GeriEkonomi Unilever: 60 hedefte yüzde 71 başarı kazandık
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Unilever: 60 hedefte yüzde 71 başarı kazandık

Unilever: 60 hedefte yüzde 71 başarı kazandık
refid:20411188 ilişkili resim dosyası

Unilever Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya Başkanı ve Unilever Türkiye CEO’su İzzet Karaca, 30 fabrika ve 12 bin çalışandan oluşan, 750 milyonluk nüfusa sahip ve Unilever’in altıncı büyük pazarı olan bir bölgeyi Türkiye’den yönetmeye başladıklarını hatırlatarak, “Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı’nın hedeflerine gönülden bağlıyız ve bu planın başarıya ulaşmasında büyük rol oynuyoruz. 2011 yılında yaklaşık 60 hedefte yüzde 71 başarı kaydettik” dedi.

Türkiye ve Rusya da dahil Unilever'in 35 ülkeden sorumlu üst yöneticisi İzzet Karaca" Unilever’in işini iki kat büyütürken, aynı zamanda çevre üzerindeki toplam etkisini azaltmak ve kişilerin sağlık ve esenliklerine daha fazla katkı yapma amacıyla hayata geçirdiği 10 yıllık Sürdürülebilir Yaşam Planı'nın ilk yılını başarıyla tamamladığını açıkladı.

Karaca, "10 yıllık hedefler şeklinde açıkladığımız Sürdürülebilir Yaşam Planı'nın ilk yılında hedeflerimizin üzerine çıkmaktan dolayı mutluyuz. Bu bir yıllık performansımızdan aldığımız motivasyonla 2020 için belirlediğimiz hedefleri 2015 yılına kadar gerçekleştirebileceğimize dair umutlarımız ve inancımız arttı.İşimizi ikiye katlama hedefine odaklanırken, çevreye zararı da yarı yarıya azaltmak amacındayız. Bu hedefi tek başımıza değil, tedarikçilerimizle, müşterilerimizle, STK'larla ve her şeyden önemlisi tüketicilerimizle birlikte gerçekleştireceğiz" dedi. 

Unilever Türkiye, Rusya, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Orta Asya ve Kafkasya Başkanı ve Unilever Türkiye CEO’su İzzet Karaca, programın bir yıllık sonuçlarını açıklamak üzere Unilever Global İletişimden Sorumlu Dünya Başkanı Sue Garrard ile birlikte düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada,30 fabrika ve 12 bin çalışandan oluşan, 750 milyonluk nüfusa sahip ve Unilever’in altıncı büyük pazarı olan bir bölgeyi Türkiye’den yönetmeye başladıklarını hatırlatarak, “Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı’nın hedeflerine gönülden bağlıyız ve bu planın başarıya ulaşmasında büyük rol oynuyoruz. 2011 yılında yaklaşık 60 hedefte yüzde 71 başarı kaydettik” dedi.

"10 TARIMSAL HAMMADDEDE ÖNEMLİ İLERLEME SAĞLADIK"

Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı kapsamında üç hedeften biri olan tarımsal hammaddelerin yüzde 100’ünü sürdürülebilir kaynaklardan sağlama hedefine ilişkin olarak Karaca “Tarımsal ham maddelerimizin yüzde 14'ünü sürdürülebilir kaynaklardan sağlamak, 10 yıldan fazla zamanımızı aldı. Son 1 yılda ise bu oranı yüzde 24’e çıkardık. 2011 yılında, başı çeken 10 tarımsal ham maddemizin tamamında ilerleme kaydettik” dedi.

Karaca “Palm yağında bu oran yüzde 64'ü buldu. Kağıt ve kartonda bu oranı yüzde 60'a ulaştırdık. yüzde 28'i, meyve ve sebzenin yüzde 25'ini,kakaonun da yüzde 2'ini sürdürülebilir ve izlenebilir belgeli kaynaklardan temin ediyoruz. Biz bir yıl sonra bu oranları daha yukarılara çıkarmaya kararlıyız. Karaca, 2020 yılına gelindiğinde palm yağının yüzde 100'ü izlenebilir kaynaklardan alınacağını söyleyen Karaca, açıkladığı tüm hedeflerin bağımsız kaynaklarca denetlendiğini hatırlattı. İzzet Karaca, Unilever’in altıncı büyük pazarı olan bir bölgeyi İstanbul’dan yönettiklerini belirterek, “Unilever Sürdürülebilir Yaşam Planı’nın hedeflerine gönülden bağlıyız ve bu planın başarıya ulaşmasında büyük rol oynuyoruz. Unilever dünya çapında 171 bin çalışanıyla çevreye verilen zararların azaltılması için birer çevre gönüllüsü olarak çalışıyor. Bu bizim aynı zamanda varlık nedenimiz. Çünkü üretim süreçlerini sürdürülebilir kaynaklarla yürütemezsek ve kaynaklar her geçen gün daha da azalırsa her şey bugünkünden çok daha zorlaşacaktır” dedi.

"ÇEVRE KORUMADA SORUMLULUĞUN YÜZDE 68'İ TÜKETİCİDE BİTİYOR"

Karaca, kendisine bağlı bölgenin Unilever'in toplam cirosunun yüzde 10'a yakın bölümünü oluşturduğunu belirterek "35 ülkenin yer aldığı bu bölge toplam dünya nüfusunun yüzde 11'ine sahip. Türkiye nüfusunun ise 10 katı bir nüfustan söz ediyoruz. Bölgemiz yüzölçümü olarak Unilever içinde en büyük bölge. Bölgemizdeki en uzak iki nokta arasında tam 12 saatlik zaman farkı var. Bir anlamda güneşin batmadığı bir bölgeye hitap ediyoruz" dedi. Çevreye verilen zararların kaynaklarına ilişkin yapılan araştırmalara değinen Karaca "Dünya ölçeğinde yapılan hesaplamalar çevre zararlarının yüzde 26'sının kullandığımız hammaddelerden, yüzde 3'ünün fabrikalarımızdan, yüzde 2'sinin nakliyeden, yüzde 1'inin de atıklardan kaynaklandığını gösteriyor. En büyük pay ise yüzde 68 ile tüketicinin ürünleri kullanımıyla ilgili. Bu nedenle tüketici eğitimine çok büyük önem veriyoruz. Çünkü biz üretim süreçlerini ne kadar iyileştirirsek iyileştirelim, hammaddeleri ne kadar sürdürülebilir kaynaklardan temin edersek edelim, işin ve çözümün ancak üçte birlik bölümüne katkı yapabiliyoruz. Bu sadece Unilever'in ya da Türkiye'nin değil tüm dünyanın sorunu. Çevreye verilen zararları azaltmak için musluğun önünü kesmeye kararlıyız" açıklamasında bulundu.

"7 BİNİN ÜZERİNDE ÇAY ÜRETİCİSİ EĞİTTİK"

Sürdürülebilir tedarik hedefi doğrultusunda Lipton ve Knorr markalarıyla önemli adımlar attıklarını ifade eden Karaca bu konuda şunları söyledi:

“Türkiye’deki çay fabrikalarında üretilen çay ve 3. taraflarca tedarik edilenler dahil olmak üzere bütün çayların sırasıyla 2015 ve 2018’e kadar Yağmur Ormanları Birliği (RA-Rainforest Alliance) onaylı olmasını hedefliyoruz. Bu kapsamda Lipton Türkiye, 2011 yılında Sürdürülebilir Tarım Projesi’ni hayata geçirdi ve 7 bin 426 küçük ölçekli çay üreticisine birebir eğitim verdi. Karadeniz Bölgesi’nin ilk Toprak Analiz Laboratuarı’nı açtık, bir mobil aracı Rize çay bahçelerinde çalışan kadınlara sağlık taraması yapabilmesi için Sağlık Bakanlığı’na bağışladık. Öte yandan Türkiye’de en çok kullanılan 5 bileşenin 2015 yılına kadar sürdürülebilir kaynaklardan temin edilmesi hedefi doğrultusunda çalışan Knorr Türkiye de WWF işbirliğiyle ‘İyi Tarım’ Projesi başlattık. Tüm tedarikçilerimiz ve çiftçilerimiz, 2011 yılında ‘İyi Tarım’ projemizden haberdar edildi.”

"EL YIKAMA EĞİTİMİNDE DÜNYADA 48 MİLYON KİŞİYE ULAŞTIK"

1 milyar insanın sağlık ve esenliklerini arttırmak için harekete geçmelerine yardımcı olmak hedefi kapsamındaki ilerlemelere de değinen Karaca “2011 yılı sonu itibariyle dünya genelinde 48 milyon kişiye ulaşan el yıkama programlarına paralel olarak Türkiye’de Domestos önderliğinde gerçekleştirdiğimiz ‘Eğlen, Öğren, Hijyen’ Projesi ile Türkiye’nin sosyo-ekonomik açıdan daha az gelişmiş bölgelerinde yaşayan çocuklara hijyen alışkanlıkları kazandırmayı hedefledik. 2011’in ilk altı ayında 40 bin çocuğa hijyen eğitimi verdik. Bu projeyle 3 yıl içinde 225 bin çocuğu eğitmeyi ve anne babalar da dahil 1 milyondan fazla kişiye dokunmayı hedefliyoruz” dedi. Beslenme konusunda doymuş yağları ve tuzu azaltma konusunda oldukça yol kat ettiklerini belirten Karaca şunları söyledi:

“Örneğin, Sana ve Becel gibi öncü sürülebilir ürünlerimizin yüzde 90’ından fazlası, artık üçte bir oranından daha az doymuş yağ içeriyor. Öte yandan uluslararası beslenme kılavuzları, günlük 5 gram tuz öneriyor ve bizim amacımız tüketicilerin bu önerilen seviyeye ulaşmasına yardımcı olmak. 2011 yılı sonunda gıda portföyümüzün yüzde 61’i günlük 5 gram hedefine ulaştı.”


Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle