GeriEkonomi Twitter gerçekten vergi kaçakçısı mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    2
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Twitter gerçekten vergi kaçakçısı mı?

Twitter gerçekten vergi kaçakçısı mı?
refid:26217902 ilişkili resim dosyası

Başbakan Erdoğan, Twitter'ı vergi kaçakçısı olmakla suçladı ve "Bunların da üzerine gideceğiz" dedi. Bugün de Twitter'ın iki numaralı ismi, uluslararası kamu politikalarından sorumlu başkan yardımcısı Colin Crowell, Türkiye'ye geldi. Peki gerçekten bu şirketler vergi kaçakçısı mı? Türkiye'de vergi vermeleri gerekiyor mu? Biz de bu soruyu iki uzman isme, Maliye Bakanlığı eski Müsteşarı Hasan Basri Aktan ile Gelir İdaresi eski Başkanı Osman Arıoğlu'na sorduk.

Başbakan Erdoğan, hafta sonunda İstanbul'da "Twitter, Youtube, Facebook uluslararası şirkettir. Bunlar kâr amacıyla kurulmuş, para kazanan şirketlerdir. Aynı zamanda Twitter vergi kaçakçısıdır, bunların da üzerine gideceğiz. Bu şirketler de her uluslararası şirket gibi gelecek, benim ülkemin Anayasasına, yasalarına, vergi kurallarına uyacak" demesi gözleri Maliye Bakanlığı'na çevirdi.

Maliye Bakanlığı'nın uluslararası bu şirketlere yönelik bir vergi incelemesi yapıp yapamayacağı sorusuna neden oldu.

Maliye Bakanlığı eski Müsteşarı Hasan Basri Aktan, mal ve hizmet ticaretinin vergiyi doğuran bir faaliyet olduğuna dikkat çekerek, söz konusu şirketlerin de Türkiye'de verdikleri hizmet karşılığı gelir elde ettiklerini dolayısıyla da 'dar mükellef' olduklarını söyledi. Dolayısıyla da bunların elde ettikleri kazanç üzerinden yüzde 20 oranında kurumlar vergisi ödemeleri gerektiğine dikkat çekti. Aktan, bunun için de bu şirketlerin Türkiye'de bir ofis, temsilcilik ya da şube açarak mükellef olmalarının en doğru yol olacağını belirtti.

MÜKELLEF OLMAZLAR İSE 5 YILLIK VERGİ İSTENEBİLİR..

Eski Müsteşar Aktan, bu şirketlerin ofis açmamakta direnmeleri halinde Maliye'nin denetim biriminin re'sen harekete geçebileceğini anlattı. Öncelikle Maliye'nin şirket merkezinden Türkiye'den elde ettikleri geçmiş 5 yıllık kazancı soracağını belirten Aktan, şirketin bu bilgiyi vermemesi halinde denetim elemanının birtakım verilerden hareketle tahmini bir kazanç hesaplayacağını söyledi. Daha sonra da tahmini bu gelir üzerinden yüzde 20 kurumlar vergisi keserek, şirketin Amerika'daki merkezine tebliğ edileceğini ifade etti.

Şirketin, 1 ay içinde bu vergiye itiraz hakkı bulunduğunu belirten Aktan, "Bu vergiyi ödeyebileceği gibi uzlaşma talebinde de bulunabilir. İtiraz ederse konu vergi mahkemesine gider. Mahkemenin kararına hem şirketin hem de Maliye'nin itiraz etme hakkı var ki; bu durumda da konu Danıştay'a intikal eder. Danıştay kararı nihai bir karar olur. Böylece Türkiye'de temsilcilik açmadığı halde faaliyet gösteren bu tür uluslararası şirketler için de emsal bir karar anlamına gelir" dedi.

UZAKDOĞULU FİRMALAR MÜKELLEF OLDU

Aktan, 200'li yılların ortasında Uzakdoğulu bazı elektronik firmalarının Türkiye'de faaliyet göstermelerine karşın vergi mükellefi olmamak için ofis açmamaları üzerine, bu yöntemin uygulandığını, daha sonra bu şirketlerin Türkiye'de temsilcilik açmak zorunda kaldıklarını anımsattı.

Bu nedenle Aktan, en doğru yöntemin bu şirketlerin Başbakanın, Ulaştırma ve Maliye Bakanlarının çağrısına uyarak Türkiye'de temsilcilik açmaları olduğunu söyledi. Başkan Yardımcısının bugünkü Türkiye ziyaretinin de bunun bir adımı olarak değerlendirilebileceğini belirtti.

"ÇİFTE VERGİLENDİRMEYE GİRMEZ"

Gelir İdaresi Eski Başkanı Osman Arıoğlu da bu şirketlerin Türkiye'de elde ettikleri kazanç dolayısıyla mutlaka vergi ödemeleri gerektiğini söyledi. Arıoğlu, bunların faaliyetlerinin Amerika ile yapılan Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması kapsamında değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Çifte Vergilendirmeyi Önleme anlaşmasının, bir ülkede 6 ay ile sınırlı geçici faaliyetler durumunda geçerli olacağını anlatan Arıoğlu, "Bunların faaliyetleri geçici değil, kalıcı. Dolayısıyla da Türkiye'de vergi mükellefi olmalılar. Bunun için de ofis ya da temsilcilik açmaları gerekir. Açmazlarsa da Maliye denetim birimi harekete geçerek, bu şirketler hakkında inceleme yapar ve şirkete vergi tebliğinde bulunabilir" dedi.

Arıoğlu, bu konunun OECD içinde tartışmalı bir konu olduğunu ancak bir şirketin bir ülkede yaptığı hizmet karşılığı gelir elde etmesi durumunda vergi doğacağını savundu. 'Bu durumda uluslararası mahkemeler mi yetkili olur' sorumuza, "Kesinlikle hayır, Türk vergi mahkemeleri buna bakar, onlar da uymak zorunda kalırlar" yanıtını verdi.

ayalp@hurriyet.com.tr

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle