişmiş ülke mali piyasalarına bakıldığında, Türkiye'deki bankacılık sektöründe yeniden yapılanmanın neden şart olduğu ortaya çıkıyor: Örneğin ABD'de 3000'in üzerinde banka var. Ama bunlardan sadece 5-6 tanesi ülke çapında çalışan ulusal bankalar. Geri kalanlar bölgesel ve deyim yerindeyse üçüncü lig bankaları.

Türkiye'de bankacılık sektörünün toplam aktif büyüklüğü 100 milyar dolar civarında. Almanya'da sadece Deutsche Bank'ın aktif büyüklüğü bile Türk mali sisteminden büyük.

Uzmanlar iki yıldır Türk bankacılık sisteminde yeniden yapılanma, satın alma, yabancı banka girişi ve birleşmelerin kaçınılmaz olduğunu söylüyor. Hele de istikrar programı bu durumu daha da zaruri hale getirdi. Bankaların 2000 yılı bilançolarında karların ne kadar düştüğü görüldü.

Çünkü bankalar artık hazine bonosundan eskisi kadar kar edemeyecek. Bu nedenle 2001 yılında banka karları daha da düşecek. Bu nedenle bankalar daha önceki yılarda gösterdikleri performansı gösteremeyecek. Ama unutulmamalı ki yabancı yatırımcılar Türkiye piyasasına girerken ister isemez banka hisselerinde alım yapıyor. Bu da bankaların hanesine artı puan olarak yazılıyor.

SPK'da yeni yönetim dönemi

Son iki gündür borsada kriz ortamının aşılması ile manipülatif hareketlerin de yoğunlaşmaya başadığını yazmıştık. Dün Sermaye Piyasası Kurulu'nun borsaya gönderdiği bir açıklama aslında manipülatif işlemlerin borsayı ne kadar çok etkilediğini ortaya koydu.

SPK aralarında Erciyes Menkul Kıymetler'in sahibi ve İMKB'nin en büyük yatırımcılarından biri olan İlhami Suaydın ve yine büyük oyunculardan Abdurrahman Yıldırım'ın da bulunduğu 13 kişi hakında borsada işlem yasağı kararı verdiğini belirtti. Açıklamada bu 13 kişinin İhlas Ev Aletleri hisse senedinde gerçekleştirdikleri manipülatif işlemler nedeniyle, bugünden itibaren borsada gerçekleştireceği işlemlerin geçersiz sayılacağı ve Takasbank'taki takas yükümlülüklerinin yerine getirilmeyeceği belirtildi.

Borsacılar yeni Sermaye Piyasası Kanunu ile Sermaye Piyasası Kurulu'na devasa yetkilerin verildiğini hatırlatılar. Bu arada 2001 yılına yeni başkan Doğan Cansızlar'la başlayan SPK'nın artık piyasaya çok daha fazla müdahale edeceğini belirterek "Benzer işlem yasaklarını ve cezaları daha yoğun göreceğimiz bir ortama giriyoruz" yorumunu yapıyor.

Suaydın ve Yıldırım kimdir?
İlhami Suaydın Erciyes Menkul Değerler'in sahibi. Aynı zamada İstanbul Borsası'nın en büyük ve en eski yatırımcılarından biri. Adı sık sık hisse senetlerinde yapılan operasyonlarda duyuluyor. Son olarak Ömer Lütfü Topal davasında adı geçti. Emper Menkul Değerler aracılığıyla gerçekleştirilen kara para aklama operasyonunda Erciyes Menkul Değerler'in de kullanıldığı iddası ortaya atıldı. Savcılık Suaydın hakkında gıyabi tutuklama kararı verdi. Ama Suaydın daha sonra bu davadan aklandı. Suaydın hakkında SPK'nın daha önce de yaptığı bir çok suç duyurusu ve açtığı dava var. Suaydın, hisse senedi operasyonları konusunda ise yapılan operasyonlarda hiç bir ilgisi olmamasına rağmen kendi adının kullanıldığını iddia ediyor. Abdurrahman Yıldırım'ın adı ise piyasada birkaç yıl önce duyulmaya başlandı. Kardeşinin de hisse senedi alım satımı yaptığı biliniyor ve piyasa bu ikiliyi "Yıldırım kardeşler" olarak tanıyor. Almanya'daki işletmelerini satarak Türkiye piyasasına giren bu ikilinin islami çevrelerin parasını yönettiği de konuşulanlar arasında. Yıldırım kardeşler daha önce de bir çok hisse senedinde operasyon yaptı. Sermaye Piyasası Kurulu'nun bu ikili hakkında da yaptığı bir çok suç duyurusu bulunuyor. Yıldırım kardeşler ayrıca piyasada sık sık batıp, yeniden piyasaya dönmeleri ile tanınıyorlar.
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle