Süper ihale

Güncelleme Tarihi:

Süper ihale
Oluşturulma Tarihi: Ekim 18, 2016 19:54

Süper Lig’in yayın ihalesi için geri sayım başladı. Kasımda düzenlenecek ihaleye, Digiturk, D-Smart gibi TV yayın platformlarının yanı sıra iletişim operatörleri Turkcell, Türk Telekom ve Vodafone da girecek. İhaledeki en tartışmalı konu ise “Alt lisans verilecek mi, verilmeyecek mi?”

Haberin Devamı

YENİ iletişim teknolojisi 4.5G’den sonra bu yılın en çok konuşulacak ihalesi için geri sayım başladı. O da Süper Lig canlı yayın ihalesi. 25 Kasım’da tamamlanması ön görülen ve kulüplerin en az 600 milyon dolar beklediği ihale, bu kez çok daha kritik. Yaklaşık 15 yıldan beri Süper Lig maçlarını yayınlayan Digiturk, Katarlı beIN Medya Grubu tarafından satın alındı. Grubun Türkiye’deki ilk sınavı olarak görülen yayın ihalesiyle Digiturk abonelerini kaybetmemek için elinden geleni yapacak. İhalenin en büyük taliplerinden biri de Doğan Grubu’nun televizyon platformu D-Smart. Daha önce Avrupa Şampiyonlar Ligi maçlarının yayın haklarını alan D-Smart, Süper Lig’in yayın ihalesine iddialı girecek şirketlerden. Ancak ihaleye bu kez iletişim operatörleri de asılacak.

Haberin Devamı

3 OPERATÖR HAZIRLANIYOR

Bunun ilk sinyali haziranda Turkcell’den geldi. Şirketin Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, “Mobilde futbol içeriğini müşterilere ulaştırmak için ihaleye girebilir, farklı iş birliklerine de gidebiliriz” dedi. Türk Telekom da televizyon platformu Tivibu ile tecrübeli adaylar arasında. Şirketin yeni CEO’su Paul Doany ile entegrasyon sürecini hızlandırmak ve atağa kalkmak isteyen Türk Telekom için bu ihale çok önemli. Vodafone’un da ihaleye katılmak için kolları sıvadığı sektörde konuşulanlar arasında.

5 MİLYONLUK PAZAR

İhale şartnamesinin önümüzdeki günlerde kesinleşmesi bekleniyor. Şartnamenin ne şekilde çıkacağı ve ihalenin hangi yöntemle yapılacağı şirketler açısından büyük önem taşıyor. Çünkü mevcut sistemle bir ihale yapılırsa abone sayısının kısıtlı kalması, daha çok kişinin futbol izleme şansının yok olacağı öne sürülüyor. Çünkü yayın ihalesini alan şirket haklarını başka şirketlerle paylaşmaya yanaşmıyor. Fiyatlar da yüksek tutulduğu için Süper Lig çok fazla eve giremiyor. Bu yüzden de sektör oyuncularının büyük bir bölümü ihale şartnamesine yayın hakkı paylaşımı konusunda hükümler girmesini talep ediyor. Özellikle alt lisanslamanın mecbur hale getirilmesi durumunda hem TV platformları hem de iletişim operatörleri ile futbol yayınlarının daha geniş bir kitleye ulaşacağı konuşuluyor.

Haberin Devamı

Sektör yetkililerinden alınan bilgilere göre Türkiye’de 1.5 milyon Lig TV abonesi var. Yani Türkiye’de 100 kişiden sadece 7 kişi evde canlı maç izleyebiliyor. Avrupa’da bu rakamlar yüzde 20 ile yüzde 30 arasında değişiyor. Tahminlere göre koşullar oluşturulduğunda bu rakamın yaklaşık 5 milyona kadar çıkabileceği belirtiliyor.

5 FARKLI MODEL KONUŞULUYOR

Peki kıran kırana geçecek ihalede hangi modeller öne çıkıyor? Sektörde en çok konuşulan lisans modellerine bakıldığında, 5 farklı seçenek öne çıkıyor:

Tekli lisans:
Bu lisans modelinde ihaleyi kazanan şirket, tek başına yayınları gerçekleştiriyor. Şu anda Digiturk’ün sahip olduğu tekli lisans, şartnamedeki süre bitimine kadar geçerli. Ancak bu lisans modeline sahip olan şirket, yayını paylaşmaya yanaşmıyor.

Alt lisanslama (reseller):
En çok tartışılan lisans modeli de bu aslında. Bu lisans tipinde ihaleyi tek bir şirket kazansa bile şartname gereği alt lisanslamayla daha fazla şirkete yan yayın hakkı veriliyor. Ana lisans tipini alan şirket, kâr edebileceği bir maliyet hesabı çıkarıyor ve bu fiyatı alt lisanslama yapacak şirkete sunuyor. Alt lisansa sahip olan şirketler de ana lisansa sahip olan şirketle müşterilerine aynı fiyatı sunuyor. Böylelikle maç yayınlarında rekabet ortamı oluşturularak, Türkiye’deki ekran başındaki futbol seyircisinin artırılması amaçlanıyor.

Haberin Devamı


Federasyon modeli:
Bu modelin benzeri İspanya’da uygulanıyor. Naklen yayın hakkının sahibi bizzat Futbol Federasyonu oluyor. Kendisi bir marka yaratıyor. Maçların çekimi başta olmak üzere tüm operasyonu üstleniyor. Diğer tüm yayıncı kuruluşlar, abone başı bir bedel karşılığında yayını satın alıyor. Fiyatlamayı federasyon kendisi belirliyor. Abone sayısı ve taahhütleri göz önüne alacak federasyon her kuruluş için farklı bir tarife oluşturabiliyor. Bireysel (ev) yayın hakları için ihale yapılmasına gerek kalmıyor. İhale sadece ticari aboneler ve yurtdışı haklarıyla ilgili sınırlı tutulabiliyor.


Mecraya göre lisans:
Bu seçenekte televizyon, mobil, IP TV olmak üzere farklı izleme seçeneklerine göre ihale çeşitleri sunuluyor. Örneğin, mobil yayın ihalesini kazanan şirket, abonelerine sadece akıllı telefon ve tablet uygulamaları üzerinden hizmet verebilecek. Ancak mecraya göre lisanlama modeli şu anda dünya üzerinde çok fazla tercih edilmiyor. Bu yüzden Türkiye’deki şansı da az olarak görülüyor.

Ek lisans:
Türkiye’de konuşulan diğer bir modeli ise ek lisans. Bu yayın ihalesini alan şirket, maçtan önce ve sonra röportajlar gibi yan haklara sahip oluyor. Ancak ek lisans paketi de gelir hacmi çok olmadığı için şirketlerin ilgisini çekmiyor.

Haberin Devamı


KAÇ YILLIK OLACAK

İHALE sonrasında elde edilecek hem gelir hem de TFF’nin alacağı pay azaltılacak. “25 Kasım’da ihaleyi tamamlamak istiyoruz” diyen TFF Başkanı Yıldırım Demirören, gelirlerinin yüzde 12’den yüzde 4’e düşeceğine belirtti. Demirören, yayın gelirlerinin takımlara paylaştırılmasında da düzenlemelere gidileceğini belirtti. Bir önceki ihale 4 sezonu kapsarken, yeni yapılacak ihalenin kaç sezonluk olacağı da henüz netleşmedi.

KULÜPLER NE İSTİYOR?

İhalede rakamın 600 milyon doların üzerine çıkmasını, maçların gündüz saatlerinde oynanıp statlara daha fazla seyirci çekmeyi istiyor.
Maçlarının aynı zamanda canlı olarak yabancı ülkelerde de yayınlanmasını talep ediyor. Anadolu kulüpleri havuzdan daha fazla  pay talep ediyor. Şampiyonluk yaşamış beş takım ise havuzdan yeteri kadar pay alamadıklarını söylüyor.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!