GeriEkonomi Sporun cirosu 129 ülkenin milli gelirini geçti, 133 milyar dolara yükselecek
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sporun cirosu 129 ülkenin milli gelirini geçti, 133 milyar dolara yükselecek

Sporun cirosu 129 ülkenin milli gelirini geçti, 133 milyar dolara yükselecek
refid:15079469 ilişkili resim dosyası

Geçen yılki 114 milyar dolarlık cirosuyla 129 ülkenin milli gelirlerini geride bırakan spor endüstrisi, 2013 yılında 133 milyar dolara çıkacak. PricewaterhouseCoopers’ın (PwC), “Küresel Spor Pazarında Görünüm-2013” raporuna göre 2009’da 29.4 milyar dolar olan sponsorluk anlaşmaları 2013’te 35.2 milyar dolara yükselecek.

GEÇEN yıl 114 milyar dolara ulaşan dünya spor endüstrisinin değeri 2013 yılında 133 milyar doları bulacak. 2013 yılında değeri yüzde 3.8 artacak olan dünya spor endüstrisinde, yeni sponsorluk anlaşmaları hız kazanacak. PricewaterhouseCoopers’ın (PwC), “Küresel Spor Pazarında Görünüm-2013” adlı raporuna göre, 2009’da 29.4 olan sponsorluk anlaşmaları 2013’te 35.2 milyar dolara yükselecek. 2009’da 23.1 olan medya satış hakları ise dört yıl sonra 26.7 milyar dolara çıkacak.
Tüketime dönüştü
Rapora göre, kitle iletişim araçları ve özellikle medyanın etkisiyle kârlı tanıtım aracı haline gelen spor, bir taraftan geniş kitlelerin yoğun ilgisi ile bir gösteri ve eğlence faaliyeti olarak tüketim sektörüne dönüşürken diğer taraftanda girişimciler için önemli miktarlarda finans hareketlerin yaşandığı cazip bir ekonomik faaliyet alanı haline geldi. Raporda, büyüyen spor pazarının her geçen gün daha fazla küreselleştiği belirtilirken, şöyle denildi:
Önemli pazarlama unsuru
“Amerikan Futbol Ligi (NFL) ya da Basketbol Ligi (NBA) iki oyununu her yıl Londra’da oynamaya başladı. Brezilya Milli Takımı, maçların büyük çoğunluğunu Avrupa’da yapıyor. Formula 1, 19 yarıştan 7’sini Orta Doğu ve Asya’da gerçekleştiriyor. Bu nedenle spor, büyük markalar ve şirketler için son yılların en önemli pazarlama unsurlarından birisi haline geldi. Başta futbol olmak üzere golf, tenis, motor sporları ve olimpiyatlarda milyarlarca dolarla ifade edilen rakamlar dönüyor. Yayın hakları anlaşmalarının, cep telefonu ve internet üzerinden yapılan harcamaların artması da dünya spor pazarının büyümesine katkıda bulunuyor.”
6 milyar dolarlık oyun
Küresel spor pazarında en hızlı büyümenin olimpiyat yıllarında gerçekleşeceği de raporda öne çıkan bir başka veri oldu. Raporda, küresel spor müsabakalarının etkisiyle gelecek yılların büyümeyle eş anlamlı olacağı kaydedilerek, bu yıl Güney Afrika’nın ev sahipliğinde düzenlenen Dünya Kupası ve Kanada’da düzenlenecek Vancouver 2010 Kış Oyunlarından yaklaşık 6 milyar dolar gelir edilmesi beklendiği ifade edildi. Dünya genelinde tüm bölgelerde büyüme beklendiğine işaret edilen raporda, 2010-2013 döneminde spor pazarında en fazla büyümenin yüzde 4.3’le Latin Amerika’da, yüzde 4.1’le Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’da olacağı ifade vurgulandı.
129 ülkeyi geçiyor
Spor endüstrisinin 114 milyar dolarlık değeri, 129 ülkenin milli gelirinden daha fazla. Bu ülkeler arasında Suriye, Kuveyt, Angola, Irak, Libya, Sudan ve Tunus’un yanı sıra, Slovak Cumhuriyeti, Lüksemburg, Slovenya, Bulgaristan, Güney Kıbrıs, Estonya ve Malta gibi Avrupa Birliği (AB) ülkeleri de bulunuyor. Spor endüstrisinin geçen yılki değeri ayrıca, 85 milyon nüfuslu Etiyopya’nın milli gelirinin dört katı, AB üyesi Güney Kıbrıs’ın yaklaşık 5 katı, Lüksemburg’un iki katı değere sahip.

2009 yılı gelir dağılımı nasıldı

Gelir kalemi  Aldığı pay (%)
Gişe hasılatı 38
Sponsorluk 26
Medya geliri 20
Lisanslı ürün 16

Yayın ihaleleri büyük para çekiyor

İşadamları, sporseverlerin takımlarını ve hayranı olduğu sporcuları izlemek için gittiği şampiyona, turnuva veya finallerin yayın ihaleleri ve sponsorlukları için çok büyük paralar ödemek konusunda tereddüt dahi etmiyor.
Bu nedenle, spor endüstrisinde 2009 yılında yüzde 26 pazar payına sahip olan sponsorlukların 2010-2013 döneminde en hızlı büyüyen segment olması bekleniyor.
Geçen yıl sponsorluk pazarında en büyük payı spor giyim markaları alırken, otomotiv ve telekomünikasyon spor giyim sektörünü yakından takip etmeye başladı.
Sponsorluklarda en dikkati çekici yükseliş ise ABD’de sağlık sektöründe ve Avrupa ve Orta Doğu’da havacılık sektöründe görüldü.
2009’da yüzde 23.1 olan medya satış haklarının ise dört yıl sonra yüzde 3.7’lik artışla 26.7 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor.
Pastada en büyük payı yüzde 43’le Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarı oluşturuyor.
Geçen yıl yüzde 16’yla sektörün en az pazar payına sahip olan ticari satışlarda ise 2013’te yıllık ortalama yüzde 4.1 oranında büyüme bekleniyor.
Kuzey Amerika pazarının yine lider olması beklenen ticari satışlarda 2010-2013 döneminde toplam küresel tüketimin yaklaşık dörtte üçünü oluşturacağı ifade ediliyor.

Kasa hasılatı 49 milyar dolar olacak

2009 yılında 43.2 milyar dolar olan kasa hasılatının 2013 yılında 49 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Geçen yıl sektördeki payı yüzde 38 olan kasa hasılatının 2010-2013 döneminde ortalama yüzde 3.2 artacağı tahmin ediliyor. Pazar payının ise yüzde 37’ye çıkması bekleniyor. Bölgesel bazda kasa hasılatında en büyük payı yüzde 48’le Kuzey Amerika alıyor. Bir ülkeden diğerine, bir spor türünden bir başkasına değişiklik gösteren bilet satış gelirleri, çoğu zaman yerel ekonomik şartlara ve kişi başına milli gelire göre de farklılık arz ediyor. Spor etkinlikleri bazı kültürlerin ayrılmaz bir parçası olurken, bazı durumlarda milli tutku haline gelebiliyor. Ancak bilet almanın lüks olduğu pazarda çok az insan bu seçeneği kullanıyor.

Krizde bilet  ve otel  fiyatı düşüyor

Rapora göre dünya spor endüstrisinde faaliyet gösteren şirketler kriz ortamında spor kulüplerinin taraftarlarına önemli kampanyalar hazırlıyor. Ekonomik kriz ortamında stadyumların doluluk oranı ve bilet satışları düşerken, spor faaliyetlerine ev sahipliği yapan şehirlerde oteller de boş kalıyor. Dünyanın bir çok yerinde şirketler ve spor kulüpleri bu dengeyi korumak için ortak bazı çalışmalar da gerçekleştiriyor. Raporda, ekonomik durgunluk sürecinin gelir artışını sağlamak için geliştirilen bazı yenilikler için itici güç olduğu vurgulanıyor. Örneğin ABD’de bazı spor ekiplerinin, bazı havayolları ve oteller tarafından kullanılan dinamik fiyatlandırma gibi yönetim modellerini kullanmaya başladıkları belirtiliyor. Avrupa’da ise bu uygulamalara bilet fiyatlarında indirim ve çeşitli kampanyalar da ekleniyor.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle