GeriEkonomi Türkiye’yi ‘en hızlı’ 5 pazar arasında gördü 36 ülkeye merkez yaptı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye’yi ‘en hızlı’ 5 pazar arasında gördü 36 ülkeye merkez yaptı

Türkiye’yi ‘en hızlı’ 5 pazar arasında gördü 36 ülkeye merkez yaptı
refid:18513958 ilişkili resim dosyası

Omo, Lipton, Dove, Knorr, Algida gibi markaların sahibi, 44.3 milyar Euro cirolu Unilever’in Dünya Başkanı Paul Polman, yönetim bölgesi sayısını 23’ten 8’e indirdiklerini, Türkiye’nin merkezlerden biri olduğunu söyledi. Polman, Türkiye’nin, Rusya dahil 36 ülkenin yönetim merkezi olacağını belirtti.

OMO, Lipton, Sana, Dove, Knorr, Magnum, Algida gibi markaların sahibi, 180’den fazla ülkede ürünleri her gün 2 milyar insanla buluşan ve geçen yıl cirosu 44.3 milyar Euro’ya ulaşan Unilever’in Dünya Başkanı Paul Polman, Unilever’in sürdürülebilir büyümesini garanti altına almak için 23 olan yönetim bölgesi sayısını 8’e indirdiklerini söyledi. Bu 8 bölgeden birinin merkezinin Türkiye olarak belirlendiğini açıklayan Polman, “Küresel organizasyon yapısını yeniledik. Daha önce 12 ülkenin bağlı olduğu Unilever Türkiye, yeni dönemde Rusya da dâhil toplam 750 milyonluk nüfusa sahip 36 ülkenin yönetim merkezi olacak” dedi.
Başarınızla gurur duyun
2009 yılından bu yana Unilever Asya, Afrika, Orta ve Doğu Avrupa Başkan Yardımcısı ve Unilever Türkiye CEO’su olarak görev yapan İzzet Karaca’nın da görev ve sorumluluk alanı genişledi. İzzet Karaca, yeni dönemde mevcut sorumluluklarına ek olarak, NAME (Kuzey Afrika, Ortadoğu ve RUB (Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya) Başkan Yardımcılığı görevini de İstanbul’daki merkez ofisten yürütecek. Polman “İzzet Karaca ve ekibi, Türkiye’den 10 Türkiye nüfusu büyüklüğünde 36 ülke yönetecek. Türkiye olarak ekonominizde ve toplumsal alanda başardıklarınızla gurur duymalısınız. Türkiye büyük bir potansiyel içeriyor. Türkiye’nin liderliğini yaptığı bölge yakın gelecekte Unilever’in global büyümesinden daha hızlı bir büyüme gösterecek” diye konuştu.
Türkiye en hızlılar arasında
Polman, 2.5 yıl içinde 38 milyar Euro’luk cirodan 45 milyar Euro’ya çıktıklarını vurgulayarak, şunları söyledi: “2010 yılında Türkiye’deki ciromuzun 1.2 milyar Euro olduğunu hesaba katarsak, 2.5 yılda 5-6 Unilever Türkiye kadar büyümüşüz. Türkiye’nin de bu plan dâhilinde istikrarlı büyümesini sürdürmesini öngörmek zor değil. Unilever, dünya genelinde yüzde 4-6 arasında büyümeye devam edecek. Türkiye, en hızlı büyüyen beş pazar arasında yer alıyor.”
Yüzde 75 gelişen ülkelerden
Unilever’in cirosunun yüzde 55’inin Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerden sağlandığını, bu oranın 2020 itibarıyla yüzde 75’e çıkacağını öngördüklerini ifade eden Paul Polman, mevcut küresel konjonktürde, istikrarlı büyüyen ekonomisiyle Türkiye’nin doğu ile batı arasında köprü olarak kilit rol oynayacağını vurguladı.

Konya’ya 100 milyon dolar yatırım yapıyor

UNILEVER’in 60 yıla yakın bir süreden bu yana faaliyet gösterdiği Türkiye’de her yıl 100 milyon TL dolayında yatırım yaptığını hatırlatan Paul Polman, Konya’da farklı kategorilerde ürünlerin üretileceği büyük çaplı bir yatırım planladıklarını söyledi. Polman, Unilever Türkiye’nin bu yatırımın ilk bölümüne dondurma fabrikası ile başladığını bu yıl tamamlanması planlanan yatırımının da yaklaşık 100 milyon doları bulacağını vurguladı. Polman, Türkiye’den 35 ülkeye ihracat yaptıklarını, bu sayının kesinlikle artacağını belirtti.

Türkiye’yi helal gıda merkezi yapmak için Knorr’da çalışıyoruz

PAUL Polman, bugün global ölçekte faaliyet gösterecek bir şirket kurmak istenirse, global merkezini Türkiye olarak belirlemenin en doğru seçim gördüğünü vurgulayarak şöyle devam etti: “40 yıl içinde dünyada 2 milyar insan daha doğacak. Bu 2 milyarın büyük çoğunluğu Müslüman olacak. Doğu ile Batı’yı birleştiren gelişmiş bir demokrasi ve ekonomi olarak Türkiye, bu 2 milyar insan için yaşamsal değer taşıyan mal ve hizmetlerin üretimi için çok önemli merkez olabilir. Örneğin helal gıda dünyada çok hızlı büyüyen bir kategori. Türkiye helal gıdada tüm dünyanın üretim merkezi olabilir. Knorr’da helal gıda için Türkiye’yi nasıl bir merkez haline getirebiliriz diye çalışıyoruz.”

10’uncu büyük ekonomi hedefi ihtiraslı

TÜRKİYE’nin 2023’te dünyanın en büyük 10’uncu ekonomisi hedefinin, ihtiraslı ancak gerçekleştirilemez bir hedef olmadığının altını çizen Paul Polman, şunları söyledi: “Krizden etkilenen Avrupa ve ABD’nin dışında, Türkiye’yi diğer coğrafyalarda daha büyük fırsatlar bekliyor. Ortadoğu’da daha gelişmiş demokrasilere geçilmesiyle birlikte, bundan en çok Türkiye gibi istikrarlı büyüyen güçlü bir ekonomiye sahip ülkeler fayda sağlayacaktır. Biz de Türkiye gibi, hedeflerimizi kısa vadeli değil, uzun vadeli koyuyoruz. Bugün içinde bulunduğumuz finansal kriz, finansal piyasalara çeyrekler bazında kısa vadeli bakışın ve tüm beklentileri kısa vadeli kazanç üzerine şekillendirmenin bir eseri. Bir anlamda dünya kısa vadeli hedeflerin esiri haline gelmiş durumda.”

Avrupa’ya kıyasla genç Türkiye şanslı

TÜRKİYE’nin genç ve artan nüfusu, büyüyen ekonomisi ve artan ihracatıyla ekonomik yönden çok şanslı olduğunu ifade eden Paul Polman, Avrupa’nın bu kadar şanslı görünmediğini kaydetti. Polman, bu nedenle Unilever’in Türkiye’yi yatırımlarında öncelikli ülkelerden biri olarak konumlandırdığını, ancak aslen Türkiye’yi daha rekabetçi yapmak için fabrika ve üretim yatırımından çok Türk insanına, Türk çiftçisine, Türk tedarikçisine yatırımı önemsediğini ifade etti.

Enflasyon farkı tüketiciye yansımaz

FİNANSAL ve iklimsel dalgalanmaların global hammadde fiyatları üzerinde enflasyonist bir baskı yarattığını söyleyen Paul Polman, şöyle konuştu: “Ancak Unilever olarak biz, enflasyondan doğan farkı tüketicinin ödemesini istemiyoruz. Verimliliğimizi inanılmaz seviyelerde artırdık. 2009 ve 2010 yıllarının her birinde 1.4 milyar Euro tasarruf sağladık. 2011’de 1.3 milyar Euro tasarruf etmeyi öngördük. Bu sayede bizler enflasyonu bastırıcı şirketler olarak ekonomiye hizmet veriyoruz.”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle