GeriEkonomi Türkiye’de ‘kapasite’ dolduruyor, Avrupa’ya ilaç satmayı planlıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye’de ‘kapasite’ dolduruyor, Avrupa’ya ilaç satmayı planlıyor

Türkiye’de ‘kapasite’ dolduruyor, Avrupa’ya ilaç satmayı planlıyor
refid:15079571 ilişkili resim dosyası

İspanyol ilaç devi Esteve’in iştiraki Pensa, Türkiye’den ihracata hazırlanıyor. Pensa İlaç Türkiye Müdürü Emin Burçak Paçacı, “Atıl kapasiteler varken, fabrika kurmayı düşünmüyoruz. 2012’de tüm Avrupa’ya ilaç satmayı hedefliyoruz” dedi.

İSPANYA’nın köklü ilaç şirketlerinden 220 yıllık Esteve Grubu’nun eşdeğer ilaç pazarındaki 1 milyar Euro büyüklüğe sahip şirketi Pensa Pharma’nın 2006’da Türkiye’de kurduğu Pensa İlaç, Türkiye üzerinden Avrupa ve ABD’ye ilaç ihraç etmeyi gündemine aldı. Pensa İlaç Genel Müdürü Emin Burçak Paçacı, 2012’den itibaren Türkiye’den Avrupa’ya ilaç satmaya hazırlandıklarını açıkladı. Pensa İlaç’ın Türkiye’de 2007’de, dünyada ise 2006’da kurulduğunu belirten Paçacı, “Avrupa’da Pensa Pharma’nın kendi ilaç şirketleri olduğu için teminini buradan sağlayabilirsek eşdeğer ilaçta Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı olmak gibi bir misyonu sırtımızda taşıyoruz. 2012’de Avrupa’ya kendi şirketlerimiz üzerinden ilaç satmayı hedefliyoruz” dedi.
Türkiye hızlı pazar
Emin Burçak Paçacı, Türkiye’nin dünyanın en hızlı gelişen pazarlarından biri olduğunu vurgularken, hacim ve büyüme olarak dikkat çekici bir konuma geldiği için birçok ilaç firmasının Türkiye’ye giriş yaptığına dikkat çekti. Pensa Pharma’nın dünyada 3 bini aşkın çalışanı olduğunu vurgulayan Emin Burcak Paçacı, Türkiye’de gelişimlerini sürdürdüklerini anlattı. “Her yıl bir önceki yıl yaptığımızın iki katı yatırım yapıyoruz. 2008’den 2009’a iki katı büyüdük. 2009’dan 2010’a da iki katı büyümek istiyoruz. Biz Türkiye pazarına girerken milyonlarca Euro getirdik” diye konuştu.
Atıl tesisler var
Türkiye’de üretimi genellikle mevcut başka tesislerde sürdürdüklerini anlatan Paçacı, bu durumu şöyle açıkladı: “Türkiye’de Drogsan ve Dinçsa’da üretim yaptırtıyoruz. Bunlar ilaç sektöründe yılların firması olmakla birlikte konjonktür gereği geri planda kalmış firmalar. Kendi fabrikamızı kurmadık çünkü Türkiye’de bu kadar atıl tesis varken buna gerek olduğunu düşünmüyorum. Hali hazırda Türkiye’de birçok boş ve çok kaliteli, düzgün Avrupa standartlarında tesislerimiz olduğunu düşüyorum. Ama biz yatırım yapmaya her zaman açığız. Finansal olarak güçlü bir yapıyız. Ürün de şirket de satın alabiliriz. Ama sıfırdan üretim tesisi yapıp devlet kaynaklarını arkamıza alıp kendi kaynaklarımızla birleştirip boşu boşuna bir tane daha yarı kapasite ile çalışacak bir üretim tesisi düşünmedik.”

Özel destek yok

EMİN Burçak Paçacı, “Türkiye’de eşdeğer ilaç pazarında daha gidilecek çok yol, yapılacak çok iş var” dedi. Fiyat kesintisi olduğu zaman eşdeğere özel bir durumun sözkonusu olmadığını anlatan Paçacı, “Sözde olabilir kullanım açısından desteklenmesi anlamında olabilir ama fiyat kesintisi olduğu zaman eşdeğere özel bir durumun sözkonusu olduğunu düşünmüyorum. Fiyat kesintisi olduğu zaman eşdeğer ilaçta da fiyat kesintisi oluyor” dedi.

Bu iş Lacoste’un kopyasına benzemez

ORİJİNAL ilaç ve eşdeğer ilacın bir senkronizasyon içinde çalışması ihtiyacına dikkat çeken Emin Paçacı, şunları dile getirdi: “Eşdeğer ilaç deyince hiçbir zaman orijinal ilaca karşı bir kavramın çıkmaması gerekiyor. Eşdeğer ilaç ucuz kopya değil, ilaca erişilebilirliği sağlayan bir oyuncu. Eşdeğer ilaç ucuz bir kopya değil. Türkiye’de Lacoste’un kopyası var ama bu başka bir şey. Eşdeğer ilacı orijinal ilaçtan kesinlikle ayırmak gerekiyor. Eşdeğer ilaç patent süreleri, kullanım hakları, süreleri dolduktan sonra ortaya çıkan ilaçlardır. Bundan önce ortaya çıkması zaten doğru değil. Bizim patent süresi dolmamış ilaçla işimiz olmamıştır. Eşdeğer patentin dışındadır. Orijinaldeki koruma hiçbir zaman gözardı edilip ona rağmen ortaya sürülmüş bir ilaç değildir. Bakıldığı zaman ihtiyaç olan moleküllerdir. Biz piyasaya verdiğimiz tüm moleküllerde ihtiyacı gözetiyoruz. Yani artık altın standart haline gelmiştir. Altın standart olan tedavilerin belirli bir zaman sonra artık orijinal ilaç firmaları da yeni gelişen moleküller çerçevesinde geri planda kaldığını düşünürsek bu geri planda kalan ilaçların tamamen eşdeğer ilaç firmaları tarafından tedarik edilmesi, temini, stoklanması bunlardan bahsediyoruz. Eşdeğer ilaç kavramı budur.”

Eşdeğer ilaçta Ar-Ge yok sanmak cahillik

EŞDEĞER ilaçta Ar-Ge’nin sözkonusu olmadığı yönündeki algıyı eleştiren Emin Burçak Paçacı, yayınlanan araştırmalara dayanarak eşdeğer ilaç üreticilerinin cironun yüzde 7’sini Ar-Ge’ye ayırdığını vurgulayarak, şunları söyledi: “Eşdeğer ilaçta Ar-Ge olmadan piyasaya ilaç verilebilir mi? Bu cahilce bir söylem. Çünkü eşdeğer ilaç, orijinal molekülün aynısını ortaya koyabilmek için mutlaka bir çalışma yapıyor. Bu iş biraz tuz biraz karabiberle olmuyor. ‘Eşdeğer ilaç ucuz ilaçtır’ gibi bir anlayış oldukça yanlış. Bio eşdeğerlik çalışmalarına baktığınız zaman bunların maliyetleri de çok ciddi boyutta. Bizim her ilaç için ayrı konumlandırılmış ilaç fabrikası gibi tesislerimiz var. Bunların maliyetlerini düşününce en az orijinal ilaç üreticileri kadar para harcamak zorundasınız.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle