SP, IMF'ye rest çekip ‘para havuzu’ kuracak

Güncelleme Tarihi:

SP, IMFye rest çekip ‘para havuzu’ kuracak
Oluşturulma Tarihi: Ağustos 31, 2002 03:19

Saadet Partisi, iktidara geldiği takdirde önce Türkiye'nin IMF ile tüm ilişkilerini kesecek. IMF ve diğer uluslararası kuruluşlara borçları ödemek için Refahyol hükümeti dönemindeki gibi kaynak paketleri ve kamu hesaplarının yönetiminde havuz sistemi uygulayacak.

SAADET Partisi Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, iktidar olmaları halinde IMF ile ilişkileri bitireceklerini ve IMF ile ortaklaşa uygulanan ekonomik istikrar programına son vereceklerini söyledi.

Kurtulmuş, ‘‘Bizim diğer partilerden en çok ayrılıdığımız husus IMF ile ilişkiler olacak. Çünkü IMF ile uygulanan ekonomik program Türkiye'yi siyasi ve ekonomik baskı altına aldı. İktidara gelince IMF ile yütülen programı uygulamayacağız. Üretim, istihdam ve ihracat eksenli yeni bir reel ekonomi programı uygulayacağız’’ dedi.

IMF programlarının dünyanın hiçbir yerinde hiçbir ülkeyi krizden çıkaramadığını ileri süren Kurtulmuş, IMF'ye restin gerekçesini de şöyle açıkladı:

‘‘Bu programlar sadece o ülkelerin bütün kaynaklarını yabancı güçlerin eline geçirdi. Bu iddiayı SP olarak sadece biz değil, Nobel ödüllü ekonomistler de seslendirdi. IMF önce ekonomi yönetimini üst kurullara devrettiriyor. Milli İrade'nin dışına çıkarıyor. Örneğin ülke bizim gibi tarım ülkesi ise ücretlerin dondurulması, tarım gelirlerinin azaltılması, esnaf ve sanatkarın iş yapamaz hale getirilmesi sağlanıyor. Buna ek olarak yeni vergiler ve fonlarla ayrıca yükler yaratılıyor. Ülkenin büyük sanayi kuruluşları da bu çıkmazın içine sokuluyor. Ülkelerin yeraltı ve yerüstü kaynakları yabancı kuruluşlara devrediliyor. IMF bütün bunları yapıyor ve en sonunda kaynakları yabancılara geçiriyor.’’

Kurtulmuş, 1997'deki global krizde IMF politikalarını destekleyen ekonomistlerin, ‘‘Uzakdoğu bu krizden kalkamaz’’ dediklerini ancak, bu bölgede 1998'de yüzde 7.5 küçülen ekonomilerin 1999'da yüzde 3 büyümeye başladığını anlattı. Kurtulmuş, bu dönemde krizden kurtulmada en başaralı olan Malezya, Güney Kore ve Japonya gibi ülkelerin IMF'yi ya toptan reddettiğini ya da kendisine önerilen IMF politikalarında revizyonlar yaptıklarını hatırlattı.

ÜLKE IMF’SİZ BÜYÜR

Türkiye'de hükümetlerin son 5 yıldır olağanüstü dönem mantığı ile başta kaldıklarını ileri süren Kurtulmuş, bu yüzden ekonomiyi çok olumlu etkileyecek dış politika adımlarının da atılamadığını, krizde bile üretim ve ihracat seferberliği başlatılamadığını kaydetti. Kurtulmuş, ‘‘Son hükümetler, Türkiye'yi sürdürülebilir kalkınma yerine, döndürülebilir borçlanma ekonomisine oturttular. Rant ekonomisini büyüttüler. Biz bu noktada IMF ile 200 yılında başlayan 17'inci IMF protokolünü kara ekonomi olarak görüyoruz. Bütün irade IMF memurlarına devredildi. Bir kere bu anlayışa son vereceğiz. Türkiye gibi büyük imkanları potansiyelleri olan ülke kendi iradesini böylesine dış kuruluşlara devredemez’’ dedi.

Kurtulmuş, SP'nin halen uygulanan dalgalı kur sistemini de değiştireceğini ve ‘‘bantlı-çıpalı kur sistemi’’ne geçileceğini belirtti.

SP'nin ekonomi ilkeleri

Sosyal politika donanımlı, insanı esas alan bir serbest pazar ekonomisi uygulanmalı.

Reel ekonomi öncelikli olmalı ve üretim, istihdam ve ihracat öncelikli politikalara geçilmeli.

Dışborç içborç, yolsuzluk, ekonomik durgunluk ile mücadele esas olmalı.

Ekonomik sistem modernize edilmeli

Siyasal olarak demokratik deklarasyon yapılmalı. Bu siyasal altyapı ekonomi için çok önemlidir.

Teknolojik yenilik esas alınmalı. Türkiye ikinci dalgayı başaramadı, üçüncü dalganın da altında kalmak üzere.

Ekonomik kalkınma için toplumsal motivasyon sağlanmalı. Bu sağlanmadan kalkınma olmaz.

NUMAN KURTULMUŞ

NUMAN
Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi'sini bitirdi. Aynı bölümde yüksek lisans yaptı. ABD Temple Üniversity School of Business&Management'da lisansüstü çalışmalarını sürdürdü. ABD Cornell Üniversity New York State School of Industrial&Labor Realtions'da misafir öğretim üyeliği yaptı. Kurtulmuş'un sosyal siyaset, işçi-yönetim ilişkileri, yönetim ve organizasyon, sendikalar ve sendikacılıkta yeni trendler, insan kaynakları yönetimi konularında yayınlanmış makaleleri bulunuyor. Kurtulmuş 1992'de iktisat doktoru, 1994'te Çalışma Ekonomisi Anabilim Dalı'nda Doçent oldu. Siyasete FP'de başlayan Kurtulmuş, FP İstanbul il başkanlığı ve GİK üyeliği yaptı. SP'nin de Genel İdare Kurulu Üyesi olan Kurtulmuş, halen partinin Ekonomik ve Sosyal Konulardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak görev yapıyor.

İşçi ve memura hemen zam veririz

SP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, krizden bunalmış halı hemen rahatlatmak için dar gelirlilere büyük bir kaynak transferi yapacaklarını açıkladı. Kurtulmuş şöyle konuştu:

‘‘Piyasalar tam resesyona girmiş vaziyette. İstihdamı, üretimi artırmak için piyasalara ciddi bir para girişi sağlamak zorundayız. İşçi ve memurun (çok geniş kesimler, ücretliler yoksullaştı) desteklenmesi, gelirlerinin artırılması ilk hedefimiz. Nüfusun 40'ının geçindiği tarım süratle yeni imkanlara kavuşturulacak. Bununla birlikte ilk adımlarımız, KOBİ'lerin desteklenmesi, piyasalardaki kredi imkanlarının geliştirilmesi, mali miladın kaldırılması, vergilerin basitleştirilmesi, vergi cezalarındaki ölçülerin yeniden düzenlenmesi, borsa mevzuatının düzeltilmesi, sermaye piyasalarının (Borsa'nın) en verimli şekilde çalıştırılması, mal karşılığı petrol ithalatının, sınır ticaretinin serbest bırakılması, ısraf ve yolsuzların önlenmesi olacak.’’

Kurtulmuş, istihdam yaratan tüm yatırımlara vergi indirimleri yapacaklarını, Asgari Ücret'ten vergi almayacaklarını, enerji fiyatlarındaki vergi oranlarını düşüreceklerini ve kullanım amaçlarına göre de destek vereceklerini anlattı.

IMF'yi gönderirsek yabancı sermaye gelir

NUMAN
Kurtulmuş, partisinin IMF karşıtlığının yabancı sermayeyi olumsuz etkilemeyeceğini savundu. Kurtulmuş, ‘‘Bu ülkeye doğrudan yabancı sermaye girişini son 5 yıllık uygulamalar ürküttü. Çünkü yabancı sermaye güven ortamına gelir. Hükümetler güven sağlayamadılar ve kendi kontrollerinde olan uygulanabilir bir ekonomik sistem kuramadılar. Bizim hükümet ise açıkça ekonomiyi siyasetin denetiminden çıkarmakla övünüyor. Dolayısıyla bu ülkede ekonomi yönetimnin direksiyonunda kimsenin olmadığını deklere ediyor. Bu durumdan yerli sermaye bile rahatsız ve o da ülkeyi terk ediyor’’ dedi. Kurtulmuş, yabancı sermayenin ancak ve ancak, IMF'nin kontrolünde olmayan, belirli ve güvenilir bir ekonomik program uygulanırsa Türkiye'ye yöneleceğini ileri sürdü.

Anında 100 milyar dolar buluruz

SP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, acil ekonomik önlemler için kaynağı nereden bulacaksınız şeklindekisoruya da şöyle karşılık verdi:

‘‘Biz 80-100 milyar dolarlık bir kaynağı kısa sürede sağlayabileceğimize inanıyoruz. Şöyle ki; Rantiyeye aktarılan haksız kazançları önleyeceğiz. 2002 bütçe rakamlarında faiz gideri 55 milyar dolar. Buna hemen stopaj uygulanacak ve 15 milyar dolarlık bir kaynak buradan sağlanacak. Ek bir emisyonu Merkez Bankası'ndan aylık enflasyona göre ayarlayacağız. Bundan da 5 milyar dolar kazanç olacak. Refahyol döneminde uygulanan kamu tek hesabına geçişle de 7 milyar dolar kaynak sağlanacak. Kamunun Merkez Bankası'na olan borcunda fiktifler, tekrarlar var. Bunlarından da 10 milyar dolarlık bir tasarruf sağlanabiliyor. Bunlardan başka bedelsiz ithalat, özelleştirme, vergi tahsilatlarını hızlandıracak tedbirler, erken ödeme teşvikleri, lojman ve Hazine taşınmazlarının satışları da önemli ek kaynak getirecek. KDV'yi toplama yetkisini de belediyelere devredeceğiz. Bir miktar pay alarak belediye bu vergiyi toplayacak. Böylece KDV tahsilatı hızla artacak. Maden ve su kaynaklarında da 10 millyar dolarlık bir ek gelir sağlayabileceğimizi hesapladık. Bunlara ısraf ve yolsuzluğu önleyerek yılda en az 7 milyar dolarlık tasarrufu da kaynak olarak ekleyeceğiz.’’
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!