GeriEkonomi Under Armour’ı ‘Yeşim’ üretecek
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Under Armour’ı ‘Yeşim’ üretecek

Under Armour’ı ‘Yeşim’ üretecek

Nike, Zara, Burberry, Banana Republic gibi 20 dünya markasına üretim yapan Yeşim Tekstil son olarak marka zincirine ABD’li spor giyim markası Under Armour’u da ekledi. Nike’ın dünyadaki 8 stratejik üreticisinden biri olan Yeşim Tekstil’in CEO’su Şenol Şankaya, “Doğuş Grubu’nun Türkiye’ye getirdiği Under Armour da üretim için bizimle anlaştı. Biz de Under Armour için bir ya da 2 fabrika kuracağız” dedi.

260 milyon dolar cirosuyla Bursa’nın hazır giyimde ihracat şampiyonu şirketi Yeşim Tekstil, 1983 yılında Şükrü Şankaya ve Cavit Çağlar tarafından kuruldu. , ihracatta otomotiv sektörüyle yarışıyor. Nike, Zara, Burberry, Massimo Dutti, Hugo Boss, Banana Republic, Calvin Klein, Gap, Old Navy, Tchibo, Esprit, Schlafgut gibi markaların üreticisi olan Yeşim Tekstil’in başında ailenin ikinci kuşak temsilcisi Şenol Şankaya var. Aynı zamanda Uludağ Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı olan Yeşim Tekstil CEO’su Şenol Şankaya, tekstil ve hazır giyimin önümüzdeki 10 yıl Türkiye’nin stratejik sektörlerinden biri olarak görülmesi gerektiğini söylüyor. Bursa’da görüştüğümüz Şankaya sorularımızı cevaplandırdı.


Siz yurtdışında eğitim almışsınız. Türkiye’ye tam ne zaman döndünüz?
- 1986 yazında Türkiye’ye döndüm, şirket merhum Turgut Özal’ın ihracat hamleleriyle kuruldu. Ben askerlikten sonra şirketin tüm bölümlerinde çalıştım. O dönemde perde üretiyorduk.


Dünya devlerine üretim yapıyorsunuz. Kaç markayla çalışıyorsunuz?
20’ye yakın marka var. Zara, Massimo Dutti, Nike, Tchibo, Esprit, Banana Republic…Bizim işbirliklerimiz süreklidir. Bu şirketlerin çok uzun zamandır üreticisiyiz.


Nike dünyada son dönemde en büyük çıkışı yakalayan markalardan biri. Spor perakendesi de hızla büyüyor. Siz kendinizi nasıl yenilediniz bu akımı yakalamak için?
- Nike birçok şeyi çok iyi yaptı. En güçlü yanı da inovasyon. Yalın üretim. Biz de bunu yapıyoruz. Kullanılan hammaddeden, kumaşın baskısı ve nakışına kadar her şey çok ince düşünülüyor. Nike ‘insansan sen atletsin’ diyor. 17 yıldır Nike ile çalışıyoruz. Nike’ın dünyadaki 8 üreticisinden biriyiz. Biz Nike’ın dünyadaki 8 stratejik üreticilerindensiniz.


MISIR’DA BÜYECEĞİZ


Yeni yatırımlarınız olacak mı?
- Hem içeride hem de dışarıda yatırım yapacağız. Güneydoğu’da ve İç Anadolu’da yatırım yapmak istiyoruz. Mısır’da da üretimi büyüteceğiz. Bundan sonra biz de Ar-Ge’ye yatırımı artıracağız. Otomasyona çok yatırım yapacağız. IT ve otomasyon konusunda Nike ile işbirliği içinde çalışıyoruz.

Hükümet geçen hafta bir ekonomi paketi açıkladı. Sektörü tatmin etti mi?
- Teşviklerin uygulanmasıyla beklentiler karşılanacak. Eximbank kredileri çok önemli oluyor. İhracatçı olarak en büyük desteği onlardan görüyoruz.

İLK YALIN ÜRETİM

Yeni bir marka eklenebilecek mi müşterileriniz arasına şu ortamda?
- Çok yeni eklendi. Biliyorsunuz Under Armour Türkiye’ye geldi. Üretim için de bizle anlaştı…

Siz mi üreteceksiniz Under Armour’ları da? Türkiye’ye Doğuş Grubu getirdi…
- Onların üreticisi oluyoruz. Hızlı büyüyecek. Amerika’da çok büyük zaten. Türkiye partnerini de iyi seçti. Biz de Under Armour için bir ya da 2 fabrika kuracağız.

Dünyanın önde gelen markalarıyla çalışmak için olmazsa olmazlar neler?
- Müşteriye yakın olmalısınız. Müşteri talepleri size nereye gitmeniz gerektiğini söylüyor. İlk yalın üretimi uygulayan şirket olduk Nike ile birlikte. Sosyal uygunluk, sürdürülebilirlik bugün iş yapma noktasındaki en büyük anahtar. İnsana verdiğiniz değer, enerji tasarrufu ve çevre de olmazsa olmaz. Artık daha az su ve enerji kullanıyoruz. Bunları maliyet olarak görmemek lazım. Ar-Ge ve inovasyon eklenince müşterilerle uzun ilişki kuruluyor.

YABANCI MÜŞTERİLERİMİZ GELMİYOR, BİZ GİDİYORUZ

 15 Temmuz darbe kalkışmasından sonra yabancı markalarla ilişkileriniz etkilendi mi? 
- 20’ye yakın müşteri grubumuz var. 15 Temmuz’dan hemen sonra duyuru yaptık müşterilerimize. 18 Temmuz’da hiçbir şekilde üretimizin durmadığını, Türkiye’de bu konunun yatıştırıldığını ifade ettik. TİM ve DEİK de gerekeni yaptı. Biz o gece bile çalıştık. Cumartesi günü sabah 07.00 vardiyasında herkes iş başındaydı. Maalesef Avrupa’da siyasi sorun var, inşallah bunu atlatırız. Biz Türkiye’nin bu süreçten güçlü çıkacağını düşünüyorum. Dediğim gibi sektöre önem verilmeli. İtalya’nın en güçlü yanı hazır giyim ihracatı. Portekiz hazır giyimle ekonomisini toparladı. Kumaşını Uzakdoğu’dan Türkiye’den aldı, Zara ve Mango’ya ortaklık yapar hale geldi. Demek ki bu sektör göz ardı edilemez. Mutlaka stratejik sektör olarak algılanmalı.  

Türkiye’de yabancı şirketlerle iş yapanlar yabancı ortaklarının, müşterilerinin artık Türkiye’ye gelmediğini söylüyor. Bu sıkıntıları siz de yaşıyor musunuz?
- Terör olaylarından beri var sıkıntılar. Yılbaşından beri gelmiyor yabancı müşterilerimiz. Biz gidiyoruz. Avrupa Türkiye’den güvenli değil ama bunu anlatmakta çok zorlanıyoruz.

ÇOCUK İŞÇİLERLE GELECEK GİDİYOR

Türkiye’de bu yıl sıkıntılı durumlar oldu. Suriyeli çocuk işçi konusu gündeme geldi. Bu örnekler Türkiye’deki şirketler için çok olumsuz olmuyor mu? - Markalar tüm üreticilerini denetliyor. Medya nezdinde de markalar büyüteç altında. Çocuk işçi ve Suriyeli işçi olayları çok konuşuluyor. Sektör bugünü değil geleceği düşünmeli. Bugün kazanalım derken gelecek kaybediliyor. Türkiye’de çok az kötü örnek var ancak haklısınız imaj için çok kötü. Türkiye’nin kendini anlatma sorunu da var. 

TEKSTİLDE HEDEF 50 MİLYAR $ OLMALI

Türkiye’nin kalkınması için önerilen modellerde tekstile şans ve yer tanımayanlar var. Siz ne düşünüyorsunuz?
İsmail Cem 2005’te ‘Türkiye tekstilden çıkmalı’ dedi, Ali Babacan da aynı ifadeleri kullandı. Onlar bunları söylediler, Türkiye bu işte büyüdü. Türkiye bizce de teknoloji alanında büyümeli, bu doğru ama bu ülkenin de dinamikleri var. Türkiye’nin eğitim seviyesi ortada. Ortalama eğitim süresi Türkiye’de 7 yıl. Türkiye’nin ileri teknolojiyi yakalaması ve üretimini artırması için önce eğitime önem vermeli. Almanya, Güney Kore, Avrupa’nın kuzeyi ve Japonya’da eğitim süreleri 12 yıl. Türkiye’nin ihracat rakamlarına bakınca tekstil ve hazır giyimin önemli bir yeri var. 2015’te hazır giyim ihracatı 18.5 milyar dolar, tekstil de 8.5 milyar dolar oldu, buna deri ihracatını da eklediğinizde 30 milyar dolar olur, bu da ihracatta birinci sektör demektir. Biz sektörün güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Tekstil ve hazır giyim stratejik sektör olarak konumlanmalı. Bu sektör 10 yıl devam etmeli, diğer 10’uncu yılda ben bu sektörlere gireceğim diyen insan kaynağını yönlendirebilirsiniz.  

2023 hedeflerini yakalayabilir mi sektör? 
- Bu yılın sonuna doğru daha iyi olacağını düşünüyorum. Sektör 50 milyar doları hedeflemeli. Yakalayabileceğimiz fırsatlar var. Bir an evvel siyasi algının Avrupa ayağını toparlamalıyız. Türkiye’de her krizden fırsat doğurmuştur, bu krizden de doğacak. İş camiası olarak barışcıl ortamın devamını sağlayıp inadına yatırım yapmamız lazım. 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle