GeriEkonomi Sorunu el ele çözeriz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sorunu el ele çözeriz

Sorunu el ele çözeriz

Hürriyet’in ikincisini düzenlediği Kadının Gücü Konferansı’nda Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Üyesi Vuslat Doğan Sabancı, “Kadını güçlendirmek, gücünü arttırmak önemli olsa da yeterli değil. Erkeği güçsüzleştirmek ya da suçlamak, cezalandırmak, cezalarını daha da arttırmak da çözüm değil. Bu mesele çözülecekse güçlü kadınlar ve erkekler, el ele, omuz omuza vererek çözecekler” diye konuştu.

Sorunu el ele çözeriz8 Mart haftasına girdik. Ve Türkiye’de işin, ekonominin dışında kalan kadınlar ‘güç’ünü bulma mücadelesini sürdürüyor. Hürriyet gazetesi de iki yıldır kadınların kendi gücünün farkında olması, bunu harekete geçirmesine hizmet için Kadının Gücü Konferansı’nı düzenliyor. Dün tüm gün boyunca işinin uzmanı iş insanları, eğitimciler, araştırmacılar kadınların yaşamın her alanındaki durumunu anlattılar ve bu durumu değiştirmenin yolunu birlikte bulmaya çalıştılar.

Hürriyet Gazetesi Yönetim Kurulu Üyesi Vuslat Doğan Sabancı, konferansın açılışında yaptığı konuşmada, kadının gücünün iki farklı açıdan anlamı ve önemi olduğunu söyleyerek şöyle konuştu: “Birincisi kadının kendi gücünü sahiplenmesi, kendi benzersiz gücünü fark etmesi, harekete geçirmesi. İkincisi de kadının güçlendirilmesi, siyasette, ekonomide, sosyal alanda önündeki engellerin kaldırılması ve fırsat eşitliğinin verilmesi. Her ikisi birlikte ilerlemeli ve desteklenmeli. Başka türlü çözüme ulaşmak mümkün değil. Bugün dünyada güç, erkeksi güçle eşanlamlı hale geldi. İnsanlık tarihinde sorunların çözüm bulunması için kadınsı güce en çok ihtiyacın olduğu gün. En azından güvenlik sorunu. Bu her yerde birinci sorun haline geldi. Güvenlik sorunu çatışma öfkeyle sindirerek çözmemiz mümkün değil. Birbirimizi dinleyen karşılıklı konuşabilen, bilinmeyenle dans eden farklılıkları kocaman kucaklayabilen kadınsı gücü kullanabilen dengeyi bulmamız lazım. Dengeyi bulamadığımız için kırıldığımız, kırılarak güçsüzleştiğimiz dünyayı yaşıyoruz. Kadının gücü çok çok önemli, kıymetli.”

Sorunu el ele çözeriz

AİLE İÇİ ŞİDDET TABUYDU

Vuslat Doğan Sabancı, kadın meselesiyle ilgilenmeye 15 yıl önce ‘Aile İçi Şiddet’ kampanyasıyla başladıklarını dile getirerek, “O dönem Türkiye’de şöyle bir tablo vardı: Kadın şiddet görürdü, karakola giderdi, polis ‘Kocan değil mi? Döver de, sever de’ derdi. Biz de kendi içimizde konuşurken bile ‘Aile meselesidir. Gazete niye girsin? Tepki alırız’ deniyordu. Ciddi hassas konuydu, 15 yıl evvel, 150 değil. Bu bir tabuydu. Bir taraftan bakınca müthiş hızlı yol aldık, Hürriyet sayısız yayın, kitap, konferans, eğitimler verdi ve dalga dalga bu farkındalığı toplumda yaydı. Önce kendimizden başladık. Medyadaki dili masaya yatırdık. Medya dilini değiştirirken kadını özgürleştirdik. Erkeği projektör altına koyduk, mesafe aldık. Şirket çalışanlarıyla insan kaynakları politikasına nasıl sokarız diye konuştuk. Bugün birçok şirket bu konuyu kendi insan kaynakları politikalarına koyuyor. Şiddet konusuna başladığımızda aysbergin ucunu görüyormuşuz. Suyun altındaki kitle daha büyükmüş. Acil bir şeyler yapmak lazım dedik, acil yardım hattını kurduk. 7 gün 24 saat hizmet veren hiçbir hat yoktu o dönemde. O hat gerçekten Türkiye’de ve dünyada özellikle Avrupa’da yaşayan dil bilmeyen, sadece Türkçe konuşan şiddet mağdurlarına da yardım etti. Yine Hürriyet bünyesinde başlattığımız ‘Haklı kadın platformu’ oldu ve bu platformun amacı siyasete daha fazla kadının girmesi temsil edilmesiydi. Şu an ikiye katladı ama hâlâ çok komik sayı olsa da daha önemli bir etkisi var. Günlük hayatımıza giren şöyle bir inanış vardır: ‘Kadın, kadının kurdudur’ gibi platformun kuruluş hikâyesi bile bu inanışı ciddi şekilde mezara gömmüştür. Sadece 3 gün içinde 1 cümlelik çağrıyla tüm Türkiye’den 200 bini aşkın kadının imzası toplandı. STK’lar, birçok şirket çalışmanın içine girdi. 1 haftada kampanya hazırlandı. Olağanüstü başarıydı. Bu bana kadının birlikte ne kadar güçlü olabileceğini, tok bir ses çıkarabileceğini gösterdi.”

Sorunu el ele çözeriz

TEK BAŞIMIZA ÇÖZEMEYİZ

Türkiye’de ev kadınlarının, kadın nüfusunun yüzde 70’e yakın olduğunu belirten Vuslat Doğan Sabancı, “Yüzde 70 kadın kendini ev kadını olarak tanımlıyor. Ekonomik özgürlüğü olmayan kadın eve giriyor. Ekonomik özgürlüğünün olmaması sesinin de olmaması anlamına geliyor. Kadının ekonomide güçlenmesi önemli. Türkiye’de güçlü dediğimiz kadınlar, ekonomik dünyanın en üstünde olan kadınlardır. Dünya ülkeleriyle kıyasladığınızda süper yüksek bir yerde. Ama koca bir kitle var, kendini ev kadını diye tanımlayan. Bu kitleyi nasıl güçlendiririz niye büyük bir kopuş yaşıyoruz. Bunu da düşünmeliyiz. Hürriyet dışında gönül verdiğim mikro kredi konusunda Türkiye’de kadınlarımızın kullandığı toplam kredi miktarı 700 milyon TL’ye ulaştı. Ben ve annem Sema Doğan da mikro kredi Bağcılar ve Çatalca şubelerinin açılmasına destek olduk. Olmaya da devam ediyoruz. Kadına balık tutmayı öğreten bir yöntem. Onlarla birlikte olduğumda inanılmaz hikâyeler duyuyorum ve mutlu oluyorum. 15 yıllık yolculuğumun muhasebesini yaptığımda çelişkili duygular içindeyim. Bir tarafım acayip yol aldık diyor. Öteki tarafım bir arpa boyu ilerleyemedik. Bir taraftan ‘Çok çaba, emek var. Herkes uğraşıyor’ diyoruz. Öbür taraftan rakamlara bakıyoruz, hiç umut verici değil. Üç aydır bunu çözmek için sahaya indim. Sayısız hikâye dinledim. Cezaevlerine gittim, karısını, annesini öldüren erkeklerle konuştum, sığınma evlerindeki kadınlarla konuştum. Sanırım şuraya vardım kadını güçlendirmek gücünü arttırmak önemli olsa da yeterli değil. Erkeği güçsüzleştirmek ya da erkeği suçlamak, erkeği cezalandırmak, cezalarını daha da arttırmak da çözüm değil. Bu mesele çözülecekse güçlü kadınlar erkekler el ele omuz omuza vererek çözecekler. Bu salonda erkekleri de gördüğüm için çok mutluyum. Güzel cesur erkekler inisiyatifi de var. Onu da yakında duyacağız. Erkeklerin de bu inisiyatifi alması, bu alana girmesi çok çok önemli” diye konuştu.

Sorunu el ele çözeriz
YAPAMAZSIN DEDİLER YAPTI
STANFORD Üniversitesi’nde araştırmacı bilim insanı Gözde Durmuş, İzmir’den California’ya uzanan bilim yolculuğunu konferansta paylaştı. Öğretmen bir anne ile mühendis bir babanın kızı olan Durmuş, kuzeninin tıp fakültesini kazanıp hayatına dahil olmasıyla geleceğinin değiştiğini belirtti. Öğretmen annesi ve teyzelerinin ona eğitimin ne kadar kıymetli olduğunu anlattığını söyleyen Durmuş, şöyle konuştu “Yapamazsın dediklerinde artık yapabilirsin anlıyorum ki bu yaşadıklarımdan oluştu. Ben moleküler biyoloji istedim ailemin bazı üyeleri ve öğretmenlerim tepki gösterdi mutsuz olursun emeğine yazık olur dediler. Moleküler biyoloji ve genetike başladım. İkinci sınıfta beni laboratuvarına alan hocamın da sayesinde cesaretlendim ve ABD’de mastır yapmak istediğimi söyledim. O bana en iyilerden başla çünkü sen iyi bir öğrencisin hedeflerini yüksek tut dedi. Bu sayede Harvard’da girdim. Genetikten ilgim biyomühendisliğe kaydı. Bir genetikçi olarak doktoramı biyomühendislikte yapmak isterken temel bilimlerden gelip mühendislik yapamazsın dediler yapamazsın dedikleri masterı 2 senede yaptım. Brown Üniversitesi’nde doktora yaptım o sırada ayrılan hocam bilimin ne kadar zor olduğunu babana, ağabeyine, varsa kocana sor dedi. Ona zorluğunu öğrenmek için hiçbir erkeğe ihtiyacım olmadığını söyledim ve bu sayede 5-6 yıl süren doktorayı 3.5 senede bitirdim. Şimdi Stanford’da araştırmacıyım. Ben çok şanslıyım Türkiye’de de cinsiyetimden dolayı hiç ayrımcılık görmedim. Kadınlara genç kızlara imkan sunulursa dünyayı değiştirecek işlerin yapılabileceğine inanıyorum.”

YARIM ASIRDA DEĞİŞEN YOK
'EĞİTİM kadının gücüdür’ başlıklı oturumda Hürriyet Yazarı Elif Ergu’nun sorularını yanıtlayan Kültür Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver, kendisi ve ailesinin yaşadığı bir hikâyeyi anlattı. Zihinsel bakışta ötekileştirme ve cinsiyet ayrımcılığına yönelik pek çok anekdot yaşadığını belirten Günver, “93 yaşındaki babam, Kültür Koleji’nin ve üniversitenin kurucusu. Yazdığı otobiyografi, erkek ayrımcılığını gösterdi. 1950’li yıllarda İstanbul’da eşinin ilk doğumundan bir kız çocuk oluyor. ‘İnşallah diğeri erkek olur’ diyor ve ikinci doğumda da kız çocuğu oluyor. Üçüncü çocuk da ben oluyorum. Toplumda kız çocuğunun olması negatif algılanıyor” dedi. Üzerinden yarım asır geçmesine rağmen benzer olayların yaşandığını belirten Günver, şunları anlattı: “Ankara’ya bir iş toplantısı için gittim. Konuştuğum kişi erkekti ve aramızda bir bariyer olduğunu hissettim. Bariyeri aşmak için onun alanında olan bir üniversite projesinden bahsettim. Karşımdaki yönetici heyecanlandı. Konuşmaya başladı ve bu arada toplantının süresi bitti. ‘Hoşçakalın’ dedim, o da bana ‘Güle güle Bahar Bey’ dedi. Yarım asır sonra gerçekleşen bu olayda hâlâ kadının adının olmadığı açık.”

Sorunu el ele çözeriz
Elif Ergu (solda) ve Bahar Akıngüç Günver (sağda)

Bunun zor bir yolculuk olduğunu anlatan Günver, 2011’de 8 fakülte için öğrencilere toplumsal cinsiyet dersi açtıklarını belirtti. Günver, “Erkek öğrencilerin katılmasını teşvik ediyoruz. Bahçelievler Belediyesi ile ‘Yaşam Akademisi’ düzenliyoruz. Annelere, eğitimler veriyoruz” dedi. En büyük problemin zihniyet olduğunu sözlerine ekleyen  Günler, şöyle devam etti: “Bu zihniyeti değiştirmek için ana-babalık eğitimi gerekiyor. Babaların katılmasını sağlamak önemli. Daha kök ailede cinsiyet tanımları ve normlar çocuklara empoze ediliyor.”

Sorunu el ele çözeriz
Önceki gün gerçekleştirilen Kadının Gücü Konferansı’nın genel moderatörlüğü Dr. Fatoş Karahasan tarafından gerçekleştirildi.

KADINLARA E-TİCARET GÜCÜ
"GİRİŞİMCİ Kadınlara Teknoloji Gücü” panelinde Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin’in sorularını Girişimci Kadınlara Teknoloji Gücü Koordinatörü Duygu Aktaş yanıtladı. Aktaş, Türkiye’nin lider e-ticaret sitesi Hepsiburada’da kadınların güçlenmesi ve ekonomik olarak kalkınması için ‘Girişimci Kadınlar’ programını hayata geçirdiklerini anlattı. Aktaş, “Bu zamana kadar ekonomi, ticaret erkek tarafından kontrol edildi. Kadınlar biraz öne çıktığında dur deniliyor. Erkeklerin, kadınlara ‘ticarette elinin hamurluğuyla işe karışma’ diyerek dikta ettiği kalıplaşmış fikrin karşısındayız. Bunu değiştirmek için harekete geçtik. Hanzade Doğan Boyner liderliğinde kadının güçlenmesi ve ekonomik olarak kalkınması için ‘Girişimci Kadınlar’ projesini hayata geçirdik. Kadınların e-ticarette aktif olarak yer almak istiyoruz. Hepsiburada’da ürün satan kadınlara kargo desteği, düşük komisyonlu oranlar, kampanya oluşturma ve ücretsiz mağaza açmak gibi destekler sunuyoruz. Devletle işbirliği içinde olarak köylerdeki, kasabalardaki  kooperatifler aracığıyla kadınlar dokunmak istiyoruz” dedi.

Sorunu el ele çözeriz
Murat Yetkin ve Duygu Aktaş

5 BİN KADINA ULAŞACAĞIZ

Teknolojiye dokunma konusunda erkeklerin öne çıktığını ve bu yüzden kadınların e-ticaret için adımlar atarken ‘nasıl yapacağım’ diye endişe ettiğini anlatan Aktaş, “Kadınların korkuları var, ancak 15-20 dakikalık bir konuşma sonrasında hemen adapte oluyorlar. Kadınlar, bir kez bu adımı attığında gerisi geliyor. Aylık 70 milyon ziyaretçisi olan Hepsiburada’da ürünler sergilendiğinde kadınlara güven hissi geliyor ve ‘ben de yapabilirim’ diyor. Kadınların, bu gücü hissetmesine ihtiyaç var. Biz de bunu sağlıyoruz” diye konuştu. ‘Girişimci Kadınlar’ programına 7 ay önce başladıklarını aktaran Aktaş, sözlerine şu şekilde devam etti: “Türkiye’de 160’tan fazla kadın emeğini destekleyen kooperatif var. Bu kooperatifler aracılığıyla gelir düzeyi en düşük illere teknoloji gücünü götürmüş durumdayız. Şu anda 1.873 kadına ulaştık. Emekleme aşamasındayız. Bu aşamada bile Hepsiburada’daki yeni satıcıların yüzde 30 kadınlar oldu. Kadınlar, toplam satıcılar içinde yüzde 13’lük pay aldı. Ancak 2018’de koşmaya başlayacağız. Yapılan araştırmalara göre Türkiye’de şu anda 120 bin kadın girişimci var. Buradan yola çıkarak bu yıl 5 bin kadını programa dahil etmeyi hedefliyoruz. Kadın eli değen her türlü ürünü bu programa dahil etmeye çalışıyoruz.”

KİMLER KATILDI
Hürriyet Yönetim Kurulu Üyesi Vuslat Doğan Sabancı, Doğan Holding Yönetim Kurulu Başkanı Begümhan Doğan Faralyalı, Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı Candan Fetvacı, Doğan Haber Ajansı Yönetim Kurulu Murahhas Azası Rıfat Akkaya, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Fikret Bilâ, Hürriyet İcra Kurulu Başkanı Çağlar Göğüş, Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin, Hürriyet Ekonomi Müdürü ve Hürriyet İK Genel Yayın Yönetmeni Sefer Levent, Hürriyet Gazetesi yazarlarından Sedat Ergin, Ertuğrul Özkök, Doğan Hızlan, Kanat Atkaya, Vakko CEO’su Jaklin Güner, Füsun Kuran, Özlem Cankurtaran, Gülben Ergen, Aslı Pasinli.