GeriEkonomi Ya ÖTV olmasaydı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ya ÖTV olmasaydı

Ya ÖTV olmasaydı

Türkiye’nin en çok satan bazı otomobillerinin ÖTV’li ve ÖTV’siz fiyatlarını çıkardık. Bazı otomobillerde kasımda başlayan ve haziran sonuna kadar devam edecek 15 puanlık ÖTV teşviki olduğu için yaptığımız hesaplamaya o fiyatı da ekledik. Sonuç olarak, Türkiye’de otomobillerden Avrupa gibi sadece KDV alınsaydı 1.6 litre ve altı motora sahip en düşük ve en çok satan vergi dilimindeki araçların fiyatı yüzde 31 ile 37.5 arasında gerilerdi.

TÜRKİYE’de otomobil fiyatları vergiden alınan vergiyle (ÖTV+KDV) yıllardır dünyada zirveyi  kimseye kaptırmıyor. Her bir otomobile daha satın almadan önce motor gücü ve matrah (vergisiz) fiyatına göre yüzde 45 ile 160 arasında ÖTV ödüyoruz. Otomobilin ÖTV’li fiyatı hesaplandıktan sonra üstüne bir de yüzde 18 KDV ve diğer ödemeler (harç, pul vs...) ekleniyor. Böyle olunca Türkiye otomobil fiyatlarında dünya rekoru kırıyor.  Ancak ekonomik dalgalanmayla birlikte 2018 yılında yüzde 35 düşen, 2019 yılının ilk 4 ayında da yüzde 50’ye varan daralma yaşayan otomotiv sektörü köşeye sıkışmış durumda. Bir taraftan yüksek vergi oranları diğer taraftan artan kurlar ve faizlerle satışlar adeta dibe vurdu. Kurlar ve faizlerde hareket sınırlı olduğu için bu noktada hem sektör yetkililerinin hem de vatandaşların en büyük talebi ÖTV’nin düşürülmesi veya kaldırılması.

Pazardaki büyük gerilemeye bağlı olarak kasım ayında devreye sokulup, 3’er ay uzatmayla haziran sonuna kadar devam eden  ÖTV teşvikine rağmen hükümetin ilk 4 ayda ÖTV gelirlerinde yaşadığı kayıp da bunu biraz zorunlu hale getiriyor. Çünkü Türkiye’de ilk 4 ayda otomotiv pazarı yüzde 48 daralırken, devletin motorlu taşıtlardan elde ettiği ÖTV geliri ise 6.6 milyar TL topladığı 2018’e göre yüzde 57 düşerek 2.8 milyar TL’ye geriledi. Bütçede 2019 hedefinin yüzde 2.7’lik payla 24 milyar TL olduğu düşünülürse, yıl sonu için beklenen açık en az 15 milyar TL civarında olması bekleniyor. Bu da ÖTV’de ciddi bir indirim veya geçici olarak kaldırılmasını bir bakıma zorunlu hale getiriyor. Çünkü mevcut vergiler ve faiz oranlarıyla vatandaşın otomobil alamayacağı, ancak vergi indirimleriyle pazarda bir hareket olabileceği belirtiliyor.

15 YIL GERİYE GİTTİ

Sektör yetkilileri kurlardaki hareket ve yüksek kredi faizleri nedeniyle mayıs ayında toplam satışların 30 bin adedin bile altında kalabileceği uyarısını yapıyor. Bu da 2018 yılı aynı döneme göre yüzde 60’ya yakın bir daralma anlamına geliyor. Ama en önemlisi bu seviye pazarı tam 15 yıl geriye götürecek. Çünkü en son 2003 mayısında 30 bin adedin altında satış yapılmıştı. Mayıs 2003’te toplam otomobil ve hafif ticari araç satışları 25 bin 853 adet olarak gerçekleşmiş ondan sonraki15 yıl sonuçlar hep 50 bin ile 100 bin adet arasında olmuştu. Otomotiv sektöründe haziran ayına ilişkin beklentiler de yüksek değil. Çünkü önce bayram tatili ardından da tekrarlanacak İstanbul seçimleri var. Temmuz ve ağustos ise tatil dönemi, yani mevsimsel olarak satışların en düşük olduğu 2 ay. Sonuç olarak sektörün tüm beklentisi son 4 aya yani ‘Eylül-Aralık’a sıkışmış durumda.

Biz de bu hafta Türkiye’nin en çok satan bazı otomobillerini alarak ÖTV’li ve ÖTV’siz fiyatlarını çıkardık. Bazı otomobillerde kasım ayında başlayan ve haziran sonuna kadar devam edecek 15 puanlık ÖTV teşviki olduğu için yaptığımız hesaplamaya o fiyatı da kattık. Sonuç eğer Türkiye’de otomobillerden Avrupa gibi sadece KDV alınsaydı 1.6 litre ve altı motora sahip en düşük ama en çok satan vergi dilimindeki araçların fiyatı yüzde 31 ile 37.5 arasında gerilerdi.

Ya ÖTV olmasaydı

BAŞKANIN KAFASINDA BİR FORMÜL VAR!

SON dönemde ÖTV indiriminden, hurda teşvikindeki matrah ve indirim artışına kadar hükümetin otomotivle ilgili bir çok düzenlemesinin geri planında Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) bulunuyor. Türkiye’de 724 tüzel kişilik altında 974 otomotiv plazasını yani bayiyi temsil eden OYDER’in Başkanı Murat Şahsuvaroğlu ve ekibi, düşen satışlar nedeniyle zor durumda kalan bayileri ayakta tutmak adına büyük mücadele veriyor.  Ankara-İstanbul arasında adeta mekik dokuyan Şahsuvaroğlu’nun gerçekleşen tüm düzenlemelerde başrolde yer alıyor. Ancak tüm bu düzenlemelere rağmen pazardaki gidişattan memnun olmayan Şahsuvaroğlu, “Mayıs ayında satışlar 30 bin civarında olacak gibi gözüküyor. Bu 15 yılın en kötüsü. Teşvikler önemli ama ne yazık ki yeterli değil. Özellikle yüksek faizler yüzünden finansman konusunda sıkıntılar var. Bu konuda kafamda bir formül var, yakında Ankara’yla da paylaşacağım. Aksi durumda bayilerin 3’te 1’i kepenk indirmek zorunda kalacak” yorumunda bulundu.

Yıllar itibarıyla mayıs satışları

2003       25.853

2004       80.290

2005       67.357

2006       78.229

2007       47.938

2008       48.598

2009       63.191

2010       59.377

2011       80.646

2012       70.863

2013       81.468

2014       58.121

2015       81.542

2016       93.904

2017       85.422

2018       72.755

2019 *   30.000

* Beklenen satış adedi

Ya ÖTV olmasaydı

Yorumları Göster
Yorumları Gizle