GeriEkonomi TMB: En kötü dönem geride kaldı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

TMB: En kötü dönem geride kaldı

TMB: En kötü dönem geride kaldı

TÜRKİYE Müteahhitler Birliği (TMB), yayınladığı Ocak 2018 İnşaat Sektörü Analizi’nde, “Sahra Altı Afrika başta olmak üzere potansiyel pazarlardaki fırsatlar, Irak’taki gelişmeler, Rusya ile ilişkilerimizdeki kademeli normalleşme göz önüne alındığında, en kötü dönemin geride kaldığı değerlendirilmektedir” denildi.

Türk müteahhitlik firmalarının 2017 yılında uluslararası pazarda 14.7 milyar dolar tutarında 241 proje üstlendikleri kaydedilen raporda, bu dönemde en fazla iş üstlenilen ülkeler başında yüzde 17.3’le Tanzanya’nın geldiği belirtildi. Tanzanya’nın yeni bir pazar olarak ön plana çıktığı, Kazakistan ve Gürcistan’da son yıllarda görülen düşük performanstan sonra yükselme eğilimine geçildiği, Mozambik’in ise potansiyel bir pazar olarak ilk on ülke arasına girdiğinin altı çizildi.

Türk firmalarının yurtdışında üstlendikleri yıllık yeni proje tutarı 2012-2015 döneminde 25-30 milyar dolar bandına oturmuş durumdayken, 2016-2017 döneminde yurt dışında üstlenilen yeni proje tutarı 14-15 milyar dolar bandına indiği belirtilen analizde şu değerlendirmeye yer verildi: “Bu durum büyük ölçüde sektörün ana pazarlarındaki jeopolitik sorunlar ve aynı döneme denk gelen enerji fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklanmaktadır.

Toplam yurtdışı müteahhitlik hizmetlerinin yaklaşık yüzde 35’ini oluşturan Rusya, Libya ve Irak pazarlarından doğan kaybı dengeleyebilecek yeni fırsatlar için, potansiyel pazarlar olan Sahra Altı Afrika, Hindistan, Ağustos 2017 tarihinde Türkiye’nin Sektörel Diyalog Ortağı olduğu ASEAN (Güney Doğu Asya Ülkeleri Birliği) Bölgesi ve Latin Amerika pazarları yakından takip edilmektedir.”

‘SEKTÖR DESTEKLENMELİ’
Raporda konut pazarı için faiz sorununa vurgu yapıldı ve şunlar belirtildi: “Göstergeler, geçtiğimiz yılın belirli aylarında artış gösteren talepteki canlanmanın kalıcı olamayabileceğine yönelik endişeleri arttırmaktadır. Ayrıca, yurt içinde yükselen enflasyon, faiz oranları ve döviz kurları ile harcanabilir gelirde beklenen düşüşün talebi önümüzdeki dönemde de sınırlayabileceği düşünülmektedir. 2018 yılına yönelik projeksiyonlar, gayrimenkul stoku, dövizdeki dalgalanma nedeniyle tüm girdi maliyetlerinde oluşan artışın yanı sıra, aylık yüzde 1 seviyesinin üzerine çıkmış bulunan konut kredisi faizlerinin de yükseliş eğilimi dikkate alındığında, sektörün desteklenmeye devam etmesi önem arz etmektedir.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle